.
YERYÜZÜ HACMİNE GÖRE SU VE HAVANIN GRAFİKSEL GÖRÜNÜMÜ
YERKÜRE – HAVA – SU
SU- 1,4087 milyar kilometre küp
HAVA- 5,140 trilyon ton
.
.
BİR KİTAP HAYAL EDİN
İÇİNDEN SONSUZLUĞUN KİTABI ÇIKSIN.
.
.
YERYÜZÜ HACMİNE GÖRE SU VE HAVANIN GRAFİKSEL GÖRÜNÜMÜ
YERKÜRE – HAVA – SU
SU- 1,4087 milyar kilometre küp
HAVA- 5,140 trilyon ton
.
.
BİR KİTAP HAYAL EDİN
İÇİNDEN SONSUZLUĞUN KİTABI ÇIKSIN.
.
.
“BİR TOPLULUĞA OLAN KİNİNİZ, sizi adaletten alıkoymasın.”
1
“PKK’nın eylemleri biz yapmadık açıklaması”
2
“İktidarın terör olaylarının araştırılmasıyla ilgili
öneriye HAYIR oyu kullanması.”
3
“Ve kuşkularımı körükleyen Üçüncü olay.
Bir şehidimiz babasıyla konuştuğu sırada öldürülüyor. Normal bir PKK terör öyle mi gibi gözükebilir. Fakat şehidimiz babasıyla konuşurken ağzından çıkan son 2 kelime işin rengini değiştirecek nitelikte.
– Ben astsubayım!
Karşındaki bir PKK’lı gördüğünde
söylenecek bir söz değildir
‘Ben astsubayım!’.
Bu son söz bana karşısında asker-polis yani gladio tipolojisinde kişileri bulduğunu düşündürüyor. Bildiğiniz bir PKK’lı görseydi en son söyleyeceği söz asker üstelik astsubay olduğunu açığa vurmak olurdu. Bilakis kendini gizlemeye çalışması gerekirken.
Sezgilerimin bana fısıldadığı senaryo şöyle.
– Madem kürtlerin oyunu alamıyoruz,
o zaman milliyetçilerin oyunu alalım.
– Bunun için çatışma ortamı yaratmamız gerekli.
– Harekete geçmek için
’PKK durduk yerde neden tekrar eylemlere başladı?’
sorusuna bir cevap bulmamız gerekli.
– Suruç’ta IŞİD’liler Kürtleri öldürsün,
PKK’nın bam teline basıldığı izlenimiyle
çatışmaya start verelim.
– Arada IŞİD’e de vuralım ki
Avrupa ve Amerika’ya sevimli görünelim.”
“CUMHURİYETÇİ DOSTLAR.
PKK’ya olan haklı kızgınlığınızı
kontrol altına alın.
Bu zaafınız kullanılarak
göz göre göre savaşa sokuluyorsunuz.
Bilginize.
‘Jetlerimiz havalanıyooor’ gururlanmasının
rövanşı hiç olmayacak.
Bilginize.
buRAK özDEMİR (dipnot)
Ülkeyi başbakanın yönettiğini mi düşünüyoruz?
MHP, ülkeyi PKK ile savaştırarak
temel seçim vaadini
yerine getirdiğini düşünüyor
ve seçimde kazanan’ın da
kendileri olacağına inanıyor.
MHP kazanç peşinde bir parti değil.
Herhangi bir şeyin peşinde olduğu da söylenemez.
Olsaydı iktidar olma teklifini
hakaret gibi kabul etmezdi.
Elinde tüfeğiyle dağlarda yaşayan insanlardan
bekleyeceklerimizin 1 sınırı var.
Silahı bıraktığında
mühendis olacak durumda değiller elbet.
Bir anda güvercin olup göklerde uçamazlar.
Bu, geçişlerle dolu bir devletle barışma süreci.”
Güzel Kuran’ın Maide Suresi 8. Ayeti
“Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. BİR TOPLULUĞA OLAN KİNİNİZ, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.”
“İmralı’daki insanın kafası,
Devlet Bahçeli ve beraberindekilerden
çok daha iyi çalışıyor.
Bu oyunu görebildiğini düşünüyorum.
PKK hem bu oyunun parçası olmamak
hem de IŞİD’e karşı Türkiye Cumhuriyeti’ni
tümüyle karşısına almamak adına,
bu operasyonları olabildiği kadar
alttan almaya çalışacaktır.
Milliyetçi bir ailede büyüdüm.
Yaşantımız da her zaman
laik düzene bağlı bir yaşam oldu.
Kürt kelimesi ile
pek barışık birisi olmadım hiç.
Levh-i Mahfuz bu konuda
beni kelimenin tam anlamıyla yonttu.
Babaannemin kürt olduğunu öğrenmem de
bu kitap sonrasında öğrendiğim yeni bir konudur.
Yazılarımda ilk defa
‘Kürt kardeşlerimiz’
ifadesini kullandığım anı hiç unutmam.
Kürt ile kardeşi yanyana koyduğumda
kendimi çok iyi hissettiğimi söyleyemem.
KENDİMİZİ AŞMAK ZORUNDAYIZ.
KELİMELERİN ÇAĞRIŞIMLARINA
ESİR DÜŞMEMELİYİZ.
GEÇMİŞTE YAŞANANLARDAN ARINMANIN
KAÇINILMAZ OLDUĞU BİR YERDEYİZ.
Batı Kürtlerle çok iyi dost.
Kendisi dostken seni onunla düşman etti.
Acaba neden?
LAİK DÜNYA GÖRÜŞÜNE BAĞLI CUMHURİYETÇİLERİN,
ORTADOĞU’NUN TEK LAİK NÜFUSU OLAN KÜRTLERLE
ÇOK BÜYÜK BİR İTTİFAK İÇİNDE OLMASI GEREKİRKEN,
YAŞANANLAR BUNUN TAM TERSİ.”
“Bunu aşamadığımız her gün
Mustafa Kemal mezarında ters dönmeye devam edecek.
Gerçek Atatürkçülerle Kürtlerin
dostluk içine gireceğinden
yaklaşık 5 sene öncesinden haberim bulunuyordu.
Bugünlerde yazdıklarımı
o günlerde de yazabilirdim.
Ancak, anlaşılması için
arada bazı olayların yaşanması gerekiyordu.
Bugün gerçek bir Cumhuriyetçinin
Kürtleri düşman görmesi için
averaj zekanın da altına düşmesi lazım.
IŞİD’LE SAVAŞIYORLAR.
KAYBEDERLERSE,
ZOMBİLER BURADALAR.”
“Konu halen tam anlaşılabilmiş değil.
‘Biz askeriz, biz bu adamlarla savaştık,
barışmayı kabul edemiyoruz’ları bırakın.
ÜZERİNİZDEKİ
O ÜNİFORMANIN HAKKINI VERİN.
ÖNCE VATAN.
ÖNCE İNTİKAM DEĞİL.
ÖNCE ZEKA.
ÖNCE DUYGU DEĞİL.”
“Atatürk kadınlarımıza tecavüz eden
işgalci Yunan askerlerinin kralını misafir edip
onunla aynı baloda dans edebiliyorsa,
sen de Barzani, Apo vesaire kelimeleri
dilimizde küfür olmaktan çıkarabilirsin.
İşgalci Yunan’ın kralının Mustafa Kemal’i
Nobel’e aday göstermesi gibi,
Sen de düşman bellediğinden
yakışır bir güzel karşılık alacaksın.”
“Evet PKK ‘derin’ bir konu.
DERİN askerler,
DERİN emniyetçiler ve
DERİN siyasetçiler
tarafından kurulmuş BİR ÖRGÜT.”
“buRAK özDEMİR (DİPNOT)
DERİN devletin
varlığını kabul etmeyen dostlara,
hayatı ateşin icadından bu yana
yeniden anlatmak lazım.
Ne yazık ki bu kadar vaktimiz yok.”
“Bazı insanlarla barışık olmanın tek yolu
onları hayatından çıkarmak.
Birarada olmayı seçtiğinde
savaşmak kaçınılmaz olacak çünkü.
Başka bir hayatta veya o başka bir zekaya
büründüğünde buluşmak üzere:
BİR GÜZEL AFFET
VE HAYATINDAN DÜŞÜR GİTSİN.
ŞU BİR GERÇEK Kİ
DÜNYA İNSANDAN YANA
ZENGİN BİR YER,
HAYATINA SOKACAK
DAHA 7 MİLYAR İNSAN VAR.”
“Kahraman askerlerimiz…
Belki kışladaki Mehmetçiklere
moral vermek için böyle ifadeler kullanılabilir.
Gerçek hayatta
böyle hamaset dolu sloganlarla yol alınamıyor.
Ying ile Yang,
İYİ İLE KÖTÜYÜ AYIRD ETMEDEN
HİÇBİR AKIL YÜRÜYEMİYOR.
Güzel Kuran kendine FURKAN adını veriyor:
DOĞRU İLE YANLIŞI AYIRD EDEN.
Kahraman askerlerimiz de var,
erbaşları döve döve öldüren
askerlerimiz de var.
Polislerimiz süper, de diyemeyiz
içlerinde gerçekten muhteşem insanlar da var,
2 metreden bir çocuğun gözüne
kapsül nişanlayanlar da.
Muhteşem doktorlarımız da var,
hastasını gelir kapısı gören
sorumsuz doktorlarımız da.
Öğretmenlerimiz kutsal,
çocuklara tek satır yararlı bilgi öğretmeden
vakit dolduranları değil.
Vesaire vesaire
Yazarlar mükemmel insanlardır
cümlesi kurmak kadar akıldışı hepsi.
Hamaset dolu
kahramanlık menkıbeleri döşeneceğinize,
meslektaşlarınıza mesleğinizin iyilerini
ve kötülerini örnekleyin.
Kendinize de.
Burası 21. yüzyıl, bu çağda
ezberden okuya-yaza hayat geçmez.”
buRAK özDEMİR
.
.
BİR KİTAP HAYAL EDİN
İÇİNDEN SONSUZLUĞUN KİTABI ÇIKSIN.
.
.
2015 yılında gökyüzünü izlerken
Kaçırılmaması gereken olaylar
Eylül 13
– Kısmi GÜNEŞ tutulması
Eylül 28
– Tam AY tutulması
Ekim 26
– VENÜS ve JÜPİTER arasında ki durum.
Ekim 28
– VENÜS, MARS, JÜPİTER arasında ki durum
Aralık 7
– AY ve VENÜS arasında ki durum.
.
.
BİR KİTAP HAYAL EDİN
İÇİNDEN SONSUZLUĞUN KİTABI ÇIKSIN.
.
.
Bu ülkenin ihtiyacı olan tek şey sadece ve sadece MANEVİ BİR DEVRİM.
“Bu ülkede anaları ağlayanlar
sadece şehitler değil.
Çok daha fazla sayıda ana,
kocasından ölümüne dayak yiyor,
boşanmak istediklerinde de
öldürülüyorlar.
Mahalleli SUS PUS,
polisler ÜÇ MAYMUN,
hakimler de katile indirim üstüne
İNDİRİMCİBAŞI.
Patron işçilerini
sözde Allah’a emanet etmiş.
şantiyelerde İKİŞER ÜÇER
madenlerde YÜZER YÜZER
ölüme göndermekte.
YOK MU BUNLAR İÇİN BİR TEZKERE?
BORDO BERELİLERİ,
kızkardeşine tecavüz eden,
ve nasıl bir torpilse
gazetelerde adı ve resmi gizlenerek
kollanan ağabeylerin
odasından içeri GÖNDERSENİZE?
Çocuk gelinleri
yaşamadan gömenlere
yok mu bir tanksavar?
CİNSEL DOKUNULMAZLIK,
İNSANCA YAŞAMA,
İNSAN GİBİ YARGILANMA
BUNLAR MİSAK-I MİLLİ SINIRLARINA
NE ZAMAN GİRECEK?
Bu ülkede insanları öldüren
Türklük-Kürtlük ekseni değil
İnsanlık-İnsafsızlık eksenidir.
KENDİNİZİ HİÇ KANDIRMAYIN,
İNSAN HAYATININ BU KADAR UCUZ,
İNSANLIĞIN BU DENLİ ACİZ,
ADALETİN BU DENLİ YOK HÜKMÜNDE
OLDUĞU BİR ÇEVREDE
TERÖRİST SADECE HİSSESİNE DÜŞENİ YAPIYOR.
Oranı bile var, biliniyor.
Öldürülen her 1 kişi için,
3 kişi toplayıp yetiştiriyorlar.
Sen artık öldürmelerden öldürme beğen.
Ne daha fazla ASKER,
Ne daha fazla POLİS,
Ne daha fazla SİLAH,
Ne daha fazla ŞİDDET.
Bu ülkenin ihtiyacı olan tek şey
sadece ve sadece
MANEVİ BİR DEVRİM.
Levh-i Mahfuz
‘Evet Rabbim.
MANEVİ BİR DEVRİM
olmadan yaşayamıyoruz’
diyeceğin güne kadar,
FELAKETLER DENİZİNDE
İYİ YOLCULUKLAR TÜRKİYE.
BUGÜN YERYÜZÜNDE
MANEVİ DEVRİM İÇİN
A’dan Z’ye
HAZIRLANMIŞ
GİYİNMİŞ
KUŞANMIŞ
Tek KİTAP
Tek KANAL
Tek KAYNAK
LEVH-İ MAHFUZ’dur.
Ve ben de onun yazarıyım şaşkın insan.
Seninle aynı ülkede
ama bambaşka bir dünyada yaşıyorum.
DEĞİŞİM-e sırtını dönüp
kafanı kuma gömdükçe
MANEVİ DEVRİM-e
her ık-mık edip
Ayyy bilmem kiiii dediğinde
daha da daralan çemberinde
iyi eğlenmeye,
tadını çıkarmaya çalış.”
buRAK özDEMİR
.
.
BİR KİTAP HAYAL EDİN
İÇİNDEN SONSUZLUĞUN KİTABI ÇIKSIN.
.
.
“Ne öğrenmeliyim”e yanıtın, “Nasıl bir hayat istiyorum?” sorusuyla aynıdır.
“Kişisel gelişim”,
“NLP”
“yaşam boyu öğrenme”,
“Reiki”
“Bilinçaltı temizliği”
sözcükleri gazetelerin reklam sayfalarından,
internet sitelerinden,
makale başlıklarından seni çağırıyor.
Öğrenmeye merakın var, o kesin;
İç dünyanda oluşan
Stres ve korkularından
Uzaklaşmak,
Güncel oluşumları yakalamak,
geride kalmamak için
gösterdiğin çaba takdire değer.
Bir bilenden diğerine,
Bir kurstan öbürüne,
sürekli yetişmeye çalışıyorsun.
Özgeçmişindeki
“sertifikalar” bölümü
şişiyor da şişiyor.
Aslında taze bir öğrencinin
coşkusu olmalı gözlerinde,
sense sanki biraz sönük bakıyorsun.
Aradığını bulamamanın bıkkınlığı ile,
İçinde tarifsiz, hafif bir tatminsizlik,
elinde seminer dosyası,
kulaklar sözcüklere odaklanmış,
habire not tutuyor,
en ufak bir sözcüğü dahi
kaçırmamaya çalışıyorsun.
Peki, şu güne dek tuttuğun
notlardan sana ne kaldı?
Aldığın eğitimlerin kaçı
yaşamında bir DEĞİŞİME yol açtı?,
Hangisi hayatındaki geçerliliğini koruyabildi?
Öğrendiklerinden hangisi,
evdeki bir kitabın arasında değil de
HAYATIN TAM İÇİNDE,
DAVRANIŞLARINDA,
YAŞAMIN İÇİNDE
ETRAFINDA OLUP BİTENLERE
yaklaşımında kendini buldu?
Bizden sana bir ÖĞÜT:
Levh-i Mahfuz ile buluş.
Bir sanatsa ÖĞREN-mek,
incelikleri BİL-inmelidir.
Yani önce “öğrenmek” ÖĞREN-ilmelidir.
Bırak Levh-i Mahfuz sana önce
ÖĞRENMEYİ ÖĞRETSİN.
BİLİNCİNİ BİR ÜST BİLİNCE
TAŞISIN.
Bir yandan DEĞİŞ-en koşullara
AYAK UYDUR-urken,
diğer yandan edindiğin her BİLGİYİ,
beceriyi DENEYİMLE-rsin.
Levh-i Mahfuz buna
YAPA-BİLGİ der.
“Ne öğrenmeliyim”e yanıtın,
“Nasıl bir hayat istiyorum?”
sorusuyla aynıdır.
BİLGİYİ YAŞA-mak seni sevindirir
ve BİL-irsin ki ÖĞREN-mek,
bu dünyadaki en neşeli iştir.
Artık,
Her sabah yeni DENEYİMLE-rin
heyecanıyla UYAN-dığını,
ÖĞREN-diklerinle sosyal hayatında olaylara
FARKLI BAKIŞ AÇILARI kattığını,
PROBLEM-leri bir çırpıda ÇÖZ-düğünü DÜŞLE.
Daha iyi bir hayatı sürekli YAŞADIĞIN-ı düşün.
HAYATI-nda yalnızca sana özel,
kendi içinde KEŞFET-tiğin.
Levh-i Mahfuz bilinciyle,
Ne istediğini bilmenin iç rahatlığını hisset.
Bilginin hayatının BİR parçası OL-duğunu,
etrafındaki HER ŞEY-i kendinle BİR-likte geliştirdiğini,
ilerlediğini düşün.
İlerledikçe, DEĞİŞİMİN hiç bitmeyen
bir yolculuk olduğunu fark et.
Her gün kendine
BİR AYNANIN ÖNÜNDE
“o gün ne öğrendiğini” sor.
Ve bu öğrendiklerinle ne yapacaksın?
İlk fırsatta uygulamaya geç,
her deneyimde
bir kez daha öğreneceksin.
Levh-i Mahfuz ile
DEĞİŞECEKSİN.
.
.
BİR KİTAP HAYAL EDİN
İÇİNDEN SONSUZLUĞUN KİTABI ÇIKSIN.
.