Şeyhtan’ın Son Günü artık sizindir. TÜM KİTAPÇILARDA.

Şeyhtan’ın Son Günü artık sizindir. TÜM KİTAPÇILARDA.

11 yıl olmuş yazmaya başlayalı. 1 kişi, 2 kişi, 5 kişi diye diye, sabırla genişlemiş bir okuyucu ailesi ve düzene ayak uydurmadan, düzenin sana ayak uydurmasına çalışarak geçmiş 11 koca yıl. Hiçbir kitabımın Şeyhtan’ın Son Günü kadar ilgi gördüğünü hatırlamam. Daha çıkmadan üstelik. Burada başka birşey var. Ortam hiçbir zaman bu kadar açık ve istekli olmamıştı. DEVRİME.

Ne mutlu bizlere. Bu durum, adeta bir televizyon kanalı gibi, gazete gibi, dergi gibi çalışan okuyucularımızın başarısıdır. Onlara borçluyuz. Tebrik ve teşekkür ediyorum. Kitabı çok beğenirseniz şunu unutmayın. Kapakta adı yazan kişi sadece bir bardaktır. YAĞMURA BAKMAK LAZIMDIR.

Beklentilerin çok yükseldiği durumlarda, eser veren kişinin psikolojisi normalde dilimizde ‘tırsma’ olarak tabir edilen durumdur Ve beklentileri dengeleme çabası ve söylemleri gelir böyle durumlarda. Normaldir, insanidir. Ben böyle yapmayacağım. Şunu söyleyeceğim. AZ BİLE BEKLİYORSUNUZ.

Yeni dünyanın koşulları, başarılı yazarları tek bir eski kitabının gölgesinde yaşamaya mecbur eder. Ve o eski ve kült kitabın ardından gelen kitaplar, o eski ve kült kitabın gölgesinde hep bodur kalırlar. Meşhur ennn kitapların ardından vasat çizgiler devam eder.

Ben, ilham kanalıma müteşekkirim. Tanrı’nın doğum günü ile çok yukarılara diktiği beklenti çıtasını, Levh-i Mahfuz’la daha yükseğe ve şimdi de Şeyhtan’ın Son Günü ile en yükseğe çıkardığı için. Tekâmül felsefemizde her geçen gün daha iyi olmalı ve bunun sonucu olarak daha iyi eserler kazandırmalıyız. Dün olanın, bugünün olamamasının bizim hayat kitabımızda yeri olamaz. Yarın, bugünden daha muhteşem bir gündür ve biz bunu biliriz.

ŞSG gelmek için, benden bedeli ağır kişisel devrimler bekledi ve dibine kadar aldı da. Ama karşılığını da sonuna kadar verdi şimdiden verdi. Şükürler olsun.

Her kitabımızın farklı bir nosyonu vardı. Tanrı’nın doğum günü Tanrı’yla buluşmak içindi. Levh-i Mahfuz İndigo Mehdi, içindeki Tanrısala kavuşmak içindi. Ve şimdi Şeyhtan’ın Son günü. ZİNCİRLERİ KIRMAK İÇİN. Buluşma ve kavuşmaların önündeki zincirler için.

Dindigo ise extra bir deneyim. Subliminal Cehennem konsepti, buluşma, kavuşma ve kırmanın önemli ve sevimli bir destekçisi.

ŞSG’yi şu ana kadar sanıyorum 7 kere okudum. Ve size şunu söyleyebilirim. Şeyhtan’ın Son Günü’nü bitirmeden Şeyhtan’ın Son Günü başlamıyor…

Kimi insanlar, ‘Ay ben beklediğimi bulamadım’ diyebilmek için hazır ve de nazırdırlar. Böyle bir kitapta beklediğini bulamamak gerçekten MAHARET ister. Tabi bu maharetin bir sonucu olarak ben de onlarda beklediğimi bulamamış olabilirim. Bunu da unutmamalı. ŞSG’nin ne olduğu, nasıl olduğu, bu ülkeye ve dünyaya getirdikleriyle şimdiden belli. Ancak, onun size ne getireceğini biz oturduğumuz yerden bilemiyoruz.
ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ İRADE KANUNLARI UYARINCA.

Şeyhtan’ın Son Günü’nden ne alacağınız aslında biraz sizin bir iç meseleniz. Ve o nokta bizim dışımızda. ‘Ben zincirlerimi seviyorum arkadaşım. Altın varaklı, oymalı, kakmalı zincirler onlar ve kırmaya hiç niyetim yok.’ diyorsanız onu bilemeyiz. Güzel haber şu ki, ŞSG güncellemesi bilincinize yüklendikten sonra, elinize balta alıp oraya buraya saldırmak zorunda kalmayacaksınız. Zincirler kendi kendine, OTOMATİK OLARAK kırılmaya başlayacaklar ve ‘kırmızı kurdeleli’ bu açılışın makasını sembolik olarak siz yapacaksınız. Kitabın prospektüsünün uyardığı gibi, kitaba gelirken yanınıza masumiyetinizi almayı unutmayın yeter.

Unutmadan. Kitapların baskı adetlerini yoğun talep üzerine %50 artırmak zorunda kaldık. Fakat bundan daha fazlasını şu an basacak imkânlarımız bulunmuyor. Bundan sonrası için imkân kendi kendisini yaratmak zorunda. Bir an önce okuma isteğinin ‘Kalmadı be kardeş’lerle karşılaşmaması için yapmanız gereken kitapçınıza gidip şimdiden siparişinizi vermek. Sizin kitapçı öğrenene kadar ŞSG’yi alan Pasifik Okyanusu’nu geçmesin.

En kısa sürede ulaşmanın yolu fiziksel mağazalarda, bunu da not olarak belirtelim. Doğumgünü Kitapçısı’nı, bu aşamada devre dışıdır ve okuyucularımızın kitabevlerinde yarattıkları o meşhur sinerjinin bizim için önemi büyüktür. Her kitabımızın öncesinde söylediğimiz gibi.
Şeyhtan’ın Son Günü artık sizindir.

sevgiyle”

buRAK özDEMİR

 

http://www.tanrinindogumgunu.com/

 

 

Dindigo [Arka Kapak]

Dindigo [Arka Kapak]

Hutbettin Altındiş, TV’de ‘Kadının kariyer yapması haramdııır!’ 
fetvasını verdiği sırada hücceten giderek (kalp krizi),
canlı yayında ölüme yürümüş, ulemadan bir kişidir.

İçinde en çok okuyacağınız kelimenin M.E.Ğ.E.R. olduğu bu kitap,
hoca efendinin Ahiret‘ten attığı Twit’lerle yazılmıştır.
Size post-modern bir menkıbe, mistik-fantastik bir roman olarak görünebilir. Buna okuduktan sonra karar vermenizde yarar var 

Bu sevimli kitaba iyi bakın. İnsanlık tarihinin en büyük korkusu olan Ceh.ennem korkusunun kapanışı bu kitapla yapılıyor bugün. Eskilerin Ceh.ennem teorisi tarihe gömülüyor. Hazır olun.
En büyük korkunuzun merkezine seyahat edecek ve en önemlisi YANMADAN ÇIKACAKSINIZ.

İnsanlık tarihinin en dokunulmaz sınıfı olan DİN ADAMLARININ İlahi Mahkeme önünde TANRI’YA hesap veriyor olmaları da flaş haber. 

Tanrı’nın Ceh.ennem’i M.E.Ğ.E.R. ne muhteşem bir yaratıcılıkla 
tasarladığını, içini nasıl kusursuz bir akıl ve mantıkla doldurduğunu gördükçe, önceleri kalbinize iğneler batıran bu konseptin 
Tanrısal Hakiki Haline hayran kalacaksınız.
VE ASIL SÜRPRİZ, 
İÇİNE KİMLERİN KONDUĞUNU ÖĞRENDİĞİNİZDE GERÇEKLEŞECEK. “

buRAK özDEMİR

https://www.tanrinindogumgunu.com/

 

 

ŞEYHTAN’IN SON GÜNÜ

ŞEYHTAN’IN SON GÜNÜ

“ŞSG’nin çok önceden yazılmış bölümlerinden bir paragraf paylaşacağım birazdan. Şimdi gördüğümde inanamadım, sanırım siz de şaşıracaksınız.” buRAK özDEMİR

“DONA
Karşı ideolojiler tarafından yönetilmek, bir boyun eğme davranışı değildir. Bu noktadaki ‘diklik’ açısının doğru ayarlanması kritik önemdedir. Ne demokratik gerçeklere isyan etmek ne de demokratik gerçeklere biat etmek, arzulanan davranışlar değildir. Karşı ideolojiler tarafından yönetilenlerin, bilmesi gereken birinci gerçek, bu gecenin bir de sabahının olduğudur. Ne bu geceye ne de dün sabahla benzemeyen, yepyeni bir sabah…
Kendini böyle gecelerde bulmuş bir tekâmül tanrısalına yakışan yol haritası, tercih etmediği ancak varlığına isyan da etmediği karşı dünyaya ‘SEN BURADASIN’ diyebilme erdemini kendinde bulmasıdır.
Bu erdem, yürekli ikinci cümleyle gerçek anlamını bulacaktır:
AMA BEN DE BURADAYIM!

DONA
Halen, Tanrı’nın terkettiğini zannettiğin bir dünyada yaşamaya devam ediyorsun. Bu terkedilmiş tren ilerideki uçurumdan aşağı yuvarlanacak diye oturduğun koltuktan hopladığın sırada ileriye iyi bak:
Boş zannettiğin makinist koltuğunda beni göreceksin ve dikiz aynasında gördüğüm telaşlı yolcularıma gülümsemeye devam ediyor olacağım.
Ben, yani Rabbın küçüğüm.
Bitmek bilmez endişelerini dindirir mi bilinmez. Şu senet hükmündeki sözlerimi bir yere asıp, istediğin tarihte benden hesap sorabilirsin.
Kişilerin ne niyetler, hangi yollar üzerinde olduğuna bakılmaksızın,
sana verilen kesin söz şudur:

DÜNYADA DAĞLAR YÜRÜTÜLÜNCEYE, 
YERYÜZÜ UNUFALANMIŞ BİR TOPRAK OLUNCAYA KADAR 
CUMHURİYET TÜRKİYESİ BÖLÜNMEYECEKTİR.

HAKİKATİN DİNİ İLE BULUŞACAK OLSA DA, 
TÜRKİYE BİR DİN DEVLETİ ASLA OLMAYACAK, 
BUNUN OLMASINA BU DİNİN KENDİSİ İZİN VERMEYECEKTİR.

DONA
Bunun dışında, facebook profilerinden akıtılan nefret konusunda şunu hiç unutmamanı tavsiye ederim. Ülkeler, bilgisayar başında kurulmamıştır. Ve bu nedenle bilgisayar başında kurtarılamazlar. Demokratik olarak fikir ve eğilimlerin en net olarak, edebiyle ifade edildiği bir platform olması gereken Facebook, bir vatan kurtarma aygıtı değildir. Eylemleri olanlar için harika bir vasıtadır.
Nefret akıttığında vücudunu kaplayan ‘ülkemi kurtarıyorum’ hislenmesinden arınmanda yarar vardır. Bu metinleri yazdığın sırada kalçalarının üzerinde OTURUYOR OLDUĞUNU sakın unutma. Söylem, politikacıların yaşam biçimidir. Gerçek Muhalif aktivisttir. Polis taşlamanın ise aktivizimle yakından bir ilgisi yoktur. Kimsenin fiziksel canını yakmayıcı, yaratıcı eylemler bulabiliyorsan seninleyim küçüğüm. Bunun dışında Mustafa Kemal ruhunu, 
Türk, 
Övün, 
Klikle, 
Beğen’e
indirgemene de, sıcak bakamayacağımı bilmeni isterim. 
Ben, kaybettiğin ‘Çalış – Güven’in bir hatırlatıcısıyım.
Türk, İnsanlığınla Övün, Üretmeye Çalış, Tanrı’na Güven…”

Şeyhtan’ın Son Günü [Arka Kapak Yazısı]

Ya din bir mitoloji değilse?
Ya Adem, Havva ve elmayla anlatılmak istenen
BAMBAŞKA bir şeyse?
Ya uzak dur denilen ağaç,
meyve bahçesi değil de LANETLİ ŞECERE İSE?
Söz dinlemediği için değil, tam tersine…
Ya Adem, Cennet’ten bir sese İTAAT ettiği için gönderildiyse?
Ya Gerçek İslam bir Başkaldırı Sanatıysa?
Ya hayat adı verilen, zincirlerinden kurtulma serüveniyse?
Ya Tutsaklık Cehennem, Özgürlük Cennet’se?
Ya Şeytan, ne haçtan korkan bir Lucifer,
ne de taşlanarak kovalanan bir öcü değilse?
Ya Şeytan, insan zincirleyen demekse?
YA ŞEYTAN BİR İNSANSA,
VE BU İNSAN DA BİR ŞEYHSE…
BU DÜNYA NASIL BİR DÜNYA OLURDU 
ÖĞRENMEK İSTER MİSİN?

Adem istese de istemese de 
ŞEYHTAN’IN SON GÜNÜ GELDİ.
İçinden çıkaracağın Tanrı’nın, 
doğum günü şimdiden kutlu olsun.

Levh-i Mahfuz 3. cildinin kapılarını
ÖZGÜRLÜK İÇİN AÇTI. 
ARDINA VE SONSUZA KADAR…”

buRAK özDEMİR

https://www.tanrinindogumgunu.com/

 

Şeyhtan’ın Son Günü

Şeyhtan’ın Son Günü [Arka Kapak Yazısı]

“Ya din bir mitoloji değilse?
Ya Adem, Havva ve elmayla anlatılmak istenen 
BAMBAŞKA bir şeyse? 
Ya uzak dur denilen ağaç, 
meyve bahçesi değil de LANETLİ ŞECERE İSE?
Söz dinlemediği için değil, tam tersine…
Ya Adem, Cennet’ten bir sese İTAAT ettiği için gönderildiyse?

Ya Gerçek İslam bir Başkaldırı Sanatıysa?

Ya hayat adı verilen, zincirlerinden kurtulma serüveniyse?

Ya Tutsaklık Cehennem, Özgürlük Cennet’se?

Ya Şeytan, ne haçtan korkan bir Lucifer, 
ne de taşlanarak kovalanan bir öcü değilse?

Ya Şeytan, insan zincirleyen demekse?

YA ŞEYTAN BİR İNSANSA,
VE BU İNSAN DA BİR ŞEYHSE…
BU DÜNYA NASIL BİR DÜNYA OLURDU 
ÖĞRENMEK İSTER MİSİN?

Adem istese de istemese de 
ŞEYHTAN’IN SON GÜNÜ GELDİ.

İçinden çıkaracağın Tanrı’nın, 
doğum günü şimdiden kutlu olsun.

Levh-i Mahfuz 3. cildinin kapılarını
ÖZGÜRLÜK İÇİN AÇTI. 
ARDINA VE SONSUZA KADAR…”

http://www.tanrinindogumgunu.com/

 

 

Bugün için biz çok bekledik. 1000 yıl kadar.

Dindigo Efsanesi gerçek olmak üzere.  KAPAK ve TKDAHHDHK’nin açılımı GELİYOR. 

★★★★

Hayırlı olsun.

Ve bir not:

Zamanları tutturmak konusunda ne kadar uzaylı olduğumu okuyucu ailemiz çok iyi bilir. Bu kitaplar ne zaman çıkacak diye en çok da ben merak etmişimdir. Fakat ilginç bir gerçekle Dindigo’nun son okumasını yaptığım sırada karşılaştım. Dindigo’daki hikaye, ben unutmuşum ve Ramazan’da geçiyormuş. Bu Ramazan UNUTULMAYACAK, geri dönüşü olmayan bir Ramazan olacak.

Deccalleri YETİŞTİRİP toplumlarının üzerine salan 

ve sonra hiçbir şey olmamış gibi  yanık İlahiler eşliğinde 

Ramazan Programları yapan  Ulema Süperstarlar. 

ARTIK KAÇAMAYACAKSINIZ. 

Hakikatin ağır topları üzerinize çevrildi artık.

BEKLEYİN.

Bugün için biz çok bekledik. 1000 yıl kadar.

Levh-i Mahfuz Şsg-buRAK özDEMİR

http://www.tanrinindogumgunu.com/