AURADA RENKLERİN GÖRÜNÜMÜ / ANLAMI

1auraanla

.

AURADA RENKLERİN GÖRÜNÜMÜ / ANLAMI

 

GÖKKUŞAĞI RENKLERİ

SAĞLIKLI OLDUĞUMUZUN HABERCİSİDİR.

HER RENK TONU MÜKEMMEL  GÖRÜNÜR.

DONUK RENKLER

NEGATİF ENERJİ YANSIMASIDIR.

ENERJİ HATLARININ DÜZGÜN OLUŞU

BOZULMA OLMADIĞINI  GÖSTERİR.

CANLI RENKLER

ENERJİNİZİN POZİTİF OLDUĞUNDANDIR.

***

SOLUK VE DONUK RENKLER

BOZUK ENERJİ GÖRÜNÜMÜDÜR.

BATIL İNANÇ KALIPLARINIZI DEĞİŞTİRMELİ,

GEÇMİŞE TAKILIP KALMAMALISINIZ.

SEVGİ, ŞEFKAT, MERHAMET VE AŞKI

YAŞAMINIZA YERLEŞTİRMELİSİNİZ.

KISACA BÖYLE BİR DURUMDA SİZİN,

BİZ OL-MAYA İHTİYACINIZ VARDIR.

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

AFFETMEK, MERHAMET DEĞİL ZEKÂ İSTER

1aaf

.

AFFETMEK, MERHAMET DEĞİL ZEKA İSTER.

“İşlenen hatanın getirdiği hayrı ve tekâmülü,

sana gösterecek organ ZEKA-dır.

Beynin hayat belirtisi gösterdiği ölçüde

İNSANLARI AFFED-er

ve SEVGİYİ YAŞA-maya başlarsın.

Bunu KAVRA-yacağın güne dek,

tarifsiz yanlışlarla dolu

BİR diyarda yaşamaya devam…

Çok AFFET-mek, az AFFET-mek,

BİR-azcık AFFET-mek OL-maz.

Konu 1 veya 0’lı dijital mantığın alanındadır.

Tamamen AFFED-emedikçe,

bastırılmış NEFRETİ-ni

GİZLEME-ye uğraşarak yaşarsın.

Kimseyi AFFED-emediği için

KENDİNİ AFFED-emeyen

BİR başka AFFED-ememe şekli de var.

Bu gaflet, zincirleme kaza şeklinde ilerliyor

ve son AFFED-ilmeyen OL-arak

SEN kalakalıyorsun.

Her türlüsü uzak OL-sun.

B-AŞK-a İNSANLARI AFFED-ememenin

en tehlikeli tarafı,

KENDİN-i hatasız OL-arak

görüyor OL-ma ihtimalindir.

Ve bu da OL-ağan BİR KENDİN-i

‘Tanrı’ sanma sendromudur.

Şayet kendi hatalarını görüyor ve

ancak sadece KENDİNİ-nkileri AFFED-ip

diğer insanlara

bu MERHAMET-i BAHŞET-miyorsan,

bu ise ken-DİNİ Tanrı sanarken

Şeytanlaştığını FARKET-meme sendromudur.

Her ikisi de SEN BİR-şeyleri DEĞİŞ-tirmedikçe

sonsuza kadar sürer.

Birilerini AFFET-mek

kimseyi başımızın tacı etmek değildir.

İhtimaldir ki BAĞIŞLA-dığımız insanla,

savaşmamız dahi gerekebilir.

EN iyi BAĞIŞLA-yanlar savaşırlar.

AFFET-tiklerimizle savaşmak,

MERHAMET-imizin uzantısı OL-ur.

Onu bulunduğu o zalim halden

kurtarmak için mücadele ederiz.

Ve bunu MUTLAK-a BAŞARI-rız.”

buRAK özDEMİR

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

Dünyanın sana özel yazılmış tek kitabı

1alm1

.

Dünyanın sana özel yazılmış tek kitabı.

”★”Hayatınıza girmeden önce sizi tanıyan,

size sorular sorup röportaj yapan

ve içeriğini size özel hale getirerek

size özel basılan DÜNYANIN TEK KİTABI.

 ”★” Avuçiçi bir ekranda,

ciltli bir kitaba göre

çok daha büyük puntolara sahip,

 ”★” Slayt gösterisi formatı sayesinde

kolaylıkla okunan,

gökyüzünde hareketli bir arkaplanın önünde

sizi başka dünyalara alıp götüren,

 ”★” Salladığınızda

ışın kılıcı sesi çıkararak

sayfaya ayraç koyan, not ekleyen,

”★” Yürürken

kitap okuma moduna sahip

”★” Okumayı bıraktığında

sana mesaj göndererek

seni tekrar çağıran

DÜNYANIN TEK KİTABI

 ”★”Türkiye’de doğdu,

yakında dünya yolcusu…

Pek alışık olmadığınız bir ifadeyle:

DÜNYADAN ÖNCE TÜRKİYE’DE

 ”★”TDG APP,

APPLE APPSTORE’DA

YAYINLANDIĞI SAATTEN İTİBAREN

1 NUMARADA.

DEVRİMİN ÖNSÖZÜ

✔ Bir kitap düşünün. Bu kitabın kapağını açtığınızda, önce o sizinle bir röportaj yapıyor. Bu röportajda sorduğu kritik sorularla sizin ruhunuzu tanımaya başlıyor. Yaşadığınız en büyük acı… Kurduğunuz en büyük hayal… Bir türlü kabul edilmeyen dua… Ölüm yoluyla yaşadığınız en büyük kayıp… Ve ruhunuza en büyük sıkıntıyı veren korku… Tüm içtenliğinizle ve kısaca cevaplıyorsunuz. Ve resim… Resimsiz röportaj olur mu? En aydınlık ortamda en güzel fotoğrafınızı çekiyorsunuz. Ya sonra? İşte sonrası bir mucize: Teknoloji ile Kitabın birleşiminden çıkan bir mucize. 40 baskı yapmış, 100 binden fazla okuyucusunun hayatını değiştirmiş Tanrı’nın doğum günü’nün Levh-i Mahfuz’un Size özel yazılmış bir versiyonu.

DÜNYADA BİR İLK.

✔ Size binlerce kere adınızla hitab eden bu kitap, en sadık dostunuz ve en büyük yolaçanınız oluyor. En büyük acının neler kattığını öğreniyorsunuz. Bir türlü kabul edilmeyen duanızdaki tersliği buluyorsunuz. Ölüm yoluyla yaşadığınız en büyük kayıp geri gelmiyor ancak onun şu anda nerede olduğunu öğreniyor, oraya giderken neler hissettiğini ve yaşadığı herşeyi öğreniyorsunuz. En büyük korku mu? Gitti bile. Kurduğunuz en büyük hayal? Artık ona bir değil bin adım daha yakınsınız.

✔Muhteşem deneyim burada bitmiyor.

Öyle bir kitap ki bu kitap, Elinize alıp salladığınızda Yıldız Savaşları’ndan hatırlayacağınız ışın kılıcı sesi çıkarıyor. Bunun anlamı ‘Bu sayfaya ayraç koyup favorilerinize eklediniz demek’. Kitabı düz bir kitap okuma deneyim zannetmeyin. Yavaşça hareket ettiğiniz gökyüzünde hareketli bulutların önünde okuyorsunuz kitabınızı. 600 sayfalık bir kitap 5000 slayda bölündü. Kitap okuduğunuz anlamıyorsunuz bile. İnternette ilgiyle okuduğunuz özlü sözlerin özü ve sözü 5100 sayfa boyunca hiç tükenmediği bir deneyimin tam orta yerindesiniz. Kitabın yürürken okuma modu var. Açtığınızda kamera yürüdüğünüz yolu kitap sayfası gibi arkaplana yerleştiriyor ve yürüyerek kitap okuyabiliyorsunuz. Veya Cafe’de birisini beklerken devam edebiliyorsunuz kitabınıza. Kur°an ayetlerinden bahsederken yüzünüzü gülümsetiyor [sürpriz olsun anlatmayalım] Kur°an ayetlerinin okunduğu yerde odanızın bir anda aydınlanması dikkatinizi çekiyor. Kitap iPhone’nuzun Flaşını yakmış. Uygulamanın kumanda menüsünü fazla aramayın. Telefonunuzu çevirip yatay hale getirdiğinizde facebook ve twitter ile entegre edilmiş kumanda merkezi emirlerinize amade bir biçimde sizi bekliyor. Telefonu dik konuma getirdiğinizda kitap kaldığı yerden devam ediyor.

✔ Bulunduğunuz yeri uzaydan gösteren bu kitabın diğer özelliklerini buraya sığdırmamız mümkün değil. Push Notification bildirimleri ile yazarı sürekli irtibattasınız. Push Notification bildirimleri ile kitaba yeni ve muhteşem satırlar ekleniyor. Kitap uygulamaya yapılan güncellemelerle bir bakıyorsunuz ki yüzlerce sayfa daha genişlemiş. Kitabın hiç bitmemesini istemiştiniz görünen o ki bu isteğiniz gerçek olmuş…

✔ Değerli Türk Okuyucusu,

Değerli iPhone Kullanıcısı, Bu devrim yurtdışından Türkiye’ye giriş yapan değil, Türkiye’de imza atılarak buradan tüm dünyaya yayılacak olan bir çalışmadır. TDG App, Levh-i Mahfuz İngilizce versiyonuyla birlikte yakında tüm dünyada yayınlanıyor olacak. Ve bir Türk okuyucusu olarak, bu gerçek ama en gerçek dijital kitap devrimini ilk yaşayanlardan olma fırsatına ayrıcalıklı olarak sahip olduğunuzu bildirmekten gurur duyuyoruz. Geceli gündüzlü 1.5 yıl süren bu teknolojik icat, Türkiye Applestore’da iphone/ipad ve ipod touch cihazlarla [ios 5.0 ve üzeri] uyumlu olarak sizi bekliyor. Bu arada, yayınlandığı ilk andan itibaren Levh-i Mahfuz ve TDG App’ı 1 numaraya yerleştiren ve ortalama 5 üzerinden 5 yıldız veren tüm okuyucularımıza teşekkürü bir borç biliyoruz.

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

İMGELEYEREK RENKLERLE BANYO

1aimge

.

İMGELEYEREK RENKLERLE BANYO

BEYAZ:

ARINDIRICI

SAFLIK – TEMİZ AKIL

BERRAKLIK

MOR:

RUHSAL YARATICILIK

MEDİTASYON – TANRISALLIK

MAVİ:

DİNLENDİRİCİ – HUZURLU

SEZGİSEL İLHAM VEREN

YEŞİL:

RAHATLATICI – FERAHLATICI

DENGELİ BOLLUK

İYİLEŞTİRİCİ

PEMBE:

MERHAMETLİ

HASSAS DUYGUSAL

KALBİ İYİLEŞTİREN

KOŞULSUZ AŞK

SARI:

YARATICI  – EĞLENCELİ

NEŞELİ  – AYDINLIK

İYİMSERLİK

TURUNCU:

CANLILIK – ENERJİ

CESARET  – MUTLULUK

KIRMIZI:

TUTKU  –  GÜÇ

UYARICI

RUHSAL ENERJİK GÜÇ

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

Can Dündar’ın savunmasının tam metni:

1acan

.

Can Dündar’ın savunmasının tam metni:

“MİT TIR’ları meselesini ilk yazan ben değilim.

Bu olay sizin de bildiğiniz gibi

bahsettiğimiz iki  yapının arasındaki kavgadan

ortaya çıkan bir şey.

Nasıl olur da bir ülkenin jandarması ile

istihbaratçıları birbirine silah çekecek duruma geliyor?

Nasıl olur da jandarma kolundan çekerek

istihbaratçıları ayağının altında ezer silahını alır? 

Nasıl olur da bir ülkenin savcısı

bir ülkenin valisi ile çatışma haline gelir.

İşte bu kurulan ikili yapının sonuçları bunlar.

Savcılar,

MİT TIR’larının nasıl çevrildiğini ifade ettiler.

Fotoğraflar yayınlandı.

Ve o MİT TIR’larının nasıl çevrildiğinin

görüntülerine ulaştık.

MİT dedi ki ülke dışına silah nakli yapılmıyordu;

ülke içine yapılıyordu.

Başbakanlık ise gıda ve insani yardım taşıyorduk dedi.

Sonradan bunun gıda olmadığı ortaya çıkınca

Türkmenlere gönderildi dendi.

O zamanki ana muhalefet genel başkan yardımcısı Tuğrul Türkeş dedi ki:

Ben bizzat biliyorum vallahi billahi

o TIR’lar Türkmenlere gitmiyordu.

O şahıs şu anda Başbakan Yardımcısı

gerekirse mahkemede

tanıklığına başvurulabileceğini düşünüyorum.

Bu görüntüler elimize ulaştı.

Ülkenin istihbarat teşkilatı kendi görev tanımında olmayan bir silah nakli gerçekleştiriyordu.Yani suç işliyordu. Bu ulusal hukukta da suç uluslararası hukukta da suç. Ben ülkemin milli menfaatlerinin yalan söylemekten geçtiğine inanmıyorum. Ben bu halkın milli menfatlerinin istihbarat teşkilatının kanun dışı silah ve insan ticaretinde olduğun inanmıyorum. Hiçbir suç gizli damgasıyla örtbasedilemez ve devlet yurttaşına yalan söyleyerek adil bir devlet olamaz.

Bir devlet adamının görevi böyle durumlarda devletin düştüğü zor durumdan kurtarmak olabilir ama hatırlatmak isterim ki gazeteci bir devlet memuru değildir. Benim görevim; halk adına devleti denetlemek, devlet bir hata yapıyorsa hükümet bir yanlış olaya bulaşmışsa kamu adına bunun hesabını sormaktır.

Uluslararası çapta yakısı olan bir olay..

Bir silah nakli..

Devlet adamları o TIR’larda ilaç vardı diyor.

İlaç kutularını kaldırdığınız zaman

içinde silah olduğunu görüyorsunuz.

Nereye gittiğini de bilmiyoruz.

Bundan birisinin hesap sorması lazım. Bu devlet içindeki çatışmadan olabilir. Uluslararası bir tezgah olabilir. Devlet radikal islamcıları silahlandırıyor olabilir ve hiçbir milli menfaaat bunu meşru göstermez.

Gazeteci olarak benim görevim kamuyu bundan haberdar etmektir. Bunu yaparak devleti de önemli bir yanlıştan  kurtardığımızı düşünüyorum.

Daha önce Susurluk’ta gördük.

Devlet illegal yollara başvurabiliyor.

Suçluluları kullanabiliyor.

Suç işleyebiliyor.

Çok rahatlıkla yaptığı vahim hataları

çok gizli damgalı dosyalarla

devlet sırrı haline sokup

kendini aklamaya çalışıyor.

Bunlara karşı çıktık ve yayınlayarak

belki devletin daha temiz bir topluma

 evrilmesine yardımcı olduk.

Bugün de aynı durum var.

Ne yazık ki devlet bütün uluslararası toplumun tepki gösterdiği bir silah ve insan ticaretine aracılık ediyor. Bütün uluslararası basında bunlar yer aldı. Biraz da milli sır -devlet sırrı- meselesinin biraz da  uluslararası boyutundan söz etmek isterim. Benim doktora tezim bu konudaydı. Dünya örneklerini inceledim.

Bunların en bilinenleri Watergate skandalıdır. Daha sonra Irangate skandalı gelir. Günümüzde Wikileaks belgelerinin yayınlanması yine bu konuyu gündeme getirdi. Burada temel mesele şudur:

Devletin güvenlik ihtiyacı var.

Bunun karşısında da halkın bilme hakkı

ve gazetecilerin ifade özgürlüğü var.. 

Bunlar çatıştığı zaman ne olur?

 Aslında temel konumuz bu.

Ben burada ifade özgürlüğünün

belli konularda devletin güvenlik ihtiyacının

önüne çıktığını düşünüyorum.

Hiçbir şekilde devletin suç işleme özgürlüğü yoktur.

Hiçbir güvenlik gerekçesi suçu örtmeye yetmez.

Eğer biz bu haber nedeniyle tutuklanır, yargılanır mahkum olursak, bu hem Türkiye’de hem uluslararası kamuoyu önünde bir yalan haber yaptığımız iddiasıyla olmayacaktır. Bu devletin halkına yalan söylediğini belgelediğimiz için olacaktır ve bütün mahkeme sürecinde biz bu yalanı belgeleriyle ortaya koyacağız.

Watergate’te aynı şey oldu. Devlet gizlemeye çalıştı. Sonunda olay başkanın istifasıyla sonuçlandı. İrangate’te Amerika’nın İran’a gizli silah satışını belirledi.Bütün sorumlular mahkeme önünde hesap verdi.

Wikileaks, Amerika’nın Irak’taki bütün suçsuz uygulamalarını belgeleriye ortaya koydu. Burada beni casuslukla itham edebileceğiniz hiçbir konu yok. Kendi ülkemizin istihbaratı dahil hiçbir ülkeyle ilişkim yok. Sözünü ettiğiniz Fetullah terör örgütüyle ilgim yok.

Bir casus düşünün ki elde ettiği bilgiyi ertesi gün okurlarıyla paylaşıyor. Bir casus düşünün ki paylaştığı haberden beş buçuk ay sonra karşınıza geliyor, beş buçuk aydır elini kolunu sallayarak geziyor. Ben yapılanın iyi bir gazetecilik olduğunu düşünüyorum.

Bugün olsa yine yayınlarım.

Kamuoyu iyi ki bunları öğrendi.

İyi ki Cumhurbaşkanı dün

‘silahsa silah ne olmuş yani’ noktasına geldi.

Böyle diyerek bu görüntülerin

montaj ve sahte olduğu iddialarını da

boşa çıkartmış oldu, kabul etti.

Bu bile bize yönelik suçlamanın

düşmesi için yeterli olduğunu düşünüyorum.

 

Cumhurbaşkanı

‘silahsa silah ne olmuş yani diyorsa’

 ben de

‘ haberse haber ne olmuş yani’ diyorum.”

(HABER MERKEZİ)

.

www.izmirliahmetkaya.com