EN MÜKEMMEL ESER, İNSANIN KENDİ HAYATIDIR.

EN MÜKEMMEL ESER, İNSANIN KENDİ HAYATIDIR. Bireyin Ruhsal Bedeninin farkında olarak bu hayatı yaşaması, bir medeniyet ülküsü içerisinde KADERİNE sahip çıkarak yaşamasını gerektirir. Köklü bir uygarlığın insanlığa bıraktığı bu FARKINDALIK mirasından yeterince faydalanmak için yüreğimizi genişletmeli ve iç sesimize odaklanmalıyız. Aklın, gönlün ve ruhun terbiyesindeki diriliş için Levh-i Mahfuz kapısından içeriye girmeli ve öyle yaşamalıdır. […]

Şükran duymak ıstırap çektiğimiz için MEMNUN olduğumuz anlamına gelmez.

Şükran duymak ıstırap çektiğimiz için MEMNUN olduğumuz anlamına gelmez. Şükran duymanın yani ŞÜKRETMENİN değeri her türlü takdirin ötesinde bir şeydir. Öyle ki bu değeri abartmak imkansızdır. Benzer frekansa sahip iki diyapazon olumlu bir tını yayarlar, çünkü ahenk içinde titreşirler. Şükran hissi de benzer bir işleyişle, kişinin frekansını TANRISAL ZEKA ile uyumlu bir hale getirerek o […]

Eşler birbirini sevmeyi öğrenebilir.

Eşler birbirini sevmeyi öğrenebilir. Levh-i Mahfuz ile eşler, bütün meselenin bir gömleğe birlikte girmek olduğunu anlayacak, BİR olmanın BİZ olmanın bilincine varacak ve eş sevgisinin, AŞKIN cinsellikten ibaret olmadığını öğrenecek. Levh-i Mahfuz ile birbirini seven insanlar mutluluğu maddenin ötesinde arayacak, evlilik hazırlığının sadece eşyadan ibaret olmadığını kavrayacaklardır. Levh-i Mahfuz ile SEVGİ iletişimi kurma uzmanı olacaksınız. […]

Davranışlarının yeryüzünün maddeci ve kapitalist sistemine adapte edilmesine izin verme.

Davranışlarının yeryüzünün maddeci ve kapitalist sistemine adapte edilmesine izin verme. İlk MEDİTASYON denemesi ya da denemeleri, insanda unutulmayacak izler bırakır. Bunlar çok derin bir mutluluk, esenlik, özgürlük, ferahlık duygularının yaşanmasıdır. Artık dünyanın önündeki sis perdesi, adeta bir rüzgar esintiyle dağılmıştır. Bu durum AN da kalabilme ya da sonsuzluk bilinci diyebileceğimiz, IŞIK BEDEN BİLİNCİYLE, ANI deneyimleyebilme […]

BU SİZİN HİKAYENİZ

BU SİZİN HİKAYENİZ BİZLER evrenle beraber doğduk. Aile ağacımızın kökleri Asya, Avrupa VEYA Afrika’ya değil, büyük patlamaya yani varoluşun OL emrine dayanır. Bu kökler gerçekte öyle eskidir ki, öncesi yoktur. Çünkü ondan öncesinde ZAMAN diye bir şey yoktur. Zaman BİZLERİ meydana getirecek gizemli bir enerji noktasının OL emriyle patlamasından sonra doğduğunda, uzay genişlemeye başlamıştır. Ve […]