Mucizeler artık mümkün ve siz bunun keyfini çıkarmaya bakın

Mucizeler artık mümkün ve siz bunun keyfini çıkarmaya bakın

Kediler harika yaratıklardır.
Bizler onları izlemekten büyük bir zevk alırız.

Özelliklede Levh-i Mahfuz bilincini
yaşamınıza yerleştirdiyseniz,
sizin onlarla aranızda harika bir bağ vardır.
O bağ koşulsuz SEVGİNİN bir yansımasıdır.
Kediler, yaşantımızda enerjiyi dengelemek için
var olan varlıklardır. DENGE.

Nasıl ki, insanlar nefes alıp verirken,
oksijen alıp karbondioksit verirler.
Bunun yanında ağaçlar ve bitkilerin tamamı ise
karbondioksit alıp oksijen verirler.
Böylece DENGE kurulmuş ve insanlar ile bitkiler alemi
bu dünyada uyum içinde yaşarlar.
Birbirlerini dengelemişlerdir.

Aynı durum kediler içinde geçerlidir.
Pozitif enerjinin ona çok iyi geldiği
ve negatif enerjiden kurtulmaya çalışan
bir İNSAN ile negatif enerjinin ona çok iyi geldiği
ve pozitif enerjiden kurtulmaya çalışan
bir varlıktır KEDİ.
Siz kedilere sevgi gösterdikçe
onların sanki “benden uzak dur” der gibi kaçışları olurken,
sizin negatif enerjinizin tavan yaptığı,
stres yüklendiğiniz durumlarda ise kediler
sessizce yanınıza sokulurlar
ve ayaklarınızın dibinde oturur, sürtünür
ve yüklendiğiniz negatif enerjiyi emerek huzur bulurlar.

Bu arada bitkiler ile hayvanları ayrı tutmamanız da gerekir.
Bitkiler de aynıdır, onlarda hayvanlar gibi hislere
ve farklı enerjilere sahiptirler
ve yaşamına bir DENGE sunmak için varlardır.
Onların da en büyük, en yüksek amaçlarından biri
burada olup sizi desteklemek ve beslenme zincirinde
yer alarak tekâmülünüzün bir parçası olmaktır.
Mesela, sizler bulunduğunuz şehir ya da mahallenin
parklarında ki yeşil çimenlere
pek fazla basmak istemeyebilirsiniz,
zarar vermekten korkabilirsiniz ama
çimenlerin orada, onun üzerine bastığınızda
ayak seslerinizi hafifletme niyetiyle bulunduğunu
ya da çimenlerin üzerine uzandığınızda
size yumuşak bir zemin hazırlamak niyetiyle
orada olduğunu anlamalısınız.
Zira çimenlerin var oluş nedeni size saygı duymaları
ve yaşamınızda size hizmet ederek sizi onurlandırmalarıdır.

Levh-i Mahfuz bilincini yaşamınıza yerleştirin,
kendi yaşam diliminizde
mucizelerin meydana geldiğini göreceksiniz.
Mümkün olduğunu asla düşünmediğiniz şeylerin
mümkün olduklarını, gerçekleştiklerini göreceksiniz.
Artık bulunduğunuz BİLİNÇ düzeyinde,
yapmış olduğunuz her türlü seçimden ötürü,
farkındalığını yakaladığınız
ve katlanabildiğiniz enerjiden ötürü,
kısaca bundan sonraki yaşamınızda
taşıyacağınız KOŞULSUZ SEVGİDEN ötürü
mucizeler artık mümkün
ve siz bunun keyfini çıkarmaya bakın.

www.izmirliahmetkaya.com

 

Korku bilgi eksikliğinden başka bir şey değildir.

Korku bilgi eksikliğinden başka bir şey değildir.

Korkuyu nasıl aşabilir, ondan nasıl kurtulabilirsiniz?
Korkunuzla yüzleşerek tabi.
Burada dikkat etmeniz gereken tek nokta,
bilgi sahibi olabileceğiniz kaynağın ne olabileceği.
Kaynak öncelikle HAKİKAT olmalı.
Hakikat günümüzde tek, o da LEVH-İ MAHFUZ.

Tanım gereği, siz sadece bilinmeyenden korkabilirsiniz.
Levh-i Mahfuz ile buluştuktan sonra her eylem
sizin o korkunuzdan kurtulmanızı sağlayacaktır.
Siz Tanrısal insanlar haline gelmeye çalışıyor
ve bunun hatalar yapmamak
anlamına geldiğine inanıyorsunuz,
ama aslında bu dünyada hatalar yapmak
ve yaptığınız hatalardan bir şeyler öğrenmek
ve tekamül yolculuğunda ilerlemek için buradasınız.

Lütfen, artık farkında olun,
siz yaptıysanız doğrudur.
Yanlış bir şey yoktur ki zaten.
Yaşamınızda yanlış diye size dayatılanlar vardır.
Lütfen bir sürü hatalar yapmaya devam edin.
Korkusuzca, karanlıkta dahi gözlerinizi açıp
yaşamın keyfini çıkarın.

www.izmirliahmetkaya.com

 

Kişisel Devrimini gerçekleştirecek olan herkesin…

HER GÜNÜMÜZ BAYRAM OLSUN

HER GÜNÜMÜZ BAYRAM OLSUN

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan…
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık…
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek…
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır. Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.
Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram…
Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram…
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır. “İyi ki yanımdasın” bayram, “Her şeyi sana borçluyum” bayram…
“Hiç pişman değilim” bayram…
Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram…
Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.

Her gününüz bayram olsun..!
Can Yücel’in dediği gibi. (Can’dan alıntıdır.)

Sevdiklerinizle sağlıklı ve uzun yaşayın.
Hayırlı bayramlar…

www.izmirliahmetkaya.com

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ön sözünde:

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ön sözünde:

“İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya (başkaldırmaya) zorunlu kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zorunluluk olduğu uluslararası alanda ilan ve kabul edilmiştir,”  denilmektedir.

Farkında olun yeter,
bakın Güzel Kur’an’ın o güzel ayeti de
size ne anlatmaya çalışıyor.

“Böylece BİZ, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli- düzenler kursunlar diye- oranın suçlu-günahkârları kıldık. Oysa onlar, hileli-düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun farkına varmazlar.” En’am Süresi 123.

www.izmirliahmetkaya.com