NE-NE-NASIL-NEYE?

.

.

NE-NE-NASIL-NEYE?

Ne konuştuğunuzun, ne düşündüğünüzün,

nasıl davrandığınızın ve neye inandığınızın

bilincinde misiniz?

Farkında olmadan, çoğu kez

inanmadığınız şekilde konuşur,

inanmadığınız şekilde düşünür

ve inanmadığınız şekilde davranış sergilersiniz

ve tüm bunlar olup biterken de

EVRENE kendinize özgü titreşimler yayarsınız.

Bu, siz bir kapıdan içeri girmeden,

sevdiğiniz kişiye ilk duygularınızı fısıldamadan,

haksız yere suçlanıp tutuklanmadan,

çalan telefonu açmadan,

bir toplantıya katılmadan,

tehlike içeren bir olay yerinden ayrılmadan,

başkalarıyla el sıkışmadan önce

HİSSETTİĞİNİZ titreşimdir.

Bu titreşim AN gelir tüylerinizi ürpertir,

AN gelir soğuk soğuk terletir,

AN gelir gülmekten kendinizi tutamazsınız,

AN gelir birden bire gözyaşlarına boğulursunuz.

Bedeninizdeki her bir organ faklı bir titreşimdedir

ve bu organların tümünün oluşturduğu

titreşim bütünlüğü ise sizin titreşim imzanızdır.

Bu imzanızla uyumlu müzik dinler

ve uyumlu seslere kendinizi daha yakın hissedersiniz.

Farkında mısınız, sevdiğiniz müzik türü

bir başkası için gürültüden başka bir şey değildir.

İnsanlar her zaman KALPTEN gelen bir titreşim yayarlar

ve bu yaydıkları titreşim eğer SONSUZ SEVGİ ile özümsenmiş,

AŞK ile doldurulmuş bir titreşim ise,

her zaman çevresinde bulunanlara

şifa aktaran bir konumdadırlar.

Bazılarımız ellerimizle şifa veririz.

Böylece ellerimizi bir başkasının bedeni üzerine koyarak

onda bir FARK yaratırız.

Aynı farkı uzaktan yine ellerimiz yardımıyla da

enerji aktarımı yaparak yaratabiliriz.

Birçok insan sözcüklerle şifa dağıtabilir.

Ses tonu ile bu gerçekleşirken,

bir şarkıcının şarkı söylemesi

hatta sesinin tonu bile dinleyenleri mest edecektir.

Bazı insanlar faklı titreşim boyutunda

sadece dokunarak ya da sadece SEVGİ sözcükleriyle bile

bir FARK yaratıp şifa verebilirler.

Günümüzde geleneksel tıbbın yaptığı şey,

yani reçeteye yazılı olan ilaçlar

ya da genetiği değiştirilmiş bitkiler de diyebiliriz bunlara,

işte bunları bedenimize sokmak da

titreşimi değiştirmenin bir başka yolu olarak düşünülebilir.

Levh-i Mahfuz’u okuyarak, özümseyerek

ve yaşamınıza yerleştirerek, farkında olmadan

bir bilinç düzeyinden bir başka bilinç düzeyine geçtiğinizde,

çok daha farklı ve yüksek bir titreşim seviyesine

odaklanacaksınız ki, bu durumda

Toprak bedeninizin yoğunluğunun

azaldığını hissedeceksiniz.

Biz buna RUHSALLAŞMA deriz.

 

Levh-i Mahfuz yüzyılının tadını çıkarın artık.

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

AŞ- ure ZAMANI

.

.

AŞ- ure ZAMANI

Gece yarısı davullar çalınmıyor, akşamları top patlatılmıyor, lüks iftar sofraları kurulmuyor, sokakta yemek yedi sigara içti diye kimse öldürülmüyor, ”oruç tutmuyorsan da saygı duy da ortalık yerde yemek yeme” diye kimse ile tartışılmıyor.

Milyonlarca insan oruç tutuyor ve onlar orucunu tutarken ülke iki ayrı kutba bölünmüyor.

Nasıl bir BİLİNÇ düzeyinde olduğunuzun farkında olun.

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Aşırı ZEVK düşkünlüğü ve hastalıklar

.

.

Aşırı ZEVK düşkünlüğü ve hastalıklar

Bu, abartılmış korku gibi cehaletin ince bir şeklidir.

Çünkü, eğer insanlar tamamen bilge olsalardı,

bedensel işlevlerinden aşırıya kaçmadan zevk alırlardı.

Doğanın aldatılamayacağını ve eninde sonunda

içgüdüsel gereksinimlerinin ötesine gittiğinde,

bedelini ödeyeceğini bilirdi.

Zevk düşkünlüğü tütün, alkol ve

diğer zevk verici uyuşturucuların kullanımı gibi,

en başından itibaren zararlı olduğu bilinen

bir unsuru içerebilir.

Kurban aslında bu gerçeğin farkındadır,

fakat aldığı zevkin daha sonra ödemesi gereken

bedele değdiğini düşünür ya da ondan kaçınırken

bir şekilde şanslı olabileceğini düşünür.

“Atın ölümü arpadan olsun” der geçer.

Öte yandan insanın düşkünlüğü,

fazla yemek yeme, fazla seks

veya fazla çalışmada olduğu gibi

aşırıya kaçılmaması şartıyla,

zararsız bir doğaya da sahip olabilir.

Sonuçta, insanın bir otçuya,

kimyacıya veya doktora,

tüm kötü sonuçları yok edecek

bir ilaç vermesi için PARA ödeyerek,

karma kanunundan

kurtulabileceği inancı yatmaktadır.

Maddesel olan bu alemde her şeyin

parayla satın alınabileceği bilinci yaygındır.

Bu tür bir inanç aldatıcıdır,

çünkü ilaçlar

insanların eylemlerinin sonuçlarını yok edemezler,

sadece belirtilerini azaltabilir

ve biraz daha zaman kazandırabilirler.

Karmayı,

kaderi,

kederi

ve kadir olma bilincini

sana HAKİKAT sözcükleriyle anlatacak tek kitap,

1000 yılın Kur’an Tefsiri Levh-i Mahfuz’dur.

 

Farkında olmalısın.

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

HAYIR, OLMAZ, YAPAMAZSIN DEMEYİN…

.

.

HAYIR, OLMAZ, YAPAMAZSIN DEMEYİN…

.

SEVGİ, ŞEFKAT, MERHAMET,

AŞK, ZAMAN ve BİLGİNİZİ

PAYLAŞIN ONLARLA…

.

.

www.izmirliahmetkaya.com

SEVGİ VİBRASYONU yaratmalısın

.

.

SEVGİ VİBRASYONU yaratmalısın

 

BİREY AÇISINDAN YARGI VE ELEŞTİRİ

ISTIRABIN BİR SONUCUDUR.

RUH AÇISINDAN İSE ISTIRAP

YARGILAYICI VE ELEŞTİREL YAKLAŞIMIN BİR SONUCUDUR.

Uyanıp da asla zarar görmeyen

ÖLÜMSÜZ RUHLAR olduğumuzu hatırladığımız zaman,

hayatın zorlu deneyimlerine yönelik

YARGILARIMIZ da son bulmuş olur.

Tüm bu hüküm ve yargıların yerine, ıstırap azaltan

ve MUTLULUĞU mıknatıs gibi çeken bir tarafsızlığı kucaklarız.

Benlik algımızı kişilikten RUHA doğru genişlettiğimizde,

kendimizi daha gerçekçi bir BENLİK-ANLAYIŞI ile

kabul ve takdir ederiz.

Aynı zamanda dikkatimizi de

zorlu deneyimlerin yol açtığı ıstıraplardan uzaklaştırarak

onların getirmiş olduğu BİLGELİK

ve TEKAMÜLE yöneltmiş oluruz.

Bize anlamsız ve saçma gelen durumlardaki AMACI görürüz.

Ceza olarak algıladığımız şeylerin

ARMAĞAN olduğunu fark ederiz.

Yük olarak gördüğümüz şeylerin

FIRSAT olduğunu idrak ederiz.

Bir daha asla hayat kurbanı olduğumuz hissine kapılmaz,

bilakis hayatın getirdiği tüm farkındalıkların

ve nimetlerin alıcısı haline geliriz.

Ruhsal açıdan bakarsak KANSER durumu da

hastalık değil, bir ŞİFADIR.

İsterseniz, UTANÇ ve KENDİNDEN NEFRET hislerinizi

serbest bırakıp KENDİNİZİ SEVMEYİ seçerek,

kendinizi yargılayan düşünceleriniz yerine de

ÖZ SEVGİ anlayışını koyarak

yeryüzündeki tüm insanlık için ruhsallaşmayı

daha kolay bir hale getirebilirsiniz.

Bu, kendi yakın çevrenizden çok daha uzaklara ulaşan

bir SEVGİ VİBRASYONU yarattığınız anlamına gelir.

Kelebek kanadındaki küçük bir titreşimin

yerkürenin öbür ucunda

fırtınalar yaratabileceğini duymuşsunuzdur.

Kişisel bakış açısından ruhun perspektifine geçiş yaparak,

 doğmadan önce bildiğimiz bir gerçeği hatırlamış oluruz.

LEVH-İ MAHFUZ’un size kazandıracakları

tabi ki bununla sınırlı değildir.

Hareketlerimiz, söylediklerimiz ve düşüncelerimiz

tüm dünyayı etkilemektedir.

Dünyaya gelmeden önce planlamış olduğumuz

zorlu deneyimlerin üstesinden gelerek

ŞİFALANDIRAN BİR REZONANS yaratmış oluruz.

.

www.izmirliahmetkaya.com

.

.