RAHATSIZLIKLAR…

RAHATSIZLIKLAR…
Hayatımızdaki her rahatsızlık için
BİR İHTİYAÇ vardır.
Yoksa o rahatsızlığı yaşamazdık.

Belirtiler ve arıza sadece dışsal bir sonuçtur.
Zihinsel nedeni çözüp ortadan kaldırmak için
içimize yönelmeliyiz.
REİKİ ile MEDİTASYON 
içinize yönelme yeteneğinizi size kazandıracaktır.
Bedende en çok rahat-sızlığa neden olan
düşünce kalıpları:
ELEŞTİRME, 
KIZGINLIK, 
İÇERLEME, 
SUÇLULUK.
YARGILAMA,
KABULLENEMEME.

Örneğin, eleştirme eğer alışkanlık halini alırsa eklem iltihabı gibi hastalıklara yol açabilir. Kızgınlık, bedende kabaran ve yanan bir iltihaplanmaya dönüşebilir. Uzun süren bir içerleme insanı zehirler, yavaş yavaş yiyip bitirir ve sonunda urlara ve kansere yol açabilir. Suçluluk duygusu daima cezalandırma peşindedir ve acıya yol açar.
Sağlıklıyken zihinlerimizi
bu olumsuz düşünme kalıplarından arındırmak,
daha sonrada panik halindeyken
ya da bıçak altına yatma tehdidiyle
karşı karşıyayken bunları
söküp atmaya çalışmaktan çok daha kolaydır.

Tüm rahatsızlıklar Ruhsal Beden Bilincinden 
haberdar olmayışımızdan ileri gelir. 
Levh-i Mahfuz ile buluşun, 
kendinize Bilinç sıçraması yaşatın. 

Farkında olmalısınız. 
Kişisel gelişiminiz için değil, 
kişisel DEVRİMİNİZ için bunu yapın.

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

LM App

.

.

http://www.tanrinindogumgunu.com/lm-app-ve-indigo-app-simdi-appstoreda/

https://itun.es/tr/J7iNH.i

https://itun.es/tr/J7iNH.i

İnsan kendine aşık olur mu?
Yanıt: Levh- Mahfuz okuduysa, EVET.

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

 

AŞK

AŞK
Aşkı arıyor,
aşkı bulduğumuzu sandığımızda
kaybetmekten korkuyoruz.
Oyunlar oynuyor,
maskeler takıyor,
çoğu zaman da sırf bu yüzden
yine yalnız kalıyoruz.

Bizi aradığımız aşka
kavuşmaktan alıkoyan bu kısır döngüdür.
Birinin bizi sevmesi için
başka biri gibi davrandığımız sürece
sevgisiz kalırız.
Çünkü karşımızdaki bizi görmez, bilmez.

Kendimizi olmamız gerektiğini düşündüğümüz şeyin 
arkasına saklarsak bizi kim görebilir? 
Görmediği bir şeyi kim sevebilir? 

Levh-i Mahfuz ile buluşun, 
Ruhsal Beden Bilincini özümseyin, 
gerçek AŞK ile tanışın.

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

Şu an ne düşünüyorsunuz?

Şu an ne düşünüyorsunuz? 

Eğer düşünceler hayatınızı ve deneyimlerinizi biçimlendiriyorlarsa, şu an da zihninizden geçen düşüncenin gerçekleşmesini ister miydiniz? Eğer bu bir endişe ya da öfke, kırgınlık veya intikam düşüncesiyse, bu düşüncenin size nasıl geri döneceğini sanıyorsunuz? Eğer mutlu bir hayat istiyorsak, o zaman neşeli, keyifli şeyler düşünmeliyiz. Zihinsel ya da sözlü olarak yaydığımız her şey aynı biçimde bize geri dönecektir. Kendinizi konuşurken dinleyin. Eğer bir şeyi üç kez söylediğinizi duyarsanız, o şeyi bir yere yazın. Bu sizin için bir düşünce kalıbı, bir düşünme modeli haline gelmiş demektir. Bir haftanın sonunda listenizi gözden geçirin, sözlerinizin deneyimlerinize ne kadar uyduğunu göreceksiniz.

SÖZLERİNİZİ VE DÜŞÜNCELERİNİZİ KISACA İNANÇLARINIZI DEĞİŞTİRMEYE BAŞLAYIN VE HAYATINIZIN NASIL DEĞİŞTİĞİNİ İZLEYİN. HAYATINIZI YÖNETMENİN YOLU, SÖZCÜKLER VE DÜŞÜNCELERLE İLGİLİ SEÇİMİNİZİ KONTROL ETMENİZDİR.

Hayatımızdaki olumlu ve olumsuz şeyler,
deneyimlerimizi biçimlendiren
düşünce kalıplarının sonuçlarıdır.
Hepimiz güzel, olumlu deneyimler üreten
birçok düşünce kalıbına sahibiz
ve bunlardan hoşnutuzdur.
Bizi ilgilendiren, rahatsız edici, tatsız,
ödüllendirmeyen deneyimler üreten
negatif düşünce kalıplarıdır
ve hayatımızdaki rahat-sızlığı
kusursuz bir sağlığa dönüştürmek isteriz.
Devamlılık gösteren düşünme kalıplarımız
deneyimlerimizi yaratırlar.
Bundan dolayı,
düşünme kalıplarımızı değiştirerek
deneyimlerimizi de değiştirebiliriz.

LEVH-İ MAHFUZ ile buluşmaktan
büyük bir mutluluk duyuyoruz.
Bu yeni FARKINDALIK,
düşüncelerle bedenin değişik bölümleri
ve bedensel rahatsızlıklar arasındaki
bağlantıyı anlamamızı sağladı.
Hastalıklarımızın farkında olmadan
nasıl yaratmış olduğumuzu öğrendik
ve bu hayatımızda büyük bir fark yarattı.
Şimdi artık hayatımızdaki ve bedenimizdeki
rahatsızlıklar ve kusurlar için
hayatı ve diğer insanları suçlamaktan vazgeçip,
sağlığımız ve deneyimlerimiz konusunda
tüm sorumluluğu üstlenebiliyoruz.

Levh-i Mahfuz bilinciyle,
kendimizi yargılamadan,
kınamadan ya da suçluluk duymadan,
gelecekte hastalık ve rahatsızlıklara
yol açan düşünce kalıpları yaratmaktan
nasıl sakınabileceğimizi görmeye başladık.

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

İNSANIN MADDE ve EŞYA ile ilişkisi

İNSANIN MADDE ve EŞYA ile ilişkisi.

İNSANIN MADDİ DÜNYA VE 
EŞYA İLE OLAN İLİŞKİSİNE BAKTIĞIMIZDA 
DEHŞET VERİCİ TABLOLARLA KARŞILAŞIYORUZ. 
GEZEGENİMİZ GÖZ GÖRE GÖRE 
YOK EDİLMEK İSTENİYOR. 
BASİRET SAHİBİ BİLİM ADAMLARI 
VE ALİMLERİN BÜTÜN İKAZLARINA RAĞMEN, 
BU SÜREÇ PATLAMAYA HAZIR BİR BOMBA GİBİ. 

Küresel ısınma, hava ve deniz kirliliği,
ozon incelmesi, radyoaktif yayılma
ve tropikal orman katliamı,
önlenemez bir şekilde devam ediyor.

Oysa herhangi bir şahıs, 
bile bile kendine zarar vermeye kalksa 
yakın çevresi ve otoriteler 
bu intiharı önlemeye çalışır. 
Kişi psikolojik tedaviye alınır, 
yani HASTA olarak telakki edilir. 
Tüm dünyaya örnek olarak sunulan 
bu mağrur medeniyetin, 
sadece çevreye yönelik 
saldırgan tutumuna bakılarak bile 
SIRILSIKLAM HASTA olduğu sonucu çıkartılabilir. 

Bu HASTA medeniyet,
göz göre göre hem insan RUHUNU
hem de maddi dünyayı mahvediyor.
Peki, durum bu kadar ümitsiz mi?

Bazılarının dediği gibi, 
geri dönüşü olmayan bir süreç mi yaşanıyor?

“ İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır.“ Rum suresi 41

Bu ayeti okuyunca insan ürperiyor. 
Bu ilahi ikaz, tüm olumsuzluklara rağmen, 
henüz her şeyin sona ermediğine dair 
bir ümit mesajı taşıyor:

BELKİ DOĞRU YOLA GERİ DÖNERLER…

www.izmirliahmetkaya.com