.
.
Demokrasiye tahammül edilemeyen rejimlerde
yargı ve basından oluşan
iki kontrol sistemi yok edilmeye çalışılır.
Bu ikili, her demokrasinin temel unsurudur.
.
.
.
Demokrasiye tahammül edilemeyen rejimlerde
yargı ve basından oluşan
iki kontrol sistemi yok edilmeye çalışılır.
Bu ikili, her demokrasinin temel unsurudur.
.
.
.
SİZ DEĞİŞİRSENİZ HER ŞEY DEĞİŞECEKTİR
Bu gün gündemimizde Taksim Meydanını haksız yere kapatan, Sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerini önerilerini
hatta anayasal hakları olan isteklerini ciddiye almayan,
sonuçta birlikte, bir arada yaşadığı bu toplumun insanlarını
ikna etmeyi bile başaramayıp, tomalarla, gaz bombalarıyla,
öfke ve vahşetle dolu polis coplarıyla ikna etmeyi seçen
zorba, zalim ve DECCAL olmayı seçmiş
bir iktidar ve bir başbakan var.
1 Mayıs’ta yaşanan haksızlıkları, devletin vatandaşına
terörist muamelesi yapmasını, polisin insan haklarını
tümüyle ihlal eden vahşetini, kurtarılmış bölgeler ilan edercesine
anlamsız bir meydanlara sokmama anlayışını eleştirmek için,
inanın solcu olmaya, dinsiz olmaya,
anti kapitalist Müslüman olmaya hatta
daha da ileri götürün bakışınızı İNSAN bile olmaya gerek yoktur.
Sonuçta çevrenize ülkenize bir kez daha dikkatli bakın;
Taksim meydanında, Kızılay meydanında
İşçi Bayramı kutlamanın suç olduğu bir ülke oldu artık burası.
Marjinal olmak, terörist ilan edilmek,
sokak ortasında işkence görmek, bu ülke için,
bu ülke insanı için çok normal bir hale geldi.
Eğer bir ülkenin normallik seviyesi,
insanlık değerinin altına inmişse
artık o ülkede bir şeylerin değişmesi,
değişmesi için bilinçlenmesi,
bilinçlenebilmesi için de
LEVH-İ MAHFUZ ile buluşması gerekmektedir.
Artık insan olmanın, kibar davranmanın,
seven-sevilen biri gibi nazik olmanın ve davranmanın,
asabiyeti, öfkeyi ve nefreti kendi içinde patlatarak gizlemenin
“kasıntılık” hatta “marjinallik” olduğu bir çağda yaşıyoruz.
İsteriz ki, umut ederiz ki, 1 Mayıs’ta alanlarda
sıra sopa dövülen öğrencilerin, gaz bombalarıyla
nefesleri kesilen evlerde mahsur çocuk ve bebeklerin,
coplarıyla adam dövmeyi biber gazıyla kafa yarmayı
marifet sayan polislerin ve bu vahşeti yaratan polisleri
kahraman hatta destanlar yazmış gibi ödüllendiren,
her gün televizyonu açtığımızda
ne saçmalayacağını merak ettiğimiz
kendine ve ailesinin dışında hiç kimseye hayrı olmayan
DECCAL bir Başbakan’ın yönettiği ülkede yaşamayalım artık.
DEĞİŞİN, ÇEVRENİZİN DEĞİŞMESİNİ BEKLEMEYİN.
SİZ DEĞİŞİRSENİZ HER ŞEY DEĞİŞECEKTİR.
.
.
.
.
“TEKAMÜL, içinde huzur bulduğun kelimenin “BİZ” olmasıdır.”
“KANAL olmanın bir de vergisi vardır.
Sana verilenin karşılığında senden bir şey alınacaktır.
Sana verilen KADİM bir bilgiyse senden karşılığında alınan şey,
senin EGON olacaktır.
Egon çekilip alındığında, taşıdığın bilgiden
dünyevi bir TATMİN olanağın da elinden gitmiş olur.
Çalışmamızın sonunda BENLİK duygunu
yitirmiş olacağını şimdiden söylemeliyim.
O günden sonra “NEDEN SEN?” diyenlere
cevaben “BEN sadece…” dediğinde ağzından çıkan
BEN kelimesi bile seni RAHATSIZ edecektir. “
“TEKAMÜL, içinde huzur bulduğun kelimenin “BİZ” olmasıdır.
Bu vergi, sen farkında olmadan senden tahsil edilir.
Bu EGOYLA yüklü bir İnsanın bilmediği bir boyuttur.
Farklı bir yaşamdır bu ve buna alıştıkça
MUTLULUĞU daha yakından yaşamaya başlayacaksın.”
LEVH-İ MAHFUZ – buRAK özDEMİR
.
.
.
LEVH-İ MAHFUZ’un giriş kapısında,
“Bundan daha ötesini biliyorsan, BİZ sana tabi olmaya hazırız.”
yazar.
buRAK özDEMİR
.
Güzel Kur-an‘ın Ecir s. 27-28-29-30. Ayet
“Ey huzur içinde olan can!”
“O, senden, sen de O’ndan hoşnut olarak Rabbine dön!”
“Ey can! İyi kullarımın arasına gir.”
“Cennetime gir.”
.
.
.
.
“CEHENNEM, yakıp, yıkan, kavuran bir İNANÇTIR”
TANRISALLIĞIN bitirme tezi, İNANÇLARIN kıyametinden geçer küçüğüm.
İnançların mı seni yönetiyor, yoksa sen mi inançlarını yönetiyorsun?
bu soru, HAKİKAT çizgisinin neresinde durduğunu gösteren sorudur.
CENNET inançlarına hükmedebilenlerin yurdudur.
CEHENNEM ise inançlarına TUTSAK düşenler içindir.
Cehennem, yakıp, yıkan, kavuran bir İNANÇTIR.
İnançlarına hükmedemeyenler SONSUZA kadar içeride kilitli kalırlar.
Bu yüzden ve ne yazıktır ki,
CEHENNEM SADECE İNANANLAR İÇİNDİR.
LEVH-İ MAHFUZ – buRAK özDEMİR
.
.