Eğer şimdi 55 yaşındaysanız, yolun yarısında sayılırsınız.

.

.

Eğer şimdi 55 yaşındaysanız, yolun yarısında sayılırsınız.

Mucize, fiziksel ve metafiziksel bilimler

birleştiklerinde ortaya çıkacaktır.

Dünya üzerinde tıbbi ya da şifa aktarılabilen

tüm yöntemlerin hepsi işe yarar.

Zira siz Tanrısalsınız, yaratıcısınız.

Farkında olmalısınız,

özelliklede Levh-i Mahfuz ile buluştuysanız.

Eğer bir yönteme inanıyorsanız, o işe yarar.

Sizin Ruhsal bedeninizin enerji alanı

geçici olarak başkalarınınkiyle karışabilir

ve onlara ahenkli ve onarıcı titreşimlerle şifa sunabilir.

İşte, bir insan başkalarının iyileşmelerine böyle yardım edebilir.

Yaratımlar ya da mucizeler,

daima onları yaratan kişinin birer yansımasıdır.

Yaratımınız sizin yaydığınız aynı enerjiyi yansıtır.

Kutsal kitaplarda geçen,

“İnsan Tanrı’nın suretinde yaratılmıştır”

sözünün anlatmak istediği şey budur.

Tabi sizin için İnsan ve Tanrı’nın BİR

ve aynı olabileceğini düşünmek ilginç olabilir.

Bilin ki, Kur’an’da Tanrı sizinle konuşurken

hep “BİZ” diye hitap eder.

Biz birliğin dillendirilmiş halidir.

Medyum değiliz, denmesini de istemeyiz

ama farkında olmalısınız,

insanlık artık Tekamülün öyle bir düzeyindedir ki,

ellili yaşları geçenler çok uzun zaman yaşadıklarını düşünebilirler,

 ama en azından bir on yıl daha yaşadığınızda

ortalama insan ömrünün yüz yirmi yıla

çıkabileceğini görebilirsiniz.

Kısaca, eğer şimdi 55 yaşındaysanız,

yolun yarısındasınız demektir.

Fizyoloji alanında çok şeyler olmaktadır.

Mucize, fiziksel ve metafiziksel bilimler

birleştiklerinde ortaya çıkacaktır.

Bu şimdi fizik alanında ve Ruhsal Beden ile

Toprak Beden arasındaki bağlantıyı

anlamaya başladığınız alanlarda gerçekleşmektedir.

Levh-i Mahfuz’u özümseyip

Hakikati yaşamınıza yerleştirdiğinizde,

sizin için anlaşılması çok zor görünen

ve olagelmiş şeyler çok daha açık hale gelecektir.

Zira HAKİKAT basit, sade ve anlaşılırdır,

karmaşık ve sır değildir.

Levh-i Mahfuz ile buluşun ve yaşamınızın keyfini sürün.

 

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

ÖNYARGISIZ, NÖTR BİR ŞEFKATLE YARGILAMADAN

.

.

ÖNYARGISIZ, NÖTR BİR ŞEFKATLE YARGILAMADAN

Dünyada gördüğümüz ikilik hali,

yani DOĞRU-YANLIŞ, İYİ-KÖTÜ vb.

ruhun nötr hali ile belirgin bir tezat oluşturmaktadır.

Kişilik/BENLİK, hayat nehri üzerinde

akan her şeyi YARGILAMA eğilimindeyken,

ruh/IŞIK BEDEN sessizce nehir kenarında oturup

dikkatle etrafı seyretmekte ve

ÖNYARGISIZ, NÖTR BİR ŞEFKATLE

YARGILAMADAN hayatı gözlemlemektedir.

Derin bir içsel huzur hali

bu nötralizeyi hatırladığımız zaman ortaya çıkmaktadır.

Sizlere her vesileyle önerdiğimiz

LEVH-İ MAHFUZ kitabının amacı da,

sizlere kişilik/BENLİK bilincinden

RUH/IŞIK BEDEN BİLİNCİNE yönelik

bir açılıma yardımcı olmasıdır.

Böyle bir açılım ise,

hayatın getirdiği acı verici durumlara karşı

koruyucu bir objektiflik, bir nevi tarafsızlık sağlamaktır.

Bu tarafsızlık hali söz konusu hadiseleri ortadan kaldırmaz,

bununla beraber yol açtıkları ıstırabı azaltabilir.

Levh-i Mahfuz ile buluşun ve yaşamınızın keyfini sürün.

 

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Bizim mahallenin efesi Güneş’tir.

.

.

Bizim mahallenin efesi Güneş’tir.

“Evren, uçsuz bucaksız bir ülkeye benzer.

Eyaletler, şehirler, mahalleler

ve birbirinden farklı özelliklere sahip

bölgelerden oluşan koskoca bir ülkeye.”

“Güneş Sistemi bu ülkenin büyük şehirlerinden biri olan Samanyolunda yer alan ufacık bir mahalledir.

Ve BİZLER ev kurmaya, çocukları büyütmeye

elverişli bulduğumuz için o mahallenin

bir köşesine yerleşmişizdir.

Bizim mahallenin efesi Güneş’tir.

Samanyolu söz konusu olduğunda,

Güneş ufacık bir kedicik gibi

sadece azametini yitirmekle kalmaz,

aynı zamanda hem kendisi hem de BİZLER için

kozmik tehlikelerin boyutları da artar.”

“Evrende 100 milyar galaksi bulunurken,

samanyolu galaksisinin nüfusu 300 milyardır.

Samanyolunda bulunan yıldızlar,

galaksinin merkezi etrafında farklı hızlarda döner.

Güneş de aynısını yapar.

Dünya nasıl Güneşin etrafında dönüyorsa,

Güneş de Samanyolunun etrafında,

bir turunu 220 milyon yılda tamamladığı bir yörüngede döner.

 Samanyolu galaksisinin tam kalbinde

dev bir kara delik bulunur.

Bu karadeliğe SAGİTTARİUS-A ismi verilmiştir.

Her galaksinin ortasında büyük kütleli

bir karadelik bulunduğu tespit edilmiştir.

Bizim karadeliğimiz, Güneş’in 4 milyon katı bir kütleye sahiptir.”

“220 milyon yıl, ilk bakışta bir galaksinin

büyüklüğü hakkında tam bir bilgi vermeyebilir.

Ama ya Güneşin bu yolculuğu yaparken

saniyede 257 kilometre yol aldığını bilseydiniz.

Şimdi kendinizi 1 saatte değil 1 saniyede

257 km hızla giden bir otomobilin içinde imgeleyin.

Güneş’in bu hızla giderken, galaksinin çevresini

ancak 220 milyon yılda tamamlayabilmesi,

sanırız büyüklük hatta sonsuzluk hakkında

daha doğru bir bilinç verecektir size.”

Sonsuzluk bilincini kavrayabilmeniz için

bir örnekleme sunmak istedik.

Sizlerde her şeyin sonsuzluk boyutunda

sahibi olan Tanrı’nın bir parçası, yani Tanrısal olarak

sonsuzluk boyutunda sevgi, şefkat, merhamet,

aşk, bilgi ve zaman sahibisiniz.

Yaşamınıza Levh-i Mahfuz’u yerleştirin

ve paylaşın bu sonsuzlukları.

Şu andan itibaren yaşamınızın keyfini sürün.

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Bizi ziyaret etmek istiyorsanız, buradayız.

.

.

Bizi ziyaret etmek istiyorsanız, buradayız.

Mahrem, mahremiyet ve siz,

farkında olmalısınız

aslında hiçbir mahremiyete sahip değilsiniz.

Eğer Ruhsal Beden bilincinde iseniz

bilmelisiniz ki yalnız değilsiniz.

Her hareketiniz her eyleminiz gözlem altında,

sakınma ve örtünme ile kimi,

neyi kimden sakladığınızı sanıyorsunuz.

Her günün her anı yaptığınız her şey izleniyor

ve çoğu kez yaptığınız şeylerden dolayı onurlandırılıyorsunuz.

Ruhsal rehberleriniz olsun,

şifacı ruhlarınız olsun

sizi seven AN olarak yeryüzünde bedenlenmiş

tüm Ruhsal bedenler her AN sizinle birlikte.

Her şükrettiğinizde, her yardım istediğinizde,

her çaresiz kaldığınızda ve her sevincinizde

tüm bu çağrılarınızda, aslında sizler

o Ruhsal varlıkları yanınıza davet ediyorsunuz.

Kısaca çağrılarınız aynen;

“eğer yardımıma koşacak ya da sevincime ortak olacak kim varsa ve gelip BİZİ ziyaret etmek istiyorsa, işte buradayız.”

Bu kısaca böyledir.

Sizler dua ederken, meditasyon yaparken,

gözleriniz kapalı sukut ederek iç sesinize odaklandığınızda,

birilerini anarken aslında yaptığınız

diğer tüm Ruhsal bedenlere bir çağrıdır.

Ve onlar o AN yanınızdadır ve sizinle birlikte

sizi ya da arzuladığınız kişi ya da kişilere şifa verirler.

Burada NİYET çok önem taşır.

Niyetlerinizi sembollerle

ya da matralarla da destekleyebilirsiniz.

Levh-i Mahfuz ile buluştuysanız,

“ELİF-LAM-MİM” matra ve sembollerinin farkındasınızdır.

Evet, bu harflere iyi bakın, onlar dünyayı değiştirecektir.

Tabi önce sizler Levh-i Mahfuz ile buluşup

kendinizi değiştirdikten,

kişisel devriminizi gerçekleştirdikten sonra.

Az önce çağrı dedik ya,

sözünü ettiğimiz bu çağrı kalben, zihnen,

konuşarak sözcükler ile ya da sembollerle yapılabilir.

An itibariyle en güçlü sembol

“ELİF-LAM-MİM” dir.

Bu sembol tüm yaşam formlarında

tüm boyutlarda görülebilen

ve kullanılabilen bir semboldür.

Bu sembolü kullandığınızda,

tüm boyutlardan gözlenebileceğinizin bilincinde olun.

Bu sembol bütün zaman ve uzay boyutlarını kapsayan

tüm EVREN boyunca görülen bir işarettir.

O bir tetik görevi yapar ve siz

batıl inançlarınızdan sıyrılabildiğiniz müddetçe

tüm Ruhsal bedenlere arzuladığınız

her türlü çağrıyı yapabileceksiniz.

İster şifacı olun ister yalın bir meditasyon uygulayıcısı

hiç fark etmez, Levh-i Mahfuz ile buluştuysanız artık

farklı bir BİLİNÇ düzeyindesiniz

ve bunun keyfini çıkarmaya bakın.

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Biz istesek de istemesek de, REİKİ ENERJİSİ vardır

.

.

Biz istesek de istemesek de, REİKİ ENERJİSİ vardır

İyi bir arkadaşımızın ziyaretinden

veya sevdiğimiz birisinin mesajından dolayı

neşelendiğimizi söyleriz hep.

Bunu bir adım daha ileri götürürsek,

bu sevgi gönderiminin kişisel bir yakınlıkla yapılması,

yüz yüze yapılması, şimdi de REİKİ ile

şifa verme tekniklerinin kullanılması,

bedenin elektrik sistemini fazlasıyla şarj eder.

Zararlı yan etkileri olmaksızın veya ilaç kullanımı olmadan,

belirli bazı semptomları veya ağrıları azaltmak

veya saf dışı bırakmak ve bu şekilde, bedene,

kendi kendini iyileştirmesi için şans tanımış olmak.

Bu tıpkı, bir arabanın aküsünün azalmış olması

ve çalışmaması, ancak akünün her yerde var olan

elektrikle (evrensel enerji-REİKİ) şarj edildikten sonra

çalışmasına benzer.

REİKİ ENERJİSİYLE şifa aktarımının etkileri,

bağlı olduğumuz herhangi bir inanç sistemiyle

hiç bir bağlantısı olmaksızın, aynıdır.

Ve bu iyileşmeye, bazen de gerçekten dramatik yararlara,

 iyileşecekleri inancının var olmasının mümkün olmadığı,

küçük çocuklarda ve hayvanlarda da tanık olunmuştur.

Biz istesek de istemesek de,

REİKİ ENERJİSİ vardır

ve gönderildiği zaman da

karşıdaki kişi tarafından alınır.

Tıpkı bir sevgiliden gelen mesaj gibi

ve aynı şekilde şaşırtıcı olan şey,

enerjiyi gönderen kişinin de payına düşen

sağlık ve iyilik-huzur halidir.

Uygun şekilde yapıldığında,

bu enerji aktarımı spontane bir şekilde gerçekleşir

ve çok basit olarak, gönderici tarafından,

nazikçe yönlendirilir ve alıcıya kanalize edilir.

Motive edici faktör ise, güçlü bir sevgi duygusu

ve kişiye yardım etme isteği olmalıdır.

“BEN” yaptım gibi egoistçe  bir düşünce değil.

Başarıları nasıl elde ettikleri sorulduğunda,

en büyük şifacılar, “BİZİM yaptığımız bir şey yok” derler.

REİKİ enerjisini gönderen kişi ne kadar açık

ve sevgi dolu olursa, bu sevgi enerjisi diğer tarafa,

yine hiç hafiflememiş olarak geçebilir

ve her ikisini de gerçekten harika bir şekilde güçlendirebilir.

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.