“Fakir bir dünyada zengin olmak, bana uymaz”

1asiyaset

.

“Fakir bir dünyada zengin olmak, bana uymaz”

“Ortaya bir söz atarken,

bu sözün yanlış bilgi ve izlenim akışı

sağlayabileceği ihtimalini

gözönüne alarak,

sorumlu davranmaya

davet ediyorum dostlarımızı.

 Vaktim olmasaydı, görmeseydim,

Resmi Levh-i Mahfuz profilinden

benim zengin bir yazar olduğum

şayiasının yayılması sağlanacaktı.

Bir de

 ‘Ooo zengin yazar buRAK bey!’

lerle mi uğraşalım?

Zengin olmak elbette kötü birşey değil.

Ama ben değilim.

Fakir olduğum da asla söylenemez.

Son 15 senedir aynı standartlardayım.

Zengin de olsam,

fakir de olsam gururla söylerim.

Ayrıca fakirlik gibi

zenginliğin ölçüsü de evrenseldir.

Sizden ya da bir başkasından

daha zengin olması,

o kişiyi zengin yapmaz.

Türkiye’de en çok kazanan

100-200 yazar arasında ben yokumdur.

Olmak için sisteme uyum sağlamak gerekir.

O uyum bu kafa,

bu bedene hükmettiği müddetçe gelemez.

Kulağıma gelen bir başka dedikodu,

telefon faturası araştırmak suretiyle

ve 200 lira civarında olmasından hareketle

paraya para demeyen yazar yakıştırması yapılması.

Araştırmalarımızı daha adamakıllı yaparsak iyi olur.

 O 200 liranın 129 lirası,

taksitle almış olduğum iphone’un

24 aydır bitmeyen ödemesi.

Zaten ben telefonla da mecbur kalmadıkça konuşmam,

internet kullanırım.

Siyasetçi değilim fakat fena halde

spekülasyonlara açık bir pozisyonda

buluyorum kendimi.

 İnsanlara

Levh-i Mahfuz okumamak için

sebep lazım oluyor,

bulamayınca da uyduruyor.

Kendinle ilgili hiç istemediğin açıklamalarda

bulunurken buluyorsun kendini.

Kisaca mal beyanı verebilirim.

1 yıl kadar kendi kendimi idame edebilirim.

Herhangi bir evim,

arsam vesairem bulunmuyor.

Yaklaşık 20 yaşında bir araba var,

yayınevinden tahsisli.

 Bilgisayarlarım en iyisinden.

Bir gün insanlığın zenginliğine

ciddi bir katkı yapabilirsek

o zaman, o zenginlikten

kendi payımızı almaya yüzümüz olur.

Lakin fakir bir dünyada zengin olmak,

bana uymaz.

Elime çok para geçecek olursa da

bunu projelerimde kullanırım.

Zengin iltifat bir kelime olabilir,

benim için olumlu bir sıfat olmaz.

O yüzden

KELİMELERİNİZE dikkat etmenizi

 özellikle rica ederim.

Sevgiyle”

buRAK özDEMİR

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

GÜZEL ŞEYLERİN HAYALİNİ KURALIM

1anazim

.

GÜZEL ŞEYLERİN HAYALİNİ KURALIM

Türkiye’nin kaos içeren

kritik dönemleri hiç bitmez!

Dün olduğu gibi, bugün de

bizi devamlı geleceğimizle korkutuyorlar.

Ama biz biliyoruz,

bizim geleceğimiz çok aydınlık.

Mustafa Kemal Atatürk,

devrimlerini gerçekleştirdiğinde

Türkiye nüfusu 10 milyon,

Atatürk’e inanan insan sayısı yüzde 1’di.

Peki ya bugün,

Mustafa Kemal Atatürk’ün

Aydınlanmasından faydalanan

ve bundan asla vazgeçmeyecek

bilinçli insan sayısı

Türkiye de yüzde 50’nin üzerinde.

Dolayısıyla asla korkmayacağız.

Endişe ve kaygıya kapılmayacağız.

Bu günlerde olan biteni

vücuda girmiş bir virüs,

bir gribal enfeksiyon,

bir kanser hücresi gibi algılayacağız.

Sevgi, şefkat, merhamet ve AŞK ile,

Şifalanmayı, şifalandırılmayı bilenler olarak,

Buna kalpten inanıyoruz.

Türkiye’nin önü çok açık.

Karamsarlığa kapılan varsa eğer,

sokağa çıkıp gençlere baksın.

Biz bu mücadeleyi çoktan kazanmışız.

Sadece biraz zaman problemimiz var.

Ama artık o zaman da

BİZİM lehimize işliyor.

BuRAK özDEMİR’in deyişiyle:

“Şu dünya üzerinde kaç hayalperestsek,

güzel müziklere dalarak

şu dünyanın başına gelecek

güzel şeylerin hayalini kuralım,

güzel bir dünyayı yaşatmaya

kafamızdan başlayalım.

Göreceksiniz gerçek,

BİZ-im dünyamız OL-acak.”

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

“İNSAN-ın iç Evreni OL-madığında, Dış Evrenin de AN-lamı OL-maz”

1asahne

.

“İNSAN-ın iç Evreni OL-madığında, Dış Evrenin de AN-lamı OL-maz”

“İNSAN astrolojik bir edilgen değil,

ASTRONOMİK bir etkendir.

İNSAN baş-lı baş-ına 1 EVREN-dir.

İNSAN-ın iç Evreni OL-madığında,

Dış Evrenin de AN-lamı OL-maz.

İçeride yoksa,

dışarıda da bir Evren yoktur.

Güneş patlamalarının en şiddetlisi,

İNSANIN NEFSİNİN

alevli yüzünde vuku bulur.

1 koca Satürn’ün İNSANLIK üzerinde,

1 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK kadar

etkisi yoktur.

Güneş, ay ve yıldızlar

dünya TİYATRO-sunun

Yukarıda yanan sahne ışıklarıdır.

ASTROLOJİ,

SEN-aryoyu yukarıdaki ışıklara atfetse de,

Bu sahnede AKTÖR-ün dediği OL-acaktır.

BU HAYAT SAHNESİNDE;

YAZAN da

OYNAYAN da

SAHNELEYEN de

ALKIŞLAYAN da

YUHALAYAN da

Aynı malum kişidir.

SEN.”

Levh-i Mahfuz’dan.

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

Seçimlerimiz neyse ikili ilişkilerde bu doğrultuda deneyimlenir

1askile

.

Seçimlerimiz neyse ikili ilişkilerde bu doğrultuda deneyimlenir

Çevremizdeki canlılarla

özelliklede insanlarla ilişki kurmak

hayat denen bu yolculuğun

en temel konularından biridir.

Yüzyüze, gözgöze geldiğimiz

ikili ilişkiler kurduğumuz her insan ile

Tanrı’yı, dünyayı, evreni,

sonsuzluk ve ötesini

hatta en önemlisi kendimizi

özde kim olduğumuzu

daha iyi tanımamız için

BİZE AYNA GÖREVİ GÖRÜRLER.

Aile, hısım akrabalar,

eğitim süremizde öğretenler, arkadaşlıklar,

iş ve aşk deneyimlerimizde ki

huzurlu ya da çelişkili, travmalı ilişkilerin

her birinin kendine has yararları

ve zorlukları yaşamımıza birlikte yerleştirirler.

İyi kötü her yetişkin mutlaka deneyimlemiştir;

İnsanoğlunun hem en çok

sevgi dolu bir tutkuyla yaşadığı

hem de en çok zarar gördüğü

hatta zorlandığı alan ikili AŞK ilişkileridir.

Deneyimlerinizden hatırlıyorsanız;

Bizler sadece bu AŞK dolu ilişkilerde

korkularımız, endişelerimiz, kaygılarımız,

zayıflıklarımız ve daha bilemediğimiz

anlam veremediğimiz güç ve duygularımızla

son derece net bir şekilde yüzleşiriz.

Bu yaşamımızda arzuladığımız

ikili ilişki tarzını

her zaman hayatımıza giren

 insanlarda bulamayabiliriz.

Bu hayal kırıklıklarının en büyük nedeni

karmik olarak bu dünyada

gerçekleştirmeye niyet ettiğimiz

Tekamül konularımızla ilgili

Ruhsal Bedenimizin Tekamül amacıdır.

Seçimlerimiz neyse

ikili ilişkilerde bu doğrultuda deneyimlenir.

Her birimiz doğduğumuz günden

bu güne kadar öğrendiğimiz, kabullendiğimiz,

bize dayatılanlar hatta yasaklamalar

ve sınırlandırmalar ya da edindiğimiz

ideal ilişki kuralları ve dayatmaları ile

inanç duvarlarımız şekillenirken,

karmik görev bizleri farklı yollara

ve deneyimlere sokabilir.

Yaşadığımız dünyadaki maddesel isteklerimiz,

karşılaştığımız insanlardan beklentilerimiz

ve cinsel istek ve arzularımız,

iç sesimizle, öz bilincimizle kısaca

Ruhsal Beden ihtiyaçlarımızla çelişebilir.

Kendimizi, dinamiklerimizi

ve Ruhsal Bedenimizin Tekamül ihtiyaçlarını

ÖĞREN-mek ve FARKINDALIK YARAT-mak

hayatımızdaki çelişkileri

dengelememiz açısından yardımcı olacaktır.

YA KADERİNİ YAŞAYACAKSINDIR,

YA DA KADERİNİ AN BE AN

KENDİN YAZACAKSINDIR.

Levh-i Mahfuz,

kişilerin varoluştan bu yana

yaptığımız seçimlerimizi,

doğduğumuz günden bu güne

 ilişki potansiyellerini,

ikili ilişki tavır, davranış ve tarzlarını,

insanlardan özelliklede karşı cinsten

 hoşlanma ya da hoşlanmama nedenlerimizi,

bizi kendisine çeken ya da iten insanları

ve kendine çektiği partnerleri anlamakta

BİZ-e yardımcı OL-an

Tanrı enerjisiyle dolu

eşsiz bir yaşam rehberidir.

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

Her ölüm zamansızdır

1ASORUN

.

Her ölüm zamansızdır

“18 Ekim 2015 gecesi

daha önce hayatımda hiç yaşamadığım

bir deneyimi yaşadım.

Meditasyon modunda iken

ÖLÜM ANINI YAŞADIM.

RUHUN BEDENİ TERKETTİĞİ ANI,

RESMİ OLARAK YAŞADIM.

Bir saniyeliğine de olsa,

kalbin atışının

nasıl durdurulduğunu yaşadım.

Ve herşey birebir,

Levh-i Mahfuz’un YAZDIĞI

KAZAK ÖRNEĞİNDEKİ GİBİYDİ.

41 yıldır üzerimde olan

boğazlı kazak üzerimden çıktı.

O halde kaldım bir süre.

Geri dönüp dönemeyeceğimi

çok merak ediyordum.

Acılı bir deneyim miydi gibi sorular olabilir.

HUZURLA DOLU BİR DENEYİMDİ.

Tek huzursuzluk,

‘Ama burada yapmam gerekenleri

daha bitirmedim’ kısmındaydı.

YANİ GİTTİĞİN YERLE SORUNUN YOK.

SORUNSALIN GELDİĞİN YERLE İLGİLİ.

Eğer yapmak istediklerini yapabilmek

kısmet oluyorsa,

zamanı geldiğinde

muhteşem bir deneyim olacağını söyleyebilirim.

Artık ölümü yazarken,

yaşamış olduğum birşey olarak yazabileceğim.

YERDEN GÖKYÜZÜNE DOĞRU

DÜŞMEK GİBİYDİ…

Kitabın doğum gününün ilk saatlerinde

öldüm ve dirildim.

Bir anlamı olmalı.

Kuran’daki ölümü ve dirilişi

merak eden adam gibi…

Onun öncesinde çok acayip

bir ruhsal yolculuk daha yaşadım.

Onu da belki başka bir zaman paylaşabilirim.

Merhaba hayat diyelim şimdilik.

Kazağı tekrar giydirdiklerinde mutluluğu hissettim.

Demek ki yaşamayı SEVİYORUZ.

Yapmayı istediğimiz şeyi SEVİYORUZ.

Hayallerimizi SEVİYORUZ.

SEVİYORUZ, SEVİLİYORUZ.

En güzeli de bu zaten…”

“Her ölüm zamansızdır. Bu da beklenmedik bir ölümdü. Astral seyahat değil yakın ölüm deneyimi daha doğru. Bu biraz fazla yakın bir ölüm deneyimi oldu.”

“Anlamı olmalı”. Hayat bilgisayarımız kapatılıp yeniden açıldı. Bunun olumlu etkilerini bundan sonraki dönemde yaşayacağımı düşünüyorum.”

buRAK özDEMİR

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.