FİRAVUNLAR DÖNEMİ BİLİNÇ DÜZEYİ

FİRAVUNLAR DÖNEMİ BİLİNÇ DÜZEYİ

“Mısırlıların öteki dünyası epey kurak bir yerdi. Mısırlılar sık sık aile mezarlığını ziyaret ederek terk-i diyar eyleyen ruhlara yiyecek, giyecek ve mutfak eşyaları getirirlerdi. Hatta bazı mezarlara RUH için tuvalet bile yapılırdı. Bu tuvalet ihtiyacı o dönemde yaygın bir inanıştı. Zira o dönemin insanları, ruhun yiyeceklerinin tüketmesi durumunda, kendi dışkılarını yiyebileceğine dair kaygılar taşırlardı.”

Artık Levh-i Mahfuz yüzyılında 
en üst BİLİNÇ düzeyindeyiz. 
Farkında olmalısınız. 

Tüm inanç duvarlarınızı sorgulayın, 
önce kendinize başkaldırın. 
Kendi kişisel DEVRİMİNİ gerçekleştirmeden 
toplumsal bir DEVRİMDE başarılı olamazsın.

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

KONUMUNUZU SİZ KİME BORÇLUSUNUZ?

KONUMUNUZU SİZ KİME BORÇLUSUNUZ?

Nobel ödülü almış bir profesöre
öğrencileri şöyle sormuş:
“Hocam dünyada on binlerce kimya uzmanı varken neden siz Nobel ödülüne layık görüldünüz?”
Profesörün yanıtı önce çok kısa olmuş:
“Ben bu ödülü almamı ANNEME borçluyum”

Öğrenciler şaşkın ama profesör devam etmiş:
“Ben anneme çok şey borçluyum.
Bütün anneler çocukları okuldan eve döndükleri zaman onlara öğretmenlerinin sorularına ne yanıtlar verdiklerini sorarlar, oysa benim annem öğretmenime hangi soruları sorduğumla ilgilenir. Böylece annemin öğrettiği soru sorma ve sorgulama hevesi bende giderek arttı. Hayatım boyunca hep sordum, araştırdım, soruşturdum, sorguladım, okudum. Sonuçta bu ödüle layık görüldüm. Dediğim gibi, bu ödülü almama ANNEM sebep olmuştur.”

Sorun sorgulayın, 
bilinç değişimini kendinize yaşatın. 
Tanrınız için neler yaptığınızdan çok, 
Tanrı’nın sizin için bu gün neler yaptığını sorgulayın. 

1000 yılın Kur’an Tefsiri 
LEVH-İ MAHFUZ ile buluşun. 
Bilinç sıçramasını kendinize yaşatın. 
Hakikat ile yüzleşin. 

www.izmirliahmetkaya.com

Kalbimizin tamamen kendine özgü bir dili, söylemi vardır.

Kalbimizin tamamen kendine özgü bir dili, söylemi vardır.

Toplum içinde çoğumuz kulaklarımızla işitiriz.
Vicdanımız ya da iç sesimiz
BİZLERE sessizliğin içinden
avazı çıktığı kadar bağırarak haykırır.
Onu hissetmek için sessiz kalabilmeliyiz.

Kalp dilinde ustalaşmak için
SAĞIRLIĞI deneyimlememiz gerekir.
Çoğumuz dışarıdan gelen sesleri dinler,
kim olduğumuzu,
ne yapmamız,
nasıl olmamız
ve ne düşünmemiz
gerektiğini söyleyen insanların
seslerine kulak veririz.

Sağır olmayı deneyimleyerek iç sesimize
kısaca ruhsal bedenimizden gelen sese
kulak verebilsek ve onunla
iç dünyamızı zenginleştirebilsek,
bu tip yolculuktan daha derin bir
KENDİNİ-İDRAK haliyle çıkmış oluruz.

SUKUT ORUCU tutuyorsanız eğer,
aynı an da bunu da deneyimleyebilirsiniz.

Mucizeler yaşanılır, bunu unutmayın.

www.izmirliahmetkaya.com

Gerçekte ne kadar Müslüman var bu ülkede?

Gerçekte ne kadar Müslüman var bu ülkede?

Beş vakit namazı, orucu, haccı
nafile ibadetleri hayır hasenatı
ve varoluş bilinciyle bir Müslümanın hayatı
tüm insanlığa örnek gösterilir.

Hani içki yoktur, uyuşturucu yoktur,
kumar yoktur, kul hakkı yemek yoktur,
zulmetmek yoktur, evlilik dışı ilişki yoktur,
yolsuzluk yapmak yoktur,
bedenini hayasızca teşhir etmek yoktur,
ölmüşlerin arkasından konuşmak yoktur,
hele hele başkasını yersiz eleştirmek,
yani gıybet ya da dedikodu yoktur,
hatta başkasının ayıbını, bırakın açığa vurmayı,
tam tersine örtmek vardır.

Çevrenize bakın ve değerlendirin şimdi,
gerçekte ne kadar Müslüman var bu ülkede?

Konumuz DİN ise,
“Hiç şüphesiz din, Allah katında İslam’dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki “kıskançlık ve hakka başkaldırma” yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.”   Al-i İmran Suresi 19.

Levh-i Mahfuz ile buluşmalısınız. 
“…kendilerine ilim geldikten sonra…”

İLİM = HAKİKAT = LEVH-İ MAHFUZ.

www.izmirliahmetkaya.com

EN MÜKEMMEL ESER, İNSANIN KENDİ HAYATIDIR.

EN MÜKEMMEL ESER, İNSANIN KENDİ HAYATIDIR.

Bireyin Ruhsal Bedeninin farkında olarak
bu hayatı yaşaması,
bir medeniyet ülküsü içerisinde
KADERİNE sahip çıkarak yaşamasını gerektirir.

Köklü bir uygarlığın insanlığa bıraktığı
bu FARKINDALIK mirasından
yeterince faydalanmak için
yüreğimizi genişletmeli
ve iç sesimize odaklanmalıyız.
Aklın, gönlün ve ruhun terbiyesindeki
diriliş için Levh-i Mahfuz kapısından
içeriye girmeli ve öyle yaşamalıdır.

Her insanın hayatı muhteşem ötesi bir baş yapıttır.
Yaşadığınız hayat LEVH-İ MAHFUZ ile buluştuğunuzda
Tanrısallık bilincine uyandığınız bir hayat olacaktır.

Bu nedenle Levh-i Mahfuz bir başucu kitabıdır.

www.izmirliahmetkaya.com