Din insanların anladıkları bir şey değildir.

Din insanların anladıkları bir şey değildir. Zira din, Tanrı katında İSLAM’dır. Din Yahudilik değildir. Hıristiyanlık değildir. Hinduizm değildir. Müslümanlık değildir. Tüm bunlar sadece kültür, örf, adet ve geleneklerin bir arada dayatmayla yaşanılmasıdır. Dünyada var olan tüm dinler ölü kayalar gibidir. Onlar akmazlar, onlar değişmezler, çağla birlikte hareket etmezler. Kırılgandırlar. Değişime meydan okurlar. Dünyada yaklaşık üçyüz […]

Mutluluğumuzu ertelemeye hakkımız yok.

Mutluluğumuzu ertelemeye hakkımız yok. Siyasal baskılar, ne derler kaygısı, stres, kuşku, kaygı, haksızlık, yolsuzluk, hırçınlık, gerginlik, iş yoğunluğunun altında ezilme, hukuksuzluk, suçluluk duygusu ve kendini yetersiz görme gibi çok sık yaşanan olumsuz duygular, insanı yıpratmakta ve bunalıma sürüklemektedir. Günümüz insanı hayatın güzelliklerini yeteri kadar fark edemiyor. Aslında çok kazanmak isteyen her işadamının, güzel ve bakımlı […]

Hayat, bakış açımıza ve nereden baktığımıza göre bize yanıt verir.

Hayat, bakış açımıza ve nereden baktığımıza göre bize yanıt verir. Başımıza gelen iyi veya kötü şeylerden öncelikle kendimizin sorumlu olduğunu kavrayabilirsek hayatımızın akışını şekillendirmemiz, kendimizle barışık olmamız ve istediklerimizi elde etmemiz kolaylaşacaktır. Mevlana’nın dediği gibi: “Gül düşünürsen gülistan olursun, Diken düşünürsen dikenlik olursun.” www.izmirliahmetkaya.com

İNFAK BİLİNCİNİ MADDEYLE SINIRLANDIRMAYIN

İNFAK BİLİNCİNİ MADDEYLE SINIRLANDIRMAYIN İNFAK, neye sahip isen, mesela mal, mülk, nakit, sabır, anlayış, zaman, bilgi, sevgi, şefkat, merhamet, aşk gibi şeylerden kendimiz için fazla gelenleri canımızı acıtacak derecede başkalarına vermeyi ifade eder. Günümüzde en mükemmeli, kan ve organ bağışıdır. “Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Allah, affedicidir, güç […]

FİRAVUNLAR DÖNEMİ BİLİNÇ DÜZEYİ

FİRAVUNLAR DÖNEMİ BİLİNÇ DÜZEYİ “Mısırlıların öteki dünyası epey kurak bir yerdi. Mısırlılar sık sık aile mezarlığını ziyaret ederek terk-i diyar eyleyen ruhlara yiyecek, giyecek ve mutfak eşyaları getirirlerdi. Hatta bazı mezarlara RUH için tuvalet bile yapılırdı. Bu tuvalet ihtiyacı o dönemde yaygın bir inanıştı. Zira o dönemin insanları, ruhun yiyeceklerinin tüketmesi durumunda, kendi dışkılarını yiyebileceğine […]