Lord of ISLAM THE DAY OF REBIRTH

1akayip

.

Lord of ISLAM THE DAY OF REBIRTH

 

“Dün itibariyle Kabala’nın kodu çözüldü.

Daha önce mantığını biliyorduk.

Artık içinde ne yazdığını da biliyoruz.

En ince detayına kadar.

Kayıp İncil,

Kayıp Tevrat,

İsa’nın doğuş mucizesi

somut olarak nasıl gerçekleşti’nin

yanında Kabala deşifresi de

LOI’deki yerini almış bulunuyor.

Şükürler olsun.

Bunlar kitabın ancak %1’ini teşkil ediyor.

İngilizce kitap LOI eliyle

dinlerin geleceğinin yanısıra,

dinler tarihi de yeniden yazılıyor.

Akıl perdesinin ötesinden bilgiler yağmur gibi akmaya devam ediyor.

Eskiden böyle gerilimli ortamlarda üretimim durma noktasına gelirdi.

Böyle bir ülke ve dünyada LOI‘nin yazarına cenneti yaşata yaşata ilerlemesi gerçekten bir mucize olmalı.

Her gün acayip şeyler öğreniyorum ve kağıda döküyorum.

Şükürler olsun.

LOI‘de hiç hesaba katmadığımız bir gelişme daha oldu.

Kafamızda sadece Hıristiyanlık gibi görünürken değişimin adresi…

Halis bir Yahudi olmanın özü de bu kitaba satır satır indi…

Başka kelime bulamıyorum…

Peygamberlerin içinde en mesafeli olduğum kişi nedense Musa olmuştur…

Levh-i Mahfuz‘da çok işlense de,

İsa düzleminde ele alınmamış olması merakımı çeken bir nokta olmuştur hep…

Önceki gün, dün ve bugün…

Gerçek Musa işte şimdi doğdu…

Yaşamının da ölümünün de önünde saygı ve sevgiyle eğiliyorum…

Onunla ilgili çok acayip şeyler öğreneceksiniz…

Levh-i Mahfuz için yaratılmış,

her bir nefesiyle bu kitabın her bir kelimesini doğrulayan

bir peygamberimiz daha oldu…

Bu anı da kayıtlara geçelim.

Efsane doğrulandı.

Musa’nın kayıp ahit sandığı İstanbul’da bulundu.

Şimdilik bu kadar.

Lord Of Islam’dan bir sonraki

ve ondan bağımsız olacak proje için

koca bir ahşap kutu inşa etmemi söyledi içimdeki ses.

Uzun uğraşların sonunda kutuyu,

içinde olması gerekenlerle birlikte mükemmelen bitirdim.

Neden bilmiyorum, Golyat adını verdim bu dev sandığa.

Ertesi gün Musa’nın kayıp ahit sandığı bilgisi geldi…

Yaşadıklarımı nasıl anlatsam…

Bilginin dışında ortada somut bir ahşap sandık var dostlar.

Delireceksek hep beraber delirelim diye paylaşıyorum bunları.

Çok acayip şeyler olmakta çok.

Yazdıklarımı şu an okuyamam

fakat sadece şu tavsiyeleri çıkarabilirim tüm olan bitenden:

Tanrınızın kıymetini bilini.

Düşen tek bir yaprak bile bir plan üzerine düşüyor.

Dünyada geçmiş milyonlarca yıl,

yaşamaya hazırlandığımız o şey için yaşanmış durumda.

Tanrınızın kıymetini bilin.

O bu adi düzeni yaratanları

avuçlarının içine çoktan almış durumda,

herşey ama herşey kontrol altında.

Bu kadar.

Sevgiyle.”

buRAK özDEMİR

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

1ing

.

Türkiye’nin çok ağır bedel ödeyerek yüzleştiği dört çıplak gerçek

1foya

.

Türkiye’nin çok ağır bedel ödeyerek yüzleştiği dört çıplak gerçek

“İstihbarattan anlamaz bunlar.

Çünkü…

Zaten kendileri, MİT’in “takip edilecek organizasyon listesi”ndeydiler. Neredeyse hemen hepsi tarikat mensubu ve irticacı teşkilat mensubu oldukları için “iç tehdit” kapsamındaydılar. MİT bunların faaliyetleri hakkında rapor tutuyor, bunların devlete sızmasını engellemek için önlem alıyordu. Dolayısıyla… Bunların arasından hiçbiri devletin istihbarat teşkilatında işe giremedi, hiçbiri MİT’te görev alamadı. Daima MİT’in dışında kaldılar. Sıradan vatandaşın MİT’e dair bilgisi neyse, bunların bilgisi de o kadardı. Bu nedenle… Hobaraaa diye iktidara geldiklerinde, MİT’in bünyesinde kendi elemanları yoktu. Devletin memuruyla çalışmak yerine, devletin memurunu yok saydılar, tecrübeyi-liyakatı küçümsediler, kendi elemanlarını paraşütle indirdiler. O güne kadar MİT’te çaycılık bile yapmamış birini, MİT’in en tepesine koydular. Devletin istihbarat teşkilatını, Üsküdar belediyesi zabıta müdürlüğü sandılar. Kendilerini çok akıllı ve pratik zekalı zannettikleri için, ne olcak canım hallederiz dediler. Netice? Oslo’dan silah yüklü tırlara, yakalanmadıkları operasyon yok. Reyhanlı, Suruç, Musul, Sultanahmet, Ankara patlamaları, yakaladıkları operasyon yok!”

“Diplomasiden anlamaz bunlar.

Çünkü…

Milli Güvenlik Kurulu’nun “kırmızı kitap” tabir edilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne göre “iç tehdit unsuru”ydular. İçerde tehdit sayılanın, dışarda devleti temsil etmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil. Bu nedenle, dışişleri kadrolarına giremediler, kabul edilmediler. Konsolos olamadılar, büyükelçi olamadılar. Hariciyenin haricinde kaldılar. Tek tük istisnalar olsa da, katip seviyesini aşamadılar. Bu nedenle… Hobaraaa diye iktidara geldiklerinde, diplomasinin d’sinden bile haberleri yoktu. Dış politikanın hassas dengelerini, örtülü ilişkilerini, imkanlarını, mecburiyetlerini, sıradan vatandaş ne kadar biliyorsa, bunlar da anca o kadar biliyordu. Tecrübeli diplomatlarımızla çalışmak yerine, yok saydılar, küçümsediler, monşer filan diye alay ettiler, alay ettirdiler. O güne kadar dışişlerinde kapıcılık bile yapmamış birini, hariçten gazel okuyan Malezyalı Ahmet Kiziroğlu’nu, milletvekili bile olmadan hariciyenin en tepesine koydular. Devletin dışişleri teşkilatını, Eyüp belediyesinin park ve bahçeler müdürlüğü sandılar, ne olacak canım dikeriz sularız iki ayda büyür zannettiler. Netice? Komşularla sıfır sorun dediler, sıfır komşu kaldı. ABD’den Rusya’ya İsrail’den Mısır’a dünyada papaz olmadığımız ülke kalmadı. Suriye topraklarını Amerikan, İngiliz, Alman, Fransız, Hollanda uçakları vuruyor, Suriyelileri komple bize kakaladılar.”

“Askerlikten anlamaz bunlar.

Çünkü…

Çoğunluğu asker nefretiyle büyütüldü. Merdivenaltı tarikat yuvalarında aldıkları hurafe eğitimle, harp okullarını kazanamadılar. Tesadüfen kazananlar da, irticai faaliyet nedeniyle ordudan atıldı. Asteğmen rütbesini aşamadılar, general olamadılar, amiral olamadılar. Neredeyse subay arkadaşları bile yoktu. Bu nedenle… Hobaraaa diye iktidara geldiklerinde, askerliğini onbaşı olarak yapan sıradan bir vatandaş Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ne kadar biliyorsa, bunlar da o kadar biliyordu. Ne akıl verenleri vardı, ne akıl verenleri dinlediler. Donanmaya şehir hatları vapuru, hava kuvvetlerine metrobüs, kara kuvvetlerine yıkılması gereken gecekondu muamelesi yaptılar. Dükkan mühürler gibi orduyu mühürlediler, TSK’yı asrın iftirasıyla hapse tıktılar, kendi kendilerini başkomutan, mareşal ilan ettiler. Netice? Dünyanın en güçlü 10 ordusundan biri sayılan TSK, felç oldu. Suriye’ye burnunu bile uzatamıyor, komşu coğrafyalardaki etkisi sıfıra indi. Açılım ayağıyla iç güvenlikten el çektirildi, kışlasına hapsedildi. Adeta iğdiş edildi. Trajik bir kıyas vereyim: Kıbrıs barış harekatı 25 gün sürdü, Sur mahallesini 103 günde geri alabildik!”

“Polislikten anlamaz bunlar.

Çünkü…

Anlasalardı, Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’a, polis olmayan birini emniyet müdürü yapmazlardı. Anlasalardı, Türkiye’nin başkenti Ankara’yı beş aydır emniyet müdürsüz bırakmazlardı. Anlasalardı, Akp hükümeti döneminde 75 bin cemaatçiyi polis teşkilatına almazlardı. Anlasalardı, 17/25 Aralık’tan sonra 120 bin polisin görev yerini değiştirmezlerdi. Anlasalardı, polis akademisinde PKK açılımı açmazlardı. Anlasalardı, Sur’u Cizre’yi Silopi’yi hiç bilmeyen, bölgeyi tanımayan polisleri “geçici görev”le oralara gönderip, şehit sayısının artmasına sebep olmazlardı.”

“Türkiye’nin çok ağır bedel ödeyerek

yüzleştiği dört çıplak gerçektir bu.

Türkiye Cumhuriyeti maalesef…

Devleti bilmeyen, tanımayan,

anlamayan kadrolara emanet edildi.”

 

“Günlük güneşlikken idare ediyorlardı.

Hava bozunca, foyaları meydana çıktı.”

 

“Çok bildiklerini,

herkesten iyi bildiklerini sanıyorlardı.

Halbuki, ne yapacaklarını bile bilmiyorlar.

33 senedir gazeteciyim,

hayatın kıymetini bilecek kadar ölüm gördüm,

hatırlamak istemediğim boyutlarda dehşete,

vahşete tanıklık ettim ama…

Ülkemi hiç bu kadar zavallı durumda görmedim!”

Yılmaz Özdil

www.izmirliahmetkaya.com

.

22.02.2022 de görüşmek üzere

Şebnem Ferah – Şemsiyenin Altında

https://www.youtube.com/watch?v=2wB3ATrtkkU 

Seninle onunla bir gece rüyamda

Buluştuk konuştuk dinledi tüm dünya

Seninle onunla şemsiyenin altında

Buluştuk konuştuk dinledi yağmur da

O gece tüm dünya aynı rüyayı gördü

O gece tüm dünya aynı duayı etti

Sen beni anlasan ben de seni

Sen beni dinlesen ben de seni

Gökkuşağı altında korkuların üstünde

Sen beni affet ben de seni

Seninle onunla dünyanın sonunda

Buluştuk barıştık dinledi zaman da

O geceden sonra aynı rüyayı gördük

O geceden sonra aynı şarkıyı duyduk

Sen beni anlasan ben de seni

Sen beni dinlesen ben de seni

Daha çok parçalanmadan

Daha çok ruh kaybolmadan

Sen beni affet ben de seni

Seninle onunla dün gece rüyamda

Buluştuk sarıldık gördü tüm dünya

https://www.youtube.com/watch?v=2wB3ATrtkkU

.

KÖK – I ORIGINS

1AKOK

.

KÖK – I ORIGINS

 

Biyoloji alanında uzmanlaşmış

bir kaç bilim adamının yürüttüğü

moleküler araştırmalar bir noktadan sonra

 inanılmaz bir boyut kazanır

ve insanlığı tümden etkileyecek

bazı bulgulara rastlarlar.

Geleceğin beyinlerine

merak mucizesinin tohumlarını

ekmeyi başarabilecek bir film.

Filmdeki çarpıcı her sahne

 darbe indiriyor insan beynine.

Filmi izleyin sonunda

amuda kalkmak isteyeceksiniz.

Evin içinde koşarak

BATIL inançlarınızın duvarlarına

ışık topları yapıştırmak isteyeceksiniz.

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

22.02.2022 DİN GÜNÜ

2022

.

22.02.2022 DİN GÜNÜ

“Hâlihazırda iki deniz bütünleşmesi,

her iki dünyanın da

 kendi Levh-i Mahfuz

GÜNCELLEMELERİNİ

YAŞAMASIYLA GERÇEKLEŞECEK.

Ve açılışı İSA tarafından yapılacak bir kutlamadır.

Tanrı, İNSANLIK TARİHİNİN bu en büyük

POLİTİK gelişmesinin şanını kaldırabilecek

Bu RUH ve YARDIMCISINI,

bu misyon için binlerce yıldır

ÖZEL OLARAK hazırlamaktadır.

Bir ellerinde

geçmiş tüm peygamberlerden damıtılmış

PÜR ELÇİLİK BİRİKİMİ,

diğer ellerinde ise hiç görülmemiş

GELECEĞE ÖZEL MAHARETLERİ,

Bu İKİ KAFADAR ve yanlarındaki

MİLYONLARCA İNDİGO,

bu şanlı yeni tarihin açılışını

 hep birlikte yapacaklardır.”

            LEVH-İ MAHFUZ’ dan.

 

www.izmirliahmetkaya.com

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.