HAKİKAT ARAYIŞI

HAKİKAT ARAYIŞI

Orta yaş bunalımına girdiğimizde
aniden eşimizden, işimizden,
hayatımızdan nefret etmeye başlarız.

Yaşamımızdaki vazgeçtiklerimiz
dikkatimizi çekmeye çalışıyordur.
Yaşam birçok zenginliklerle
dolu olmasına rağmen
kendimizi huzursuz, sıkkın
veya boş hissettiğimizde,
vazgeçtiklerimiz önümüzde
dikilmeye başlıyor demektir.

Aydınlıkta meditasyon
veya dünyevi varoluşun acılarının üzerinde
yükselmeye çalışmak işe yaramayacaktır.
Ta ki LEVH-İ MAHFUZ ile buluşana kadar
bu stresi yaşayacaksınızdır.

HAKİKAT arayışı, varoluş
ve yaşamın nedenlerini arayış,
seminerler, toplantılar
ve fetvalar sizlere yeterli gelmeyecektir.

1000 yılın Kur’an tefsiri Levh-i Mahfuz 
sizi Hakikat ile buluşturacaktır. 
Buluşun, kişisel devriminizi 
ve değişiminizi gerçekleştirin.

www.izmirliahmetkaya.com

SORUN ONLAR DEĞİLDİR; SORUN SİZSİNİZ

Tüm dünya sizin yaratmanızdır.

Söylediklerinizden ya da yaptıklarınızdan
sorumlu olmak bir ŞEYDİR,
fakat yaşamınızdaki HERKESİN söylediklerinden
ya da yaptıklarından sorumlu olmak

tamamen bambaşka bir ŞEYDİR.

Kısaca gerçek, yaşamınızın
tüm sorumluluğunu üzerinize alırsanız,
o zaman gördüğünüz,
duyduğunuz,
dokunduğunuz,
tattığınız ya da
herhangi bir şekilde deneyimlediğiniz
ve tüm hissettikleriniz
her şey sizin sorumluluğunuzdur
çünkü O SİZİN YAŞAMINIZDADIR.

Bu da demektir ki, teröristlerin,
başbakanın, ekonominin,
aile içi problemlerin,
deneyimlediğiniz ve hoşlanmadığınız
her şeyin İYİLEŞMESİ size bağlıdır.
Olup biten bu deneyimleriniz
sadece içinizden dışa vurulmuş izdüşümleridir.

SORUN ONLAR DEĞİLDİR;
SORUN SİZSİNİZ.

Ve onları değiştirmek için,
öncelikle kendinizi değişmeniz gerekmektedir.
LEVH-İ Mahfuz ile buluşun,
değişimi başlatın ve kendinize
şu soruyu her zaman sorun:
“kendi içimde NE bu soruna neden oluyor
ve içimdeki bu sorunu NASIL düzeltebilirim?”

Bir aynanın önünde
kendi gözlerinizin içine bakarak
soracağınız bu sorudan sonra,
gözlerinizi gözlerinizden kaçırmadan,
kendinize “SENİ SEVİYORUM”,
“ÖZÜR DİLERİM” deyin.
Kendinizden özür dileyin,
kendinizi affedin.
Kendinizi sevemeden,
başkalarına gerçek sevgiyi gösteremezsiniz.
Yaşam kalitenizi yükseltmek istiyorsanız
önce kendinizi sevmelisiniz,
Yaşamınızı iyileştirmelisiniz.

Levh-i Mahfuz ile buluşun, 
SEVGİYİ özümseyin. 

www.izmirliahmetkaya.com

YAPABİLMEK = ŞİFA

YAPABİLMEK = ŞİFA

Ruhsal şifacılığın kökeni insanlığın
ilk dönemlerine kadar uzanır.

Anadolu topraklarındaki saf ve nitelikli uygulayıcıları aracılığıyla da yaşatılmış ve şifa arayışında olan pek çok varlığın iyileşme sürecinde umudu ve şifası olmuştur.

Zaman zaman her birimiz çeşitli seviyelerde sağlık sorunları yaşayabilmekte ve şifalanma ihtiyacı duyabilmekteyiz. Psişemizdeki, zihin ve enerji alanımızdaki çeşitli blokajlarımız ağrı, acı, fobi veya hastalıklar olarak karşımıza çıkabilmekte.
Sağlığımıza yeniden kavuşmak veya sağlığımızı korumak; yaşam kalitemizi, mutluluk ve içsel huzurumuzu artırmak amacıyla kendi kendimize uygulayabileceğimiz Ruhsal Şifa, her insan tarafından kolaylıkla öğrenilebilen ve uygulanabilen bir iyileştirme stratejisidir. Kendimize ve çevremizdeki insanlara sevgi ve şifa niyetiyle yardım edebilir, enerji alanımızın ve bedenimizin iyileşmesine bilinçli çabalarımızla destek olabiliriz.
Bu eğitim, yaşam amacımızın ne olduğunu, bu amaca hizmet eden bedenlerimizin sağlıklı olabilmesi için gerekli bütüncül şifa stratejilerinin ne olduğunu anlatmayı hedefler.

Bakış açımızı yeniden şekillendirmeyi amaçlarken 
en kadim iyileştirme sanatı olan 
Ruhsal BEDEN BİLİNCİNİ öğretmeyi hedefler.
Bunu LEVH-İ MAHFUZ’un BİZ bilinciyle yaparız.

Yapabilmek için olmak, 
olmak için bilmek gerekir. 
Bilmek ve uygulamak isteyenleri bekliyoruz.

www.izmirliahmetkaya.com

Hala KİLO probleminiz mi var?

Hala KİLO probleminiz mi var?

Bedeninizle konuşun aynanın önünde.
Ona deyin ki:
“Seni bu halinle SEVİYORUM.
Benimle olduğun için TEŞEKKÜR ederim.

Eğer herhangi bir nedenle
benim tarafımdan kötüye kullanılmış
olduğunu hissettiysen,
lütfen beni AFFET.
Beni taşıdığın için,
nefes alıp verebildiğim için,
kalbim attığı için sana teşekkür ederim.”

Gün boyu bedeninizi ziyaret et
ve ziyaretinin SEVGİ ve ŞEFKAT
ziyareti olmasına izin ver.
Bedenini bir hayat arkadaşın olarak gör,
bir hizmetçi olarak değil.
Tıpkı küçük bir çocuğa
konuşurmuş gibi konuş bedeninle.
Onunla dost ol.
Kendi kendine ikramda bulunabileceğin
ve bedeninin en çok sevdiği şey
SU’dur, farkında ol.

Bedeninin aç olduğunu hissedebilirsin,
ama aslında sana ne kadar çok
susadığını anlatmak istiyor olabilir.
SU içmek anılarını,
tekrar eden sorunlarını değiştirir
ve bedenin hepsinden arınmana
ve İLHAMIN içeri girmesine izin verir.

Unutmayın, sorunlarınız
bilinçaltında tekrar eden anılarınızdır.
Sorunlarınızın herhangi biriyle
ya da herhangi bir yerle
ya da her hangi bir durumla
hiçbir ilgisi yoktur.
Tekrar eden anılarınızı deneyimlediğiniz zaman,
bir seçim yapmanız gerekir.
Durup onlarla meşgul olabilirsiniz
ya da onlardan arınarak
serbest bırakmak için
Tanrısallıktan istekte bulunabilirsiniz,
böylece zihninizi asıl olması gereken
sonsuz bilinç düzeyine
yeniden getirmiş olursunuz.
Hafızanız boşaldığında da
siz Tanrının sizi tamı tamına yarattığı şekliyle,
kendi Tanrısallığınızla var olursunuz.

Sizler sonsuz bilinç konumundayken,
zamansız, sınırsız,
sonsuz ve ölümsüzsünüzdür.
Anılarınız, yazdırıldığı zaman,
bilinçaltınız zamanın, mekanın,
sorunların, belirsizliğin, kaosun,
düşünmenin, kopyalamanın,
taklit etmenin
ve İdare etmenin içine gömülürsünüz.

Anıların sizi yönetmesine izin vererek
zihninizin netliğini ve bununla birlikte de
Tanrı ile aynı çizgide olmayı kaybedersiniz.
Aynı çizgide değilseniz ilham da alamazsınız.
İlhamınız yoksa yaşam amacınız da yok demektir.

Arının, özgürlük ve huzurun kaynağının
kendiniz olduğunun bilincinde olun.

SİZ DEĞİŞİN, HER ŞEY DEĞİŞECEKTİR.

Değişimi çevrenizdeki insanlara 
tam olarak açıklamak ve anlatmak 
sorunları çözmeyecektir, 
değişmeniz çözecektir.

www.izmirliahmetkaya.com

KABUK

KABUK ?

İnsanlar duygusal olarak incindiklerinde
kendi içlerine kapanırlar.
Ama bu insanların yapmaları gereken şey,
estetik ameliyat olmak yerine,

bu yaraları yok etmektir.
Böylece bu sorun,
kabul edilebilir bir durum halinde
yeniden onarılır.

Sözel benzetmeler, bu insanların böyle durumlarda hissettiği şeylerin bir göstergesi olarak sık sık kullanılır. Bu tür insanlar, “kabuğuma çekileceğim” ya da “etrafıma bir duvar öreceğim” türünden şeyler söylerler. Tıpkı güvendiği erkek tarafından ihanete uğramış bir bayanın, “kendimi, başka bir erkek tarafından incitilebileceğim bir duruma asla sokmayacağım” demesi gibi.

Bir kabuk, birçok şeyi uzakta tutabilir
ama sizi de içinde tutar.
Eğer siz incitici bir şeyden korunmak için
çevrenize duvar örerseniz,
bu aynı zamanda öteki birçok yararlı
ve tatmin edici şeyi de sizden uzak tutacaktır.
Bu durumun acı ama komik olan yanı,
o çok korktukları YABANCILAŞMAYI
KENDİ KORKULARININ YARATMASIDIR.

Kabuklarınızı kırın, Levh-i Mahfuz ile buluşun. 
Yaratmanın bilincinde olun.

www.izmirliahmetkaya.com