Onu hep duyduğun için aslında bu müziği gerçek anlamda hiç duymadın

.

.

Onu hep duyduğun için aslında bu müziği gerçek anlamda hiç duymadın

Ölümsüz AŞ.K Kartlarıyla ilgili

bir sezinlemeyle başlayalım HAYALİMİZE.

Gelmiş geçmiş en güzel bir MÜZİĞİN çaldığı

bir yerde yaşadığınızı HAYAL edin.

Bu müzik, dinleyen her insanı MEST eden

olağanüstü bir güzellikte ve siz de yaşadığınız sürece

hep bu MÜZİĞİ duymuşsunuzdur.

Müzik hiç kesilmemiş, hep aynı mükemmellikte devam etmiş.

Ve bir gün FARK ediyorsun ki onu hep duyduğun için

aslında bu müziği GERÇEK anlamda hiç duymadın.

Ve onu gerçekten duymaya karar veriyorsun.

Bunu başarabilmek için öncelikle o müziğin

nasıl bir şey olduğunu tamamen unutmanız gerekmektedir.

Ve sizin TEKAMÜL yolculuğunuz

Ölümsüz AŞ.K ile buluşmak içindir.

Böylece, son derece CESUR bir yaklaşım sergileyerek

o müziğin çalmadığı bir yere gidip,

aynı MÜZİĞİ orada yeniden YARATMAK için

DÜNYAYA yolculuk edersiniz ve BEDENLENİRSİNİZ.

Dünyada, hafıza kaybından dolayı

hayatınızda duyduğunuz tek melodi olduğunu sandığınız

bir SÜRÜ müziği dinlemeye başlarsınız.

Burada müzikler çok çeşitlidir.

Bazı ezgiler hoştur, sizi alıp götürdüğünü sanırsınız.

Mutlusunuzdur ama hep bir duvara toslarsınız.

Bazıları ise kulağınızı tırmalar, acı verir,

sizi yorar isyankar ve zulmedici olursunuz.

Bu bozuk sesler asıl orijinal müziği bestelemeniz için

sizde bir arzu yaratırlar ve nihayetinde

bunu yapmaya karar verirsiniz.

Zira artık LEVH-İ MAHFUZ ile tanışmış ve onu özümsemiş,

 yaşamınıza yerleştirmişsinizdir.

Bir zaman sonra kendi bestelerinizi yazmaya başlarsınız.

En sonunda bir başyapıt bestelemeye koyulursunuz

ve eseriniz bittiğinde bir şey hatırlarsınız:

Yarattığınız başyapıt unuttuğunuz o müziğin aynısıdır.

Bu anımsama bir diğerini tetikler.

EVET, O MÜZİK SİZSİNİZ.

DIŞARIDAN DUYDUĞUNUZ BİR ŞEY DEĞİLDİR O.

BİLAKİS O SİZ’DİNİZ VE SİZ O’YDUNUZ.

Ölümsüz AŞ.K Kartlarıyla RAHMAN ve RAHİM olanın

ve Olmanın bilincindesinizdir.

Tanrısallığınızın keyfini sürün.

SİZ, SEVGİ, ŞEFKAT, MERHAMET ve AŞ.K’sınız.

AŞ’IN ARTIK KENDİNİZİ, AŞ.K OLUN.

www.izmirliahmetkaya.com

.

KARŞILIK BEKLEMEYEN VE ASLA KARŞILIĞI BULUNMAYANDIR, ANNE

.

.

KARŞILIK BEKLEMEYEN VE ASLA KARŞILIĞI BULUNMAYANDIR, ANNE

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

“Gelecek öğrenilemez, GELECEK ancak YARATILIR.”

.

.

“Gelecek öğrenilemez, GELECEK ancak YARATILIR.”

 

“Gelecek BİLGİSİ sadece bir eylemi, bir fikri olanlara, ihtiyacı olduğu kadar bildirilir. Yanlış kullanıldığında dünyanın geleceğini olumsuz etkileyebilecek çaptadır ve bu yüzden mahrem tutulan bir BİLGİDİR.

BİLGİ demişken… Tanrı’nın geleceği çoktan YARATTIĞINI, şu AN oynanmakta olanın canlı değil banttan bir yayın olduğunu düşünmek, seni YANILTIR. Evrende neyin ne olduğunun milyar yıl öncesinden belli olması hiçbirşeyi değiştirmez. Bu evren spontane bir evrendir.

Bu anlamda KADER isimli haritaya anlam yüklemen anlamsızdır.

KADERİM dediğin YAZGIYA değil,

senin YAZGINA nasıl hükmettiğine odaklanman gerekir.

Gelecekte neyin OLACAĞI hem belirli hem de belirsizdir.

Tanrı geleceği henüz yaratmamıştır, sadece öngörmektedir.

Ve onun öngörüleri şaşmaz öngörülerdir. GELECEK bundan ibarettir.”

Levh-i Mahfuz – buRAK özDEMİR

BİR KİTAP HAYAL EDİN

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

 

.

.

EGO, KİBİR ve kendini PAZARLAMA dünyası.

.

.

EGO, KİBİR ve kendini PAZARLAMA dünyası.

http://www.youtube.com/watch?v=Z7dLU6fk9QY

“422 arkadaşım var.

Ama yine de yalnızım.

Her gün onlarla konuşuyorum ama hiç biri beni gerçekten tanımıyor.

LOOK UP – YUKARI BAK

Sorun aramızdaki mesafeler.

Sorun, GÖZLERİNE değil ekrandaki isimlerine BAKMAM.

SOSYAL dediğimiz bu medya bilgisayarlarımızı açıp

KAPILARIMIZI kapatmamızdan ibaret.

Sahip olduğumuz bütün bu teknoloji bir İLLÜZYON.

Topluluk, birliktelik, aidiyet hissi…

Ama bu illüzyon cihazından uzaklaştığımızda

bir ZİHİN bulanıklığı dünyasının içinde buluyoruz kendimizi.

EFENDİSİ olduğumuz teknolojinin KÖLELERİ olduğumuz bir dünya.

Enformasyonun dibe çöktüğü zengin, aç gözlü bir dünya.

EGO, KİBİR ve kendini PAZARLAMA dünyası.

En iyi taraflarımızı gösterdiğimiz ama DUYGULARI dışarıda bıraktığımız bir dünya.

Paylaştığımız deneyimlerle neredeyse MUTLU olmak üzereyiz.

Ama yanımızda biri olmadığında da öyle mi sahiden?

Arkadaşlarınızın yanında OLUN, onlar da sizin yanınızda OLACAKLARDIR.

Ama grup mesajlaşırken kimse yanınızda değildir.

Abartı ve ARZU KÜLTÜRÜ içindeyiz.

Toplumdan soyutlanmamızın FARKINDA değilmişiz numarası yapıyoruz.

Hayatlarımızı parlatmak için sıraya dizili KELİMELERİMİZ hazır.

BİZİ dinleyen var mı, FARKINDA bile değiliz.”

“YALNIZLIK bir sorundur, açıklayayım:

Bir KİTAP okuduğunuzda, RESİM yaptığınızda, EGZERSİZ yaptığınızda

üretkensinizdir ve VARSINIZDIR.

Uyanıksınızdır ve ZAMANINIZI ona ayırıyorsunuzdur.

Kalabalık içindeyken yalnız HİSSETTİĞİNİZDE,

ellerinizi başınızın arkasına koyun, telefondan uzaklaşın.

Adres defterinize ya da telefon menünüze ihtiyacınız yok,

BİRİYLE konuşun gitsin.

Birlikte VAR OLMAYI öğrenin.”

“Kalabalık bir tren istasyonundaki SESSİZLİĞE katlanamıyorum.

DELİ zannedilme korkusundan dolayı kimse konuşmuyor.

Asosyal olmaktayız, artık birine bağlanma

ve GÖZLERİNİN İÇİNE BAKMA ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz.

ÇOCUKLAR doğduklarından beri ROBOT gibi yaşıyorlar

ve bunu olağan zannediyorlar.

I-pad kullanmadan çocuğunla güzel vakit geçiremiyorsan

DÜNYANIN EN İYİ BABASI olman biraz zor.”

“Ben çocukken eve hiç girmezdim.

Dışarıda arkadaşlarımla bisiklete BİNER, spor ayakkabılarımla KOŞTURUR,

dizlerimi YARALAR, ağaçlara TIRMANIRDIM.

Şimdiki ufaklıklar o kadar uysal ki beni ürkütüyorlar.

Dışarıda hiç ÇOCUK görmüyorum, salıncaklar BOMBOŞ.

Açık havada oynanan oyunların hiç biri artık yok.

Geri zekalı bir nesil olduk, AKILLI telefonlar ve APTAL insanlar.

Telefondan kafanı KALDIR, monitörünü KAPAT.

Etrafındakilere bir BAK, gücünü en iyi şekilde DEĞERLENDİR.”

“GERÇEK hayatta tek bir İLETİŞİM bile sana FARKI gösterecektir.

Sana hayatın boyunca unutamayacağın BAKIŞI baktığı ANDA orada OL.

Elini ilk TUTTUĞUNDA, seni ilk ÖPTÜĞÜNDE orada OL.

Yüzlerce kişiyle paylaşmana gerek olmayan,

çünkü zaten paylaşman gerekenle paylaştığın ANLARDA orada OL.

Rüyalarındayken GERÇEĞE dönüşen kıza yüzük alabilmek için

bilgisayarını sattığın ANDA orada OL.

Bir aile kurmaya karar verdiğiniz ANDA ve kızını ilk kucağına alışında

yeniden AŞIK olduğun ANDA orada OL.

Geceleri seni uyutmadığında,

Kızın yuvadan uçarken gözyaşlarını sildiğin ANDA orada OL.

Kızın kucağında oğluyla geri döndüğünde

Ve sen TORUNUNU kucaklayıp yaşlandığını HİSSETTİĞİNDE

Yaşamına DİKKATİNİ verdiğinde elde ettiklerini FARKETTİĞİNDE

O cihazın başında vaktini harcamadığın için

Ne kadar minnettar olduğunu FARKETTİĞİNDE,

Karının elini tuttuğunda, yatağının başında oturduğunda,

Onu SEVDİĞİNİ söylediğinde ve alnını ÖPTÜĞÜNDE

O da sana kalbinin son atışları esnasında,

Kendisini yolda durduran o ÇOCUKLA karşılaştığı için

Ne kadar ŞANSLI olduğunu FISILDARKEN.”

“Ama bunların hiç biri yaşanmadı çünkü SEN,

Telefonuna bakarken çok MEŞGULDÜN,

Kaçırdığın fırsatları GÖREMEDİN.

O yüzden kafanı telefondan KALDIR, ekranı KAPAT.

Sona erecek olan bir VARLIĞIMIZ ve sınırlı sayıda GÜNLERİMİZ var.

Ağa takılı kalma, sonun geldiğinde

PİŞMANLIKTAN daha kötü bir HİS yaşayamazsın.

Bu makinanın bir parçası olduğum için ben de suçluyum.

DUYULDUĞUMUZ ama GÖRÜLMEDİĞİMİZ,

KONUŞMAYIP yazdığımız, DİNLEMEYİP okuduğumuz,

Göz teması YAŞAMADIĞIMIZ saatler geçiriyoruz.

HAYATA KENDİNİ ADA,

İNSANLARA (facebook, tweeter) beğenini değil,

SEVGİNİ, ŞEFKATİNİ, MERHAMETİNİ ve AŞKINI VER.”

“SESİNİ duyurma ve kendini tanımlama ihtiyacınla bağlantını KES.

DIŞARI ÇIK ve dikkatini dağıtan HER ŞEYİ GERİDE BIRAK.

TELEFONUNDAN KAFANI KALDIR, EKRANI KAPAT.

Bu videoyu ve bu yazılanları izlemeyi/okumayı bırak,

HAYATI sanal olmayan bir şekilde YAŞA.”

http://www.youtube.com/watch?v=Z7dLU6fk9QY

Sonuç olarak;

DUYULDUĞUMUZ, GÖRÜLMEDİĞİMİZ,

KONUŞMAYIP, DİNLEMEYİP,

YAŞAMADIĞIMIZ HAYATA KENDİNİ ADA.

İNSANLARA SEVGİNİ, ŞEFKATİNİ, MERHAMETİNİ ve AŞKINI VER.

SESİNİ KES. DIŞARI ÇIK, HER ŞEYİ GERİDE BIRAK.

TELEFONUNDAN KAFANI KALDIR, EKRANI KAPAT.

HAYATI YAŞA.

ŞU ANA KADAR SEN MEŞGULDÜN, GÖREMEDİN

O yüzden kafanı telefondan KALDIR, ekranı KAPAT.

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

ŞEYHİN, İÇİNDEKİ DECCAL

.

.

“AHİR ZAMAN,

MUHAMMED’İN DECCAL HABERİNİN GERÇEK KILINDIĞI,

ŞEYHİN, İÇİNDEKİ DECCAL’LE BULUŞARAK

ŞEYHTAN ADINI ALDIĞI YERDİR.”

“Bir kitap, İN-SANA böylesine derin ve sonsuz

bir tedrisat sunabiliyorken, BİLGİYİ aldığın kişiyle,

sırf sana BİLGİLER verdiği için

aynı evde kalmak zorunda olamazsın.

LEVH-İ MAHFUZ, yeryüzünün Şeyhtan’larının

her birinin vakıf olduklarının toplamından

çok çok çok daha fazla bir BİLGİYİ,

seni hiçbir kimseye VEFA yükü altında bırakmayan

bir karşılıksızlıkla sunar.

Yazıcısına yolda SELAM verme yükümlülüğün dahi yoktur.

Bu SELAMI senden isteyecek olursa bu durumda

onu paramparça etmekten çekinmeyeceğimiz

BİLGİSİNE haiz bir BİLİNÇTİR.”

“LEVH-İ MAHFUZ

KUR-AN’IN apaçık kodlarla yazılmış versiyonudur

 ve hiçbir Ademoğlıu, o KİTAP adına

senden kişisel TEMAS talep edemez.”

“Şeyhe vefa, ALLAH’ına VEDADIR.”

Levh-i Mahfuz – buRAK özDEMİR

 

BİR KİTAP HAYAL EDİN

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

 

.

.