SEVGİ sonsuz SEVGİDİR.

.

.

SEVGİ sonsuz SEVGİDİR.

.

İlişkilerin nasıl ilerlemesi gerektiğine dair

hiçbir yerleşik kuralın

ve formülün olmadığını anlamak çok önemlidir.

Hiç kimsenin içsel deneyimleri hafife alınmamalı,

hor görülmemeli ve YARGILANMAMALIDIR.

SEVGİ, SEVGİDİR.

İçinde ŞEFKAT, MERHAMET ve AŞK vardır.

Sevgi varoluşumuzun SEBEBİ ve DOĞASIDIR.

İlişkilerin katılımcıları sevgi niyetine sahip olduğu sürece,

diğer kişinin onları YARGILAMASI UYGUNSUZDUR.

Bize verilen ACI yoluyla

ve bizim başkalarına verdiğimiz ACI yoluyla

daha büyük SEVGİYİ öğreneceğiz

ve hayatın DUYARSIZLIĞININ

ve UMURSAMAZLIĞININ ötesine geçip,

yaşamın tüm biçimleri içinde gelişeceğiz.

Mustafa Balbay sizleri seviyoruz.

. 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Mucize görmek isteyenlerin adresi REİKİ’dir.

.

.

Mucize görmek isteyenlerin adresi REİKİ’dir.

 .

“İnsanlar bir şeye inanmaya hazır değilse, MUCİZE görmeleri hiçbir şeyi değiştirmez. O, inanmaya hazır olabildiğiyle yetinmeye devam edecektir. Mucize görmek isteyenlerin adresi Reiki’dir. Reiki, mistik felsefenin elle tutulabilir, gözle görülebilir mucizesidir. İSA’nın ellerinden akıttığı şifa, evrensel şifa enerjisinin ta kendisidir. Model insan İSA’nın özellikleri, insanların onu ulaşılmaz görmesi için değildir. İsa, ulaşılmak içindir. İsa, evrende zaten varolan bir enerji frekansını kullanmasına ilk izin verilen kişidir. Bu yolla “bu öldü” denilenleri hayata döndürmüştür, pek çok hastayı iyileştirmiştir. Evrensel şifa enerjisi, tanrısal bir yayındır. Her insan, bu frekansa girebilir ve bu tanrısal şifa enerjisinden yararlanabilir, başkalarını yararlandırabilir. Tek yapman gereken, alıcının ayarlarını ayarlatmaktır.”

DONA – Levh-i Mahfuz’dan

buRAK özDEMİR

Sadece farkında olun istedik.

Levh-i Mahfuz ile buluşun,

bundan sonraki yaşamınızın keyfini sürün.

Bizler LEVH-İ MAHFUZ yüzyılındayız.

Tarihin, her şeyin kolayca olmasını istediğimiz bir noktasındayız. Kolaylığa çok değer veriyoruz. Her şeyi iyileştirip düzeltecek bir HAP istiyoruz. Yaşamımızın ve çocuklarımızın yaşamının acısız geçmesini istiyoruz.

HAYATINIZIN HERHANGİ BİR ALANINDA

İYİLEŞME İSTİYORSANIZ

VE BU ÇALIŞMAYA İSTEKLİYSENİZ,

SİZ DE MUCİZELERLE KARŞILAŞACAKSINIZ.

Bizler LEVH-İ MAHFUZ yüzyılında

sizlere bu farkındalığı yaşatmak için;

SİZİ ÖZÜNÜZLE tanıştırmak için;

 REİKİ uyumlamalarıyla buradayız.

 .

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Acı yoksa yaşamımızda kazanç da yoktur.

.

.

Acı yoksa yaşamımızda kazanç da yoktur.

 .

Levh-i Mahfuz okuma sürecinde,

acı, stres, kaygı, korku ve nefretten oluşan

sıkıntılarımıza karşı koymak yerine,

bu deneyimleri keşfetmeye

ve otomatik olarak inançlarımızdan dolayı

yaşamımızda devreye giren başkasına devretme

ya da başkalarından medet umma

ya da alkol sigara gibi bazı araçlarla

bastırma içgüdümüze karşı koymayı öğrenecek

ve yaşamımıza bu bilinci yerleştirdiğimizde

huzur ve mutluluğun keyfini sürmeyi öğreneceğiz.

Bunu gerçekleştirmek için,

içinde bulunduğumuz durumu maskeleyen

ve BİZİ “iyi” numara yapmaya,

yapmacık olmaya sürükleyen

her türlü davranışı bırakmak için adım atmalıyız.

Bilgi enerjidir.

Levh-i Mahfuz’da ki bilgileri yaşamımıza yerleştirebilirsek

mucizeler kendini her AN bize gösterecektir.

Siz, siz olun, sıkıntılı olduğunuzda durumu düzeltmeye,

 değiştirmeye, anlamaya ya da manipüle etmeye çalışmayın.

 Elinizden geldiğince derin derin bir nefes alın

olan biteni sadece hissetmeye çalışın ve izleyin.

Olan biten her şeyin, olması gerekenler olduğunun

bilincinde olarak izleyin.

Tepki vermektense Tanrısallığınızın bilincinde olarak

Sevgi ve Şefkat ile karşılık verin.

Bu yaklaşım sizin sıkıntı ile olan tüm ilişkinizi değiştirecektir.

 Yaklaşımınızdaki bu dönüşüm,

zırh ve silah kuşanarak savaşa girmek yerine

içimizdeki Tanrısal SEVGİ enerjisini

kullanmayı size öğretecektir.

Güzel Kur’an-ın Ali imran süresi 118

.”- Ey iman edenler, sizden olmayanları dost edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir SIKINTI verecek şeyden hoşlanırlar. Kinleri ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz.”

 

 

Güzel Kur’an-ın A’raf süresi 2.

 “Bir Kitap’tır ki onunla uyarman için ve Müminlere bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir SIKINTI olmasın.”

 

 

Güzel Kur’an-ın Zümer süresi 8.

“İnsanın başına bir SIKINTI gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin.””

 .

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Size yaratıcı olmadığınızı düşündüren şey nedir?

.

.

Size yaratıcı olmadığınızı düşündüren şey nedir?

 .

Sizler henüz Ruhsal Beden bilincinde olmadığınızdan,

bir ANDA her şeyi yaratamayabilirsiniz.

Levh-i Mahfuz ile buluşup onu özümsediğinizde

ve bilgileri yaşamınıza yerleştirdiğinizde,

zihninizde tuttuğunuz her şeyi yaratabilirsiniz.

Bu durum zaten yarattığınızın farkında olabilmektir.

Levh-i Mahfuz bilincinde değilseniz,

bu yeteneğe sahip olmanız mümkün değildir.

Hali hazırda kalbinizin sesini değil

size dayatılanları düşünce olarak kabulleniyorsunuzdur.

Düşünceleriniz ile onların gerçekleşmeleri arasında

bir zaman aralığına sahip olma bilincini özümsemelisiniz.

Henüz Farkında olamadığınızdan size YARATICI ya da

TANRISAL olmadığınızı düşündüren şey de bu zaman aralığıdır.

Çoğu zaman siz yaratımlarınızı göremez ve fark edemezsiniz,

gerçekte daha bir adımınızı daha atmadan

ayağınızın altındaki yolu kendinizin yarattığınızı bilmelisiniz

zira siz Tanrısallığınızın eyleme dönüşümü olan yaratıcısınız.

Şu an ki inanç sisteminiz DNA’nın asla değişmediğini söyleyebilir

 ama bilmelisiniz ki değişmeyen tek şey DEĞİŞİMDİR.

Bu nedenle DNA tekamül eder, aynı sizler gibi.

Levh-i Mahfuz ile buluşmanın nedenini

artık daha iyi kavramalısınız.

Siz fiziksel beden içindeki bir insan ROLÜNÜ oynayan

bir Ruhsal Işık Bedensiniz.

Bu bilginin dışında gördüklerinizin hepsi bir illüzyondan ibarettir.

Bu illüzyonu içinde barındıran da sizin DNA’nızdır.

DNA düşünce gücüyle değiştirilebilir,

çünkü düşünceleriniz sizi Ruhsal Bedeninize bağlayan şeydir.

Ancak, sizler ister meditasyon anında olsun

ister şifalandırma anında olsun,

sizler Ruhsal Bedeninizle iletişime geçmek

ve onunla bağlantı kurmak istersiniz.

Bu ana kadar her şey normaldir ama ne zaman ki,

Ruhsal Bedeninizden size doğru bir bilgi

ya da düşünce akışı başlar işte o zaman

“ben bunları uyduruyor olmalıyım” der

ve düşünceleri bir kenara iter ardından

“saçmalıyorum yaa” dersiniz.

Oysa Levh-i Mahfuz bilincine vardığınızda

olan bitenin saçmalık değil gerçek

yani HAKİKAT olduğunu bilirsiniz.

 .

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Beden ruhun emrindedir

.

.

Beden ruhun emrindedir

 .

“KANSER, kızgınlığın hafızasıdır.

Eski deneyimleri toprağa verememekten kaynaklanır.

Yüksek gerilim içinde patlamıştır.

Kızgınlık sadece diğerlerine ilişkin olmak zorunda da değildir,

 KENDİNE KIZMAK şeklinde de gerçekleşebilir.

Kabullenemediğin ve hatırladığında sana olumsuz enerji veren

o duygu, diğer hatıralarına da sıçramıştır.

O bir şeye o kadar kızmış ve bunun sonucunda da

o kadar mutsuz olmuşsundur ki,

bu mutsuzluk hissi tüm geçmişini kaplamaya başlamıştır.

O şey yüzünden, tüm bir yaşamı

toplam mutsuzluk olarak hatırlamaya başlamışsındır.

Bu, ruhuna yüklenmiş çok ağır bir yüktür.

Bu durumda ruh, giydiği bedene kanser çağrısı yapar.

Beden ruhun emrindedir.

Ve aldığı emirleri derhal yerine getirir.”

DONA – Levh-i Mahfuz’dan

buRAK özDEMİR