KENDİMİZ, HAK ETMİYOR MUYUZ?

 

KENDİMİZ, HAK ETMİYOR MUYUZ?

Başkalarıyla ARKADAŞ olmadan önce,
kendimizle ARKADAŞ olmalıyız.

Tüm arkadaşlık ilişkilerinde
samimiyetimizi,
içtenliğimizi,
saygısızlığımızı,
cömertliğimizi,
cimriliğimizi
ve hatta eleştirilerimizi
nasıl ki sakınmadan,
hoyratça kullanıyorsak,
aynı duyguları ve davranışları
KENDİMİZDEN sakınmamalıyız,
esirgememeliyiz.

Yoksa KENDİMİZİN BUNLARI
HAK ETMEDİĞİMİZİ Mİ DÜŞÜNÜYORUZ?

Arkadaşlar can ya da cananlardır,
oysa kendiniz, ÖZ evet özsünüz.

Tüm ikili ilişkilerdeki davranış
ve söylemlerinizi sonsuzla çarpın
ve kendinizden esirgemeyin lütfen…

AYNALAR ne için vardır?

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

NEŞE, ACI İLİŞKİSİ, İMGELEME

 

NEŞE, ACI İLİŞKİSİ, İMGELEME

Arayış içinde olan insanların
gelişme, arama, çalışma,
sevme süreci asla sona ermez.

Fiziksel dünyanın zevkleri
aynı zamanda ruhsal dünyanın da zevkleridir.

Cennet fiziksel dünyamızda var olan
ve yaşanan bir gerçektir.
Kısaca tüm zevkler birdir.

SEVGİ sevgidir.
Fiziksel dünyadaki neşemiz,
Tanrı’ya olan sevgimizi azaltmaz.

Var olan her şey de
bir huzur ve keyif vardır.
Sizler sadece İMGELEME yeteneğinizi kullanarak
bunları deneyimleyebilirsiniz.

Bir SU DAMLASI olmayı,
bir KUŞ olmayı,
bir GÜNEŞ olmayı,
bir ipek böceği olmayı,
bir KAYA parçası olmayı,
bir buğday tanesi olmayı,
güneş olmayı İMGELEYİN.

Bunun için yapmanız gereken
yaşamınızda kendiniz için bir mola almak
ve deneyimlediğiniz şeylerin
doğasındaki coşkunluğu,
birlik duygusunu hissetmektir.
Deneyin, imgeleyin,
denemeden anlatmak istediğimiz
bilinci kavrayamazsınız.
İmgeleme eyleminde yatan
büyük gücün farkında olun.

İnsanlar çoğunlukla hep
TELAŞLI ve SIKINTILI olma eğilimindedirler
ve bu nedenle de
hayatlarının tadını çıkarmaktan
kendilerini mahrum ederler.
Böylece büyük ölçüde NEŞE ve İÇTENLİK
fark edilmeden yok olup gidiyor.

Hayatınızı biraz ilgi
ve dikkat göstererek yaşarsanız,
aradığınız zenginliği
ve doyuruculuğu fazlasıyla bulursunuz.
Kendinize kendiniz için zaman ayırın,
Tanrı’yı hep acı ve keder de aramayın,
Levh-i Mahfuz ile buluşun.
Farkında olun.

Hayatınız yalnızca sonsuz neşeyle
bağınız olmadığında sıkıcı bir hal alır.
Fazla ciddiyet hiçbir amaca hizmet etmez.
Gülün, eğlenin,
dans edin, kendinizden geçin,
sevin, sevilin,
çocuklar gibi oynamaya ihtiyacınız var.

NEŞE de ACI gibi öğretir.
Aralarında ki fark:
NEŞE ACISIZ DENEYİMLEMEKTİR.

www.izmirliahmetkaya.com

 

SADECE DENEYİMLEYEBİLİRSİN

 

 

SADECE DENEYİMLEYEBİLİRSİN

Sakince bir yere uzan,
olması gerektiği gibi diyaframından
en az on kez derin derin nefes al ver.
Tüm vücudunu sıkıca kastır
ve bir müddet öylece tut.
Ardından tüm kasılmayı ortadan kaldır,
kendini bir pelte gibi yatağa yapışmış hisset.

Şimdi kendine bir solunum ritmi belirle
ve, bu ritimle aralıksız olarak
nefes alıp vermeye başla.
Bu şekilde nefes alış verişini
giderek şiddetlendir.

Bu uygulamayla bedenine
çok miktarda enerji-oksijen dolacaktır.
Bu enerji vücudunun her yerine dağılır
ve bir nehir gibi akmak için
kendine yol aramaya başlar.
Bu esnada büyük miktarda oksijen
kana karışır ve böylece
kanındaki yaşam gücü artar.
Bu enerji,
akmak için her koşulda yolunu arar.
Devam edemediği yerde
bir engele, yani blokaja çarpar.
Böyle bir durumda enerji,
engeli yıkacak ya da alıp götürecek kadar
büyük bir baskı oluşturabilir.

Solunumun bu şeklini,
kıyıya vurup tekrar geri çekilen
denizin ritmine benzetebiliriz.
Bu solunum sayesinde,
saplanıp kaldığımız davranış kalıplarını
harekete geçirerek çözümleme olanağı buluruz.

Esas ve nihai sonuç ise
tüm bunların ötesindedir
ve sözlerle ifade edilemez.
Sadece deneyimlenebilir.

Bu deneyim,
içsel bir dönüşüm ve olgunlaşma sayesinde
günlük hayatımızla daha ustaca
başa çıkmamızı sağlar.

www.izmirliahmetkaya.com

 

 

Hey !

 

HEY SEN, SİZ, SİZLER,

Kısaca insanoğlu,
çevrende,
üzerlerine merhem konulacak YARA,
giderilecek AĞRI,
teselli edilecek ACI
var mı yok mu diye araştır
ve gereğini yap.

Anlayışları genişlet,
şaşkın kalpleri tekrar yollarına kavuştur.
Güçler ile ruhları bir araya getir.
SEVGİ KENTİ,
Tanrı kenti diye anılacak olan
sonsuz barış ve uyum kentini kurmaya çalış.
Çevreni aydınlat,
ışılda, arın ve arıt.

İsterlerse seninle alay etsinler,
hiç önemi yok;
yoluna NANKÖRLÜK ve KÖTÜLÜK
dikilirse dikilsin,
onun da bir önemi yok.
SEVEN kişi azıcık zorluk yüzünden
geri adım atmaz.
Diken ve budaktan başka
bir şey devşirmese bile
o yine de işine devam eder
çünkü onun görevi odur.
Çünkü o,
bizi yüceltenin ÖZVERİ olduğunu bilir.
Dahası,
kurban oluşun da kendine özgü
sevinçleri vardır;
SEVGİYLE yerine getirildiğinde o,
gözyaşlarını gülümseyiş haline dönüştürmekte;
bizde kötü ve bencil kişinin
tadamayacağı NEŞENİN,
MUTLULUĞUN hayat bulmasını sağlamaktadır.

Sevmeyi bilen kişi için
en sıradan şeyler bile
ilgi çeken şeyler haline gelmektedir.
Her şey ışıl ışıl olmakta;
onda binlerce hatta sonsuz sayıda
yeni doyumlar, mutluluklar ortaya çıkmaktadır.

SEVGİ, anlayışı inceltmekte,
kalbi genişletmektedir.

BİZLER, TANRI’YA DOĞRU
NE KADAR YOL ALMIŞ OLDUĞUMUZU
VARLIĞIMIZDA BİRİKMİŞ HALDE BULUNAN
SEVGİ TOPLAMINA BAKARAK ÖLÇEBİLİRİZ.

www.izmirliahmetkaya.com

BİZLER, LEVH-İ MAHFUZ YÜZYILINDAYIZ.


Duygular – şifa

 

Duygular – şifa

İçimizde taşıdığımız
tüm çözülmemiş düşünceler ve duygular,
tüm olumsuzluklar
bedenimizde kendini gösterip,
bizi hasta edebilir.

Bir şeyi bilmek,
her zaman hislerimize etki etmez.

Örneğin kişi,
kıskanmak için bir neden olmadığını bilir,
ama buna rağmen
bu kuvvetli duyguyu içinden atamaz.
Bu nedenle,
duygularımıza ulaşabilmek için
salt sözel iletişimin dışına çıkmamız gerekir.

Genelde sağlığımızın
sadece bedensel bölümüyle ilgilenir
ve duygusal boyutlarını,
yani düşüncelerimizi
ve hissiyatımızı görmezden geliriz.

OYSA ŞİFANIN KİLİT NOKTASI
DUYGULARDIR.

Bilim,
ruh ile bağışıklık sisteminin
birbiriyle nasıl etkileştiğini
ancak kısa bir süre önce
araştırmaya başlamıştır.
Sinir sistemiyle bağışıklık sisteminin
hormonal uyarılar aracılığıyla
birbiriyle bağlantılı olduğu artık kesinleşmiştir.

www.izmirliahmetkaya.com