Levh-i Mahfuz, ? ? ?

KUR’ANTUM LEVH-İ MAHFUZ

MERAK ETTİĞİN SORULARIN YANITLARI

“- O kitabı yazmadan önce dinle aranız nasıldı? İslam’ı ve Tanrı imajını yeniden konumlandırmayla ilgili bir kitap yazacağınız aklınıza gelir miydi?”

Aslında dünyada çektiğimiz sıkıntıların çoğu, Tanrı’nın dünyadan elini eteğini çektiğiyle ilgili zannımızdan kaynaklanıyor. Biz kendi penceremiz ölçüsünde Tanrı’yı algılıyoruz ve algılatıyoruz. Normalde kitap yazma sürecini hepimiz biliriz. Bir şeyi öğrenirsin ve onu kaleme alırsın. Ben geceleri yazıyordum ve gece ne öğreneceğimin merakı içindeydim. Kitaptaki BEN karekteri Tanrı’ya karşı içindeki her şeyi dile getiriyor, bununla ilgili son derece mantıklı, birbirleriyle tutarlı cevaplar alıyor ve Tanrı’yla yakınlaşıyor. Daha önce Kur’an-ı çok okudum, araştırdım Türkçesini. O günlerde herkesin anladığından farklı bir şey anlamamıştım ama o kitabı yazarken öyle bir frekansa girdim ki bunu tarif etmesi zor. BEN YAZMIYORDUM, OKUYORDUM.

“Nasıl bir frekanstı bu? Kitabı size Tanrı mı yazdırdı? Eğer O’ysa bunun için neden sizi seçmiş olabilir?”

Yıllardır Kur’an okuyan insanlar, bu işin uzmanları, ilahiyatçılar, tefsirciler var. Sen kimsin ki böyle bir kitap yazıyorsun, diye yorumlar geliyor. Dolayısıyla “NEDEN BEN” en çok zorlandığım soru. Oturduğunuz yerde, bir anda bir frekansa girdiğinizi, bilmediğiniz şeyleri yazar ve savunur hale geldiğinizi düşünün. Meditasyon sürecinde muazzam bir bilgi akışı oldu. Yanımda hiçbir kitap yoktu ve yazdıklarım diğer kitaplarda yazılan türden şeyler değil. Kitap, Tanrı’yla ya da Tanrı olduğunu iddia eden bir karakterle, BEN olarak adlandırılan bir karakter arasındaki diyalog olarak yazıldı. DONA olarak yazılan cümlelerde BEN yeni şeyler öğrendim. Cümleler gidiyordu, parmaklarımda hareket ediyordu ben okuyordum, yazmıyordum o sırada!  Chat’leşme, benim sunduğum bir format. BEN insanlara “ GELİN BUNUN ADINI BİRLİKTE KOYALIM. BEN BÖYLE ŞEYLER YAŞADIM, DELİRDİYSEM BENİ TEDAVİ ETTİRELİM, DEDİKLERİM DOĞRUYSA BUNUN GEREKLERİNİ YAPALIM, ORTADA SIRADIŞI BİR DURUM VAR.” Diyorum. Burada da yapacağım şey aynı, buna okuyanlar kendileri karar versinler. Bunu ben mi uydurdum, yoksa bir frekansa girdim ve bunları yazdım mı? Bunlar özünde Kur’an ile ilgili benim bilmediğim, insanlığın bilmediği yeni şeyler ve bunları yazmak bana kısmet oldu.

“ Tanrı neden DONA adını kullanıyor?”

Okumayanlar, Dona’yı mitolojik bir isim gibi algılayabiliyor. Hiç İSLAMİ bulmadıkları için bana demediklerini bırakmıyorlar tabii. Önyargılar kötüdür diye boşuna söylemiyorum… Okuyanların da çok merak ettiği Dona’nın anlamını ilk defa telafuz ediyorum: DONA, DOĞRUDAN O’NA’nın gizemli bir kısaltmasıdır…

“ Peki, neden … doğumgünü dediniz? Bu ilk anda bile insanların olumsuz tepkisine yol açabiliyor.”

O kitabın ismi, kitapla ilgili koruyucu bir kalkan. Doğumgünü deyince, anne, anne rahmi, ondan çıkmakta olan bir çocuktan başka bir şey hayal edemiyorsan bu kitap henüz senin için çok erken. O kitabı okumak istiyorsan ÖNYARGILARINDAN arınmak zorundasın çünkü içerde, sabitleşmiş inançları kökünden sarsan ciddi şeyler bulacaksın. Müslüman kültür Tanrı kelimesini sevmiyor. Bu bilinen bir şey. Bu sadece Müslümanlar’ı ilgilendiren bir kitap değil. İSLAM bütün dünyayı etkiliyor. İngilizceye çevrilemeyecek kelimelerden kaçındım. İlk etapta İngilizceye ve Arapçaya çevrilecek. “O KİTAP”, bir test insanlar için. Bu kadar küçük bir noktada takılan bir kimseyle ben zaten kitapta buluşmak istemiyorum. Edebi bir eserde mecazi anlamın kullanılabileceğine ihtimal verilmemesi de çok mizahi bir durum. Ben sabırlıyım, kendimden, O kitaptan çok eminim.

“ ve cesursunuz… Kitaptaki ‘TANRI BANA GELSİN. O’NU YENİDEN 1 NUMARA YAPAYIM ! sırf bu sözü söylemek bile cesaret ister. Korkmuyor musunuz?

Bir çevrenin beni korkutması için önce korkunun ne demek olduğunu anlatması lazım. Ben bilmiyorum, bende öyle bir şey yok. En büyük koruma, KORKUSUZLUKTUR. O boyuta girdiğinizde karşınızdaki sizden korkuyor. Benim için tek bir ölüm olabilir, o da başarısızlık. Bu kitabı taşıyamamak. Değişimin düğmesine basıldı artık. Ben ölsem de kalsam da hiçbir şey değiştirmez. Beni ortadan kaldırsalar da, bu, O kitaba hizmet eder. Şu anda sıradan bir insanım ama ölürsem efsane olurum, giremediğim her yere girerim.

“ kendini dindar, muhafazakar diye niteleyenleri bu kitaptan korkutan şey ne olabilir?

Din hep buradaydı. Dün vardı, bugün de var ve yarın da olacak ama DİNDAR kimliği elden gidiyor, onu söyleyebilirim. Dindarlığın aslında ne demek olduğu, BİLGELİK kimliğinin MÜMİNLİK kimliğiyle buluşması bir takım insanlar için çok ciddi sürprizler oluşturacak. O kitabın okunduğu Nişantaşı’nda bir kahvede kahvesini yudumlayan insanların, birileri onlara Kur’an gösterdiğinde moralleri bozulmayacak. “GEL BAK BERABER OKUYALIM, SEN KUR’AN’A SEVGİ DÜZLEMİNDEN BAKTIN MI?” diyecekler. Türkiye’nin dengesi bunun üzerine kurulmuş. İSLAM, Fatih’in  konusu olmuş. Nişantaşı’nı markalar işgal etmiş. Bundan sonra İSLAM belki de en çok Nişantaşı’nın konusu olacak.

KUR’ANTUM KUR’AN’I DEVRİM

(buRAK özDEMİR’ e anlatımları ve yaşattığı farkındalıklar için teşekkür ederiz.)

Sabırla okuduğunuz için sizlere teşekkür ederiz.

Sevdiklerinizle sağlıklı ve uzun yaşayın.

HAYATINIZIN HERHANGİ BİR ALANINDA İYİLEŞME İSTİYORSANIZ VE BU ÇALIŞMAYA İSTEKLİYSENİZ, SİZ DE MUCİZELERLE KARŞILAŞACAKSINIZ.

Bizler LEVH-İ MAHFUZ yüzyılında sizlere bu farkındalığı yaşatmak için ;

SİZİ ÖZÜNÜZLE tanıştırmak için;

LEVH-İ MAHFUZ ve REİKİ uyumlamalarıyla buradayız.

Ahmet Kaya

REİKİMASTER/TEACHER

0555 310 00 70

ahmet@hatel.com.tr

www.izmirliahmetkaya.com

www.tanrinindogumgunu.com

http://www.dogumgunu.com.tr/store/levh-i-mahfuz.html

http://www.dogumgunu.com.tr/store/

 

 

LEVH-İ MAHFUZ

 

 

2 comments

  1. Sal diyor ki:

    I’m now not sure the place you’re getting your info, however great topic. I needs to spend a while finding out much more or understanding more. Thank you for excellent info I used to be in search of this information for my mission.

  2. nurdan diyor ki:

    levhi mahfuz .kitabı hiç bir yerde bulamıyorum ne olur yardım edin…nerden edinebilirim

Bir Cevap Yazın