BİLİNÇ DÜZEYİNİZ

BİLİNÇ DÜZEYİNİZ

İçinde yaşadığımız gezegenimizin
garip bir huyu vardır.
Bu gezegende yıkmak, kırmak,
bozmak, altüst etmek, kargaşa
ve kavga çıkarmak çok ama çok kolaydır.

Düzen, intizam, nizam
ve güvenilir bir disiplin
yani ADALET bir hayli zordur.
Dağınıklık, savurganlık, düzensizlik
daha yaygın ve egemendir.
Bu olan biten kavramların tek açıklaması;
BİLİNÇ DÜZEYİ kavramıdır.

Gezegenimize, hatta evrenimize
bir de şöyle bakalım;
görünen bir dış yüz,
bir de görünmeyen iç yüz,
yani iki ayrı yüzü var ortada.
Görünen dış yüz madde ve enerji
EGO/BEN ile harmanlanınca
farklı bir bilinç düzeyini görselleştiriyor.
Öte yandan iç yüzü,
tamamen ilim ile bilgiyle buluşarak
farklı bir bilinç düzeyini gözler önüne seriyor.

Bir büyüğümüz zamanında şöyle söylemiş;
“Kainat gerçeğin dış ve görünen yüzüdür,
HAKİKAT ise, kainatın iç ve görünmeyen yüzüdür.”

Artık günümüzde HAKİKAT elimizin altındadır.
Buluşun onunla, kendinizi, iç dünyanızı tanıyın,
tanışın hatta kişisel devriminizi gerçekleştirin.

HAKİKAT=LEVH-İ MAHFUZ.

“Doğrusu sana vahiy edilen bu Kitap, Levhi Mahfuz’da bulunan şanlı bir Kur’an’dır.” Buruç Süresi 21-22.

www.izmirliahmetkaya.com

 

That’s what you need to do.

I’m sorry
Please forgive me
Thank you
I love you

www.izmirliahmetkaya.com

BENLİĞİN ile Vedalaşmaya Hazırlan

BENLİĞİN ile Vedalaşmaya Hazırlan

Sonunda geldin kapımızı çaldın.
Kapı açıldı, bilinç sıçramasının ardından
hediye olarak sunuldu sana.

Aslına bakarsan piyasada basılı
Onca kitap arasından O kitap seni buldu.
Buluştun O’nunla.
Binlerce kitap arasından seçilmiş
LEVH-İ MAHFUZ’u eline aldın.

Belki o AN sana
tesadüf gibi görünüyor ama değil.
Bu güne kadar KENDİN olduğunu sanıyorken
önüne çıkan bir başka SEN var
artık yaşamında.
Bir yaşam boyu egonu kendin sandın.
Aramaya başladıktan sonra
her şey sana destek oldu,
aradıklarının tesadüf olarak değil
olması gerektiği için bir bir karşına çıktı.

Unutma aradığının en yakınında sen varsın.
Ve bir de Seni arayan biri var.
Levh-i Mahfuz ile buluştun ya 
artık sen ve seni arayanı yaşamında birleştir, 
yani buluştur. 
Ben’liğine veda et, 
BİZ olmanın zamanı gelmiştir.

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

İnsan iki nedenden ötürü temizlikçi olur.

İnsan iki nedenden ötürü temizlikçi olur.

“Spiritüel bir insandan yardım alıyorsun.
Ne güzel. O spiritüel insanın
mahrem ajandasında,
“bendekinleri anlarsa, kavrarsa
bir daha bana uğramaz kaygısı” var.
O yüzden, dolandırıyor da dolandırıyor lafı…
Tam “anlayacaksın”,
anlaşılmaz bir şey atıyor ortaya.
“Daha önümde çok yol var” dedirtiyor sana.

Kendi gelecek korkularını yenemeyen,
aç kalırsam ne yaparım kaygılarını
yenemeyen insan senin hangi korkularına
merhem olabilecek?
Sorduğunda “Ben gelecekten korkuyorum”
dediğinde, sana 28 haftalık seminer verebiliyor.
Bu işin kitabını yazmış zira…

Ancak, konu kendi korkularına gelince
onların adı mesleki prensip oluyor.
Elindeki ilmi insanlarla paylaşırsa
evini nasıl geçindirecek…
Spiritüel sokaklar bu yüzden balıkçılarla dolu.

Balık tutma üniversitesini ara ki bulasın.
İyi ile kötünün, beyaz ile siyahın
giderek artan bir şiddette çatışacağı bir dünyadayız.
Beyaz olanı nereden tanırız dersen,
bunun tek bir ölçütü olsaydı ne olurdu
dersen yanıtım şu olur: İDEALİSTLİK…

Karşındaki insan idealist mi değil mi
onu anlamaya çalış yeter.
İdealistse zarar gelmez, en fazla yetersizdir.
Gider yeterlisini bulursun, olur biter.
Hasar almazsın.
İşin hiç de kolay değil çünkü
beyaz bir dünya idealini paylaşmayan insanların
siyahlığını görmek zorundasın.

İnsan iki nedenden ötürü temizlikçi olur.
1- Temiz bir dünya istediği için.
2- Kirliliğin kendi rantından. Dünyanın kirli olmasıyla
arasında menfaat ilişkisi kurduğu için.

Ne kadar farklı iki ayrı ideal öyle değil mi?
Fakat ikisi de temizlikçi.
İkisi de toz alıyor, paspas yapıyor.
Biri kirli bir dünya istediği için,
diğeri dünyayı temiz görmek istediği için
temizlikçi olmuş.

Spiritüel camiada,
bu iki tür temizlik anlayışı da mevcut bulunmakta.
İnsanların aydınlanmasına
kendini adamış insanlar da var.
“oh oh iyi böyle, dünya karanlık olsun ki,
elimizdeki küçük fenerlerden
çıkan ışığın bir değeri olsun” diyen de var.
Önemli olan, bu duruma senin ne dediğin…”

buRAK özDEMİR

http://www.burakozdemir.org/tanrinin-dogum-gunu/tanrinin-dogum-gunlugu/mak-sil-la-an/

 

www.izmirliahmetkaya.com

 

SADAKA – HAYIR

SADAKA – HAYIR

Sadaka vermekle hayır işlemeyi
birbirinden ayırmalısınız.

En çok ihtiyaç içinde olan kişiler
yol kenarında dilenenler olmayabilir.
Gerçekten yoksul olan pek çok insan
küçük düşme ve aşağılanma korkusuyla
dilenmekten kaçınmakta,
sessiz ve gizlice ıstırap çekmektedir.

Gerçekten insancıl olanlar
bu gizli sefaleti araştırır
ve gösterişe kaçmaksızın
buna çare bulur.
Sonuçta Dünyamızın tekamül gelişimi,
en sonunda böylesi bir farkındalığın
tam olarak genele yayılması yoluyla
başarıya ulaşacaktır.

www.izmirliahmetkaya.com