ISTIRAP – ÇİLE

İnsanlara ıstırabın iyi bir şey olduğunu anlatmak epeyce zor bir iştir.

Herkes hayatını tekrar şekillendirmek, dilediği gibi güzelleştirmek, her türlü hoş şeyle donatmak istemektedir. Ama hiçbir hoş şeye zahmetsiz kavuşulamayacağını, gelişimin çabasız gerçekleşmeyeceğini aklının köşesinden bile geçirmemektedir.

Genel eğilim kendini bireyciliğin dar çerçevesinin içine hapsetmektir. Yani her koyunun kendi bacağından asılmasını esas almaktır; böylece insan kendisini küçültmüş; kendisinde çevreye yayılsın, gençleşsin, gelişsin diye mevcut bulunan düşüncesi ve şuuru gibi yüce olan her şeyini, kısacası ruhunun tamamını dar sınırlar içine hapsetmiş olmaktadır. Oysa zevkler, sevinçler ve yaratıcılıktan uzak aylaklık bu sınırları daha da sıkmaktan ve de hayatımızı ve yüreğimizi daha da daraltmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Bu çemberi bütün gizli erdemlerin dışarıya dökülmesini sağlamak üzere kırmak için ISTIRAP şarttır.

Mutsuzluk ve hayat sınavları bizde meçhul halde mevcut bulunan ve daha da güzel olan bir hayata ait kaynakları dışarıya fışkırtmaktadır. ÜZÜNTÜ ve ISTIRAP mutlu veya sıradan insanın fark edemeyeceği binlerce nazik veya güçlü şeyi görmemizi, işitmemizi, hissetmemizi sağlamaktadır. Madde evreni bulanıklaşmakta, bir diğeri önce dalgalı bir şekilde belirmekte, sonra bakışımızı düşük düzeyli şeylerden ayırıp SONSUZLUKLARA yönelttiğimiz ölçüde gitgide açık seçik hale gelmektedir.

Deha sadece yüzyıllarca süren çalışmaların sonucu değildir. O aynı zamanda, ISTIRABIN YÜCELTİLMESİDİR, TAÇLANDIRILMASIDIR.

Homeros’tan Dante’ye, Musa’dan Muhammed’e kadarkilerden sonra yaşamış Atatürk’de dahil diğer büyük düşünürler de ıstırap çekmişlerdir. Istırap onların ruhlarını titreştirmiş; onlara, dehaya özgü vurgularla arz etmeyi başardıkları ve sayelerinde ölümsüzleştikleri şu duygu asaletini, şu heyecan yoğunluğunu sunmuştur. Ruh asla ıstırap içinde bulunduğu andaki kadar iyi ifadede bulunamamaktadır. Istırap varlığın derinliklerine dayanınca, oralardan insan kalabalıklarını coşturan ve peşinden sürükleyen yüce anlamlı haykırışların, güçlü çağrıların yükselmesine yol açmaktadır.

Bütün kahramanlar için de, bütün yüce karakterler için de, cömert kalpler için de, en seçkin ruhlar için de durum aynıdır. Onların mertebeleri çektikleri ıstırabın toplamıyla ölçülmektedir. Kahramanın ve şehidin ruhu, ıstırabın ve ölümün karşısında bütün duygulandırıcı
güzelliğiyle, yücelik sınırlarına dayanan, o YÜREK YAKICI büyüklüğüyle ve söndürülemez nitelikli ışıktan tacıyla belirmektedir.

Istırabı ortadan kaldırıverirseniz, aynı anda, şu dünyada ki en saygın şeyi de, yani ona katlanan CESARETİ de ortadan kaldırmış olursunuz. İnsanlara öğretilecek en
soylu öğreti, HAKİKAT ve ADALET için ıstırap çekmiş ve ölmüş kişilerin anısı değil midir? Onların mezarlarından daha yüce ve daha saygın bir şey var mıdır? Hiçbir şey oralardan fışkıran tinsel güce denk olamaz. Böyle örnekler sunmuş ruhlar, gözlerimizde zamanla yücelmekte ve uzaktan daha da saygın görünmektedirler.

O ruhlar, adeta içine kuşakların yeniden girmek üzere geldikleri birer güç ve güzellik kaynağıdırlar. Onların ışıltıları zamanın ve mekanın arasından yerkürenin üzerine yıldızların ışığı gibi yayılmaktadır. Onların ölümü hayatı meydana getirmiştir., anıları da müstakbel coşkuların tohumunu dört bir yana keskin bir güzel koku gibi saçacaktır.

Bu ruhlar bize göğün yollarına özveriyle, ıstıraplara insana yaraşır şekilde katlanarak tırmanıldığını öğretmişlerdir. Ve dünya tarihi, ruhun ıstırap vasıtasıyla kutsallaştırılması ayininden başka bir şey değildir. O olmadan tam erdem de olamaz, övünce de olamaz.

KAZANMAK ve FETHETMEK için ıstırap şarttır.

Özveri eylemleri psişik ışınımları arttırmaktadır.
Istırap çekmemiş olanlar bu konuları pek anlayamamaktadırlar çünkü onlarda sadece varlığın yüzeyindeki şifre çözülmüştür., varlığın yüzeyi değerlendirilmektedir. Onların duygularında bolluk, gürlük söz konusu değildir; düşünceleri ancak dar ufukları kucaklayabilmektedir.

Ruha yumşaklığını ve tinsel güzelliğini kazandırmak ve uyuyan duygularını uyandırmak için onu MUTSUZLUKLARLA ve KAYGILARLA yüz yüze getirmek
kaçınılmaz şeydir. Istıraplı hayat, içinde varlıkların daha üstün dünyalara sevk edilmek üzere damıtıldığı bir imbiktir. Istırap çekerek, tıpkı kalp gibi, yapı da güzelleşmektedir. Gözyaşlarının sık sık ıslattığı çehrelerde şu hayattan itibaren bile ciddi ve iç sızlatıcı bir şeyler oluşmaktadır.

Ruhumuz, gerçekten de bizim eserimizdir; görkem bakımından sanatın, bilimin ve dehanın bütün kısmi belirtilerini geride bırakan temel ve verimli eserimizdir.

Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Sevdiklerinizle sağlıklı ve uzun yaşayın.

Bizler LEVH-İ MAHFUZ yüzyılında sizlere bu farkındalılığı yaşatmak için ; SİZİ ÖZÜNÜZLE tanıştırmak için; LEVH-İ MAHFUZ ve REİKİ uyumlamalarıyla buradayız.

Ahmet Kaya

0555 310 00 70

REİKİMASTER/TEACHER

www.izmirliahmetkaya.com

www.tanrinindogumgunu.com

http://www.dogumgunu.com.tr/store/levh-i-mahfuz.html

http://www.dogumgunu.com.tr/store/

1 comment

  1. Garret Supplee diyor ki:

    Think you’re a mind-reader? Result in know everything that I am inquring of. I’ll without doubt place you in my favorites place.

Bir Cevap Yazın