USUI REIKI

 

Sevgili Arkadaslar,

Web sayfamiza gelip incelemeye baslamaniz ile, kutsal enerjinin ana kaynagi ve Yuce Yaraticinin armagani olan REIKI‘yi, size tanitmak istedigini ve bu guzel enerjiden faydalanabilmeniz icin, onun bu firsati yarattigini dusunuyorum. Siz de bize katilin ve Reiki‘yi dostluk, kardeslik, sevgi ve sifa icin, evrenimizin daha iyiye gitmesi icin, hep birlikte kullanalim.

Butun canlilar enerji yayarlar, bu enerji yuce yaraticidan bize dogumumuzla beraber aktarilmistir, yasam gucumuzdur. Degisik toplumlar bu enerjiyi degisik sekillerde adlandirirlar. Japonya’da bu enerjiye KI denilmektedir, REI ise evren demektir. REIKI yani evrensel yasam enerjisi adi buradan gelmektedir

REIKI ellerin vucudun herhangi bir yerine temasiyla gerceklestirilen herkesin uygulayabilecegi, guclu, emin ve uygulamasi kolay bir sifa sistemidir. Sifaci vucudun neresinde sifaya ihtiyac oldugunu bilmese de, REIKI enerjisi gidecegi ve etkili olacagi yeri bilir. Cunku REIKI‘nin kaynagi, Ulu Yaratici’nin kaynagidir.

REIKI 1,2 veya Master derecelerine sahip olmak icin, kendisi bu konuda egitim ve uyumlama almis, kökü REIKI’nin kurucusu Usui Sensei‘ye dayanan bir silsileye sahip ogretmenlerin, uyumlama yapmasi gereklidir. Uyumlama alan kisinin bundan sonra yapmasi gereken tek sey, ellerini koymak ve sifa dilemektir. Aslinda uyumlama kisiye yeni bir sey vermez, zaten kendisinde olan yetenekleri aciga cikarir. Kapali bir televizyonu acmak gibi. O insanlara genetik bir mirastir.

REIKI’ye saygili olalim, onu yanlizca iyilik ve sifa icin kullanalim. Ogrenmek isteyen, olabildigince fazla insana goturmeye gayret edelim cunku REIKI evrensel yasam gucudur, sagliktir, sifadir, dostluktur, kardesliktir, sevgidir.  Kendimiz ve cocuklarimiz icin guzel bir dunya istiyorsak hepimizin birbirimize, evrenin de bizlerin pozitif enerjisine ihtiyaci var.

Hepinize sevgi dolu bol isikli gunler diliyorum.

İNSAN -  YARADILIŞ – RUH – MADDE VE ENERJI

Her şeyden önce nereden geldik, nereye gidiyoruz, yaşama gayemiz nedir, üzerinde yaşadığımız dünyamız, bizler niçin ve neden oluştuk, modern tıp için bile hala sır dolu olan bedenimizdeki organların temel yapısı nasıldır, gibi soruların cevabını düşünür ve eldeki verilerle hayatımıza bir yol çizersek, günlerimiz daha mutlu, huzurlu ve korkusuz geçer. Yaşantımıza yükseklerden, bir kuş gözü ile baktığımızda, bizim için bugün çok önem taşıyan olayların, kavgalarımızın, sevinçlerimizin, üzüntülerimizin, başarısızlıklarımızın, bütün içinde ne kadar önemsiz olduğunu kolayca kavrayabiliriz.

Madde dediğimiz şey, bedenimiz, evimiz, arabamız, dünya ve hatta tüm evren gerçekte bir enerji yumağından başka birşey değildir.

O zaman, çevremizdeki bulunan şeyleri gözle görünür ve elle tutulur kılan nedir? Atomların yörüngelerinde dönen elektronların, fotonlarla çarpışmaları, atomların birbirlerini itmeleri veya çekmeleri sonucu madde dediğimiz enerji  kalıplarını algılayabiliriz. Elimizde tuttuğumuzu düşündüğümüz maddelere aslında dokunmuyoruz. Gerçekte, elimizin atomları dokunduğumuzu sandığımız maddenin atomlarını iter ve bu itmenin şiddetine göre de dokunma hissimiz gerçekleşir. Çünkü atomlar birbirlerine en fazla bir atomun çapı kadar yaklaşabilirler. Üstelik birbirlerine bu kadar yaklaşabilen atomlar da ancak birbirleriyle reaksiyona giren atomlardır. Şu halde, aynı maddenin atomları bile birbirlerine kesinlikle dokunamazlarken bizler elimizle tuttuğumuz, maddeye asla dokunamayız. Kaldı ki, elimizdeki maddeye maksimum yaklaşmamız mümkün olsaydı, o zaman da bu maddeyle kimyasal reaksiyona girerdik. Böyle bir durumda ise  bir canlının varlığını sürdürmesi olanaksızdı. Canlı temasta bulunduğu madde ile hemen kimyasal reaksiyona girer ve değişik bir varlık haline gelirdi. Yüzde 99.95’i boş olan ve neredeyse sadece enerjiden ibaret atomlardan oluşan bir dünyada yaşıyoruz. “Dokunuyoruz ve tutuyoruz” dediğimiz şeylere de aslında hiçbir zaman dokunamıyoruz. Peki ya gördüğümüz, duyduğumuz veya kokladığımız maddeyi ne derece algılıyoruz? Bu maddeler, gerçekte gördüğümüz, duyduğumuz gibi değildirler, gördüğümüzü zannettiğimiz maddeyi aslında doğrudan görmemiz mümkün değildir. Çünkü görüyoruz dediğimiz olay aslında güneş’ten veya başka bir ışık kaynağındangelen ışık taneciklerinin yani fotonlarının maddeye çarpması, bu maddenin gelen ışığın bir kısmını emmesi ve kalanını dışarı vermesi sonucunda, maddeden yansıyarak gözümüze çarpan fotonların, beynimizde oluşturduğu birtakım görüntülerdir. Yani gördüğümüz madde ancak bizim gözümüze yansıyan fotonların taşıdığı bilgiden ibarettir. Dışarıda var olan maddelerin gerçek hallerinin bize tam olarak yansıtıldığı hususunda ise elimizde hiçbir kanıtımız yoktur.

Tek olan Yüce Yaratıcımızın yapamadığı, yanlızca kendi kendini gözlemlemekti ve bu ihtiyacını gidermek için bizleri yarattı.

Bizlerin üzerinde kendini gözlemleyebilecekti ancak burada kargaşa çıkmaması için, ondan bizlere geçmiş olan binlerce yeteneği perdelemesi lazımdı. 5 duyumuz hariç. Yaratandan bize geçen tüm özelliklerimiz, onun tarafından perdelenip bu dünyaya gönderildik. Bildiklerimiz hafızalarımızdan silindi ve burada, herşeye sıfırdan başladık. Gerçi küçük yaşlarda az birşeyler hatırlar gibi oluyorsak da, çevremiz tarafından hemen unutmaya zorlanıyor, saçmaladığımız söyleniyor ve bu yeteneklerimiz yavaş yavaş yok ediliyordu. Biraz büyüdüğümüzde, küçükken hatırlar gibi olduğumuz bazı perdelenmiş yeteneklerimizi tamamen unutuyor, kaybediyorduk.

Şifacılık yeteneği de böyle bir perdelenmiş yeteneğimiz olup, uyumlamalar ve eğitimlerle bu gizli yeteneğimizi uyandırmaya, tekrar gün yüzüne çıkartmaya çalışıyoruz. Bunu yaparkende biz REİKİ’ciler, en basit anlatımı ile bir dua etme, Yaratana bağlanma, ondan şifa dileme şekli olan REİKİ’yi kullanıyoruz.

Reiki Yaratan’a bağlanmak ve ondan dilekte bulunmak için yapılan, çok kuvvetli bir dua tekniğidir.

Bu dünyaya gelirken perdelenmemiş olan, 5 duyumuzla algılamış olduğumuz maddi alem ve yaşantımızı oluşturan olaylar dizisi, daha sonraki bölümlerde daha detaylı anlatacağım gibi, algılayan olmadığı zaman yanlızca dalgalar topluluğudur. Biz insanlar bunu çok iyi bildiğimiz halde, kendimizi yaşamım akışına kaptırır, bu gerçeği unutur ve bilincimizin algılamasıyla oluşturduğumuz maddi alemi, tek önemli olan gibi algılarız. Ancak yaşantımızı bilincimizin görmek istediği olayların meydana getirdiğini kabul edebildiğimiz zaman, maddi dünya boyutundan soyutlanabilir ve daha gerçekçi bir gözle dünyayı görebiliriz. Böylece maddi dünyevi boyuttan, manevi boyut diyebileceğimiz dalgalar boyutundaki yaşama geçebiliriz. Aslında dünyamızda oluştuğunu gördüğümüz tüm olaylar, dalga boyutundaki düşüncelerimizin, kuantsal boyuttan, şekillere, seslere, görüntülere, kokulara, yani madde alemine inişidir.

Düşünce ve isteklerimizde, onların oluşmalarını sağlayacak yaratma sırları gizlidir. Dua dediğimiz Tanrı’ya niyaz ise O’nun olduğu en yüksek boyut olann ana kaynak boyutuna seslenmektir. Olaylar önce Tanrısal boyutta başlar, kuantsal boyutta düşüncelerimizle oluşur ve sonunda madde boyutunda açığa çıkar. Dua, Yaratıcı ile çok içten ve kuvvetli bağ kurmak, ondan niyazda bulunmak demektir, temiz kalple, içten, samimi bir biçimde, çok isteyerek, yapıldığında sesimizi O’na duyurmamızda aracıdır.

 

Reiki’nin 5 prensibi:

- Özellikle bugün neşeli ol!

- Özellikle bugün mutlu ve özgür ol!

- Özellikle bugün herkese saygılı ol!

- Özellikle bugün kazancını dürüstçe kazan!

- Özellikle bugün tüm canlılara karşı saygılı ve sevgi dolu ol!

 

USUI REIKI NEDIR?

Reiki denince herkesin ilk aklina gelen Usui Reiki‘dir, ve yanlizca Reiki olarak  taninir,  en yaygin olarak kullanilan Reiki orijinli enerji sistemi budur ve butun enerji sistemlerinin temelini teskil eder.

Reiki, Reiki uygulayan kisinin ellerinden rahatsizligi olan kisiye gonderilen, iyilestirici, sifa verici bir enerji cesididir.

Tatli, ilimli, yumusak, sevkatli ve bir o kadarda emniyetli, guvenilir ve tehlikesizdir. Vucut icinde bulunan enerji akışını duzenlemek ve boylece bedenin kendisine şifa vermesini saglamak Reikinin baslica gorevidir. Organlari ve ic salgi bezlerinin duzenli calismasini saglayici, bagisiklik sistemini guclendirici, hastaliklari baslangicindan itibaren tedavi edici, agrilari azaltici, vucuttaki toksik maddeleri temizleyici bir uygulamadir. Kisilerin korku ve endiselerini, depresyonu, uzuntuyu yok eder, uygulananda pozitif dusunceler olusturur. Fiziksel veya ruhsal acilari, stres ve gerginligi gecirmek, kisiye ihtiyaci olan sifayi temin etmek reikinin gorevidir. Reiki Tanrıdan (ulu kaynaktan) gelen canlandırıcı, sifa verici her yerde mevcut olan yasam enerjisinin dogru ve etkili bir sekilde rahatsiz olan kisiye aktarilmasini saglar.

Sozcuk anlamı, Japonca’da, “Evrensel Yaşam Gucu Enerjisi” dir. Reiki iki farklı Japonca kelimenin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. REI evren anlamına gelir. KI ise ruh, yaşam gucu enerjsi demektir. Bu iki Japonca kelime aynı zamanda aydınlanma demektir.

Reiki insan vucudundan gecerken ozellikle ihtiyaci olan bolgelere sifa verir. Insan vucudu parca parca degildir, butun organlar birbirine bagli olarak calisir, o nedenle reiki verirken butun vucuda verilmelidir. Ama reiki vucutta ona nerede ihtiyac var ise o kisimda daha etkili calisir, omuzlari agriyan bir kisinin vucuduna reiki verildigi zaman, enerji omuzlarda daha cok yogunlasir. Reiki ellerin bedenin ustune konularak veya uzaktan kendine ya da başkalarına enerji aktarılması ile kullanılır. Ellerinizle dokunarak veya uzaktan kendinizi veya başkalarını iyileştirmenizi sağlar. Reiki veren kisi genellikle bas bolgesinden, beyin, hipofiz bezi, beyincik uzerinden, karin bolgesinden, ayaklar ve dizlerden yogun olarak reiki enerjisi gonderir. Her insanın icinde yasamini kontrol eden enerji mevcuttur, onemli olan bu enerjiyi en dogru sekilde kullanabilmektir, bu basarildigi takdirde ruhsal veya fiziksel rahatsizlar daha kolay tedavi edilebilir.

Reiki her zaman cok emniyetlidir, kisiye hicbir zarar vermez, rahatsizligi olan kisi ihtiyaci kadar olan enerjiyi, vucudunun ihtiyaci olan bolgelerine alir. Reiki her zaman en dogru bicimde yardimci olur, uygulanan insanin ihtiyacina gore yarar saglar. Reiki uygulayicisi bu guclu enerjiye yanlizca kanal olur. Uygulanan kisiden, uygulayana kotu bir enerjinin gecmesi mevzubahis degildir. Reiki sırasında kendi yaşam enerjinizi kullanmazsınız yani reiki şifacının enerjisini kullanmaz . Tanrıdan gelen enerji sizin tarafinizdan uygulanana akar.

Reiki tek başına bir tedavi değil, tamamlayıcı bir yontemdir, alternatif tıp yontemi değildir, tibbi mudahalelerin yerine gecmez. Tıp tedavilerinin olumsuz yan etkilerini azaltir, tedavinin olumlu sonuclarının gelismesine yardimci olur. Psikolojik sıkıntıların pek cok fiziksel hastalığın nedeni olduğu artik bilinmektedir, enerji kanallarımızda bu sıkıntılar sonucu meydana gelen tıkanıklıkların acılmasını saglayan stresi azaltan, rahatlama saglayan reiki, hastaliklarin ortadan kalkmasına yardım eder.

Sifa icin kullanılan butun sistemlerle uyumludur, birlikte calısır, iyilesme etkisini artırır, hızlandırır.

REIKI EGITIMI NEDIR?

Reiki egitimi uc asamada tamamlanir ve bu asamalar birbirini tamamlayici niteliktedir.Reiki egitime katılmak icin onceden ruhsal gelisim egitimi yapmış olmak ya da ozel yeteneklere sahip olmak gerekmez. Reiki öğretmeni tarafından ogrenciye Reiki enerjisinin aktarılması ile ogrencinin tac, kalp ve el cakraları acilir. Enerji aktarimi genellikle guc verme yada el verme olarak anılır. El verme bir Reiki ustası tarafından ogrencide bulunan bu enerjiyi uyandırmak icin yapılan bir islemdir.

Bu evrensel yaşam enerjisi her zaman ve hepimizde vardir. Yani el verme bizde olan bir şeyi bize geri vermektedir. Ogretmeniniz size Reiki verdigi zaman, yaptığı tek şey zaten sizde olan şeyin farkina varmanizi saglamaktır. Her zaman cevrenizde olan fakat sizin farkına varamadiginiz bir sey gostermeye benzer. Aktarim islemi yapildiktan sonra insan hayatinin sonuna kadar bu enerjiye sahip olur. Egitim aldiktan sonra ogrencinin yapacagi tek sey, tedavi uygulanacak kisinin uzerine reiki esaslarinin ogrettigi sekilde ellerini koymak ve sifa dilemektir.

Reiki egitimi tamamlandigi zaman kisi uzerinde tam bir sifa ve ruhsal gelisim sistemi olusur ancak reiki almak yada vermek insana ruhsal gucler vermez. Reiki verenin gorevi yanlizca Reiki‘ye kanallik etmektir. Herkes her duzeyin egitimine uygundur. Egitime devam etmek veya istedigi noktada birakmak kisinin kendi tercihidir. Ancak usta seviyesinde egitim almak icin ogrencinin degil, ogretmenin ona teklif etmesi gerekir. Cunku ogrencinin usta yani Reiki Master‘i olabilmesi icin karar ogretmene aittir, ogrencisinin bu seviyeye uygun hale geldigini ogretmen hissettigi zaman bu seviyeyi ona verir.

El verme stilleri ustadan ustaya degismektedir. Genellikle sessiz ve los bir ortamda bir sandalyede sırtınız dik olarak ve iki eliniz birbirine bitisik gogsunuzun hizzasinda duracak şekilde, gasho pozisyonunda oturmanız istenir. Ogretmen genellikle bir sure sessiz kalınmasını ve meditasyon yapilmasini ister. Bir cok ogretmen inisiasyon sırasında ellerini omuzlariniza, basiniza ve ellerinize koyar. Tac cakranizi acar, elleri ile reiki sembolleri  basinizin uzerine ve ellerinize cizer. Inisiasyonun sonunda ise tac cakranizi kapatmadan auranizi duzeltir, kapatir, sizin ve kendisinin enerji baglantisini keser.

Birinci Asama Reiki Egitimi

Japonya’da Sho Den diye adlandirilan, reiki egitiminin temelidir ve dokunarak sifanın ogretildigi asamadir. Reiki enerjisini kullanmak isteyenlere verilen egitimdir. Ogrenciler kendilerine, başkalarına, hayvan ve bitkilere enerji vermeyi ogrenirler. Birinci asama egitimi ogrenciye Reiki enerjisinin aktarılması ile başlar. Kişinin kendisine ve bir başkasına reiki uygulayabilmesi icin gereken standart el pozisyonları, reiki prensipleri ve reiki tarihcesini ogretilir. Bu asamayı tamamlayanlar hayat boyu kullanabilecekleri bir teknige sahip olurlar. Reiki birinci derece inisiyasyonu kişiyi evrensel yaşam gucu enerjisine acar. Ellerdeki cakralar acılarak, ellerin sifa niyetiyle bir varlığa dokunulması ile yuksek bir enerjinin o varlığa aktarılması sağlanır.

 

İkinci Asama Reiki Egitimi

Reiki‘yi tamamen anlamak icin 2. Basamak olan Oku-Den cok onemlidir. Reiki 2 Egitimi kisinin sifa icin aktardığı enerjiyi artırır ve ogrenciler uzaktan sifa gonderme yontemlerini ogrenirler. Ek yontemlerin kullanıldigi ikinci asamada, ogrenciye reiki sembolleri ogretilir ve reiki yapilmasi sirasinda sembollerin kullaniminin enerji akimini arttirdigi ogretilir. Sembolleri kullanabilmesi icin gerekli teknikler gosterilir. Bu sembollerin cizilmesi veya akilda canlandırılması kisinin enerji ile daha guclu baglantısini saglar. Reiki sembolleri geleneksel uygulamalarinda kutsal sayılır ve reiki geleneğinin bir parcası olarak gizli tutulur. Sadece ikinci asama ogrencilerine verilir. Ama geleneksel olmayan uygulamalarında bunların acıkca gosterilmesi olagandir, bir cok yayin organinda rahatca bulunabilir. Geleneksel dusunenler bunların acikca gosterilmesinin onların değerini dusurecegini ve kutsallıklarını azalacagini dusunmektedirler. Aslinda sembollerin bir gizli gucu yoktur. Sadece reiki enerjisine odaklanmak icin kullanılan araclardır. Bu sembolleri kullanmak icin Reiki 2 seviyesine uyumlanmis olmak gereklidir.

 

Ucuncu Asama Reiki Egitimi ( 3a – 3b )

Son basamak olan Shinpi-Den ise gizem, sir ogretisidir. Reiki Master’ olmak ve sistemi ogretmeye başlamak icin bir adımdir. Usta sembolu ogretilir. Bu sembol ikinci asama reiki egitiminde ogretilen diger 3 sembolun tamamlayicisi niteligindedir. İki aşamada verilir . 3a öğretmenliğe hazırlık , 3b ise öğretmenliğin onaylanması inisiyasyonudur. Reiki ucuncu asama egitimlerini alan ve usta olan bir kisi baskasina egitim verebilir, onu Reiki‘ye uyumlayabilir ancak Reiki Master‘i olmak diğerlerinden daha fazla Reiki gucune sahip olmak değildir, Reiki bilgilerini kendine saklamak ve öğretmenlik statusunun bir ayrıcalık olduğunu dusunmek yanlıstır, onemli olan bu egitim ile Reiki’ye olan bagi kuvvetlendirmektir ve Reiki‘yi bilmeyenlere tanitmak, faydalanmalarini saglamaktir.

USUI REIKI SEMBOLLERI

Sembolleri kullanabilmek icin Reiki 2 asamasi egitimini tamamlamis ve Reiki 2 ye inisiye olmus olmak gereklidir. Sembollerin aralarında ufak tefek farklılıkları barındıran versiyonları mevcuttur. Herkesin el yazısının farklı oldugu ama tum yazilarin herkes tarafindan okunup anlasilabildigi gibi, tum versiyonlar aynı anlamı ve icerigi tasırlar.Ogrenci icin dogru sembol, öğretmeni tarafından uyumlaması yapılan ve cizimi ogretilen semboldur. Sembollere islerlik kazandırmak icin mutlaka ezberlenmeli ve dogru cizilebilmelidirler. Cizimler,  zihinde butun olarak canlandırma, zihin yoluyla, el ayası ya da parmak uclarıyla, dil ile damakta cizme seklinde yapılır. Buyuk bir alan kapsanacaksa o alanın tamamını dolduracak bicimde cizilir (ornegin evin kapısını korumak icin kapıyı tamamen kapsayacak buyuk bir sembol cizilir). Her sembol cizildikten sonra uc kez mantrası (ismi) soylenerek etkisi acıga cıkarılır. Sifa uygulamalarında semboller gereken bolge veya cakralara  cizilebilir.

 

NOT:Beynimiz yaklasık 14 – 15 milyar hucreden olusmustur ve dogum anımızdan itibaren kapasitesinin % 5 ila 10 luk kısmını kullanarak calısır. Beyin esas itibarıyla bioelektrik enerji uretip bunu dalga enerjisine cevirir, edindiği bilgileri yayar ve bu arada Yuksek Benligimize aktarır. Dogum anında aldığımız ısınlarla faaliyete baslayan beynin yeni tesirlerle daha fazla gelisime ugramaması imkansız gibidir. Bazı kelimelerin tekrarı ve bunların beyinde hatırlanması, bu kelimenin anlamını olusturan hucre grupları arasındaki bioelektrik faaliyeti arttırır, bu bir cesit enerji seklinde bedene yuklenir. Kelime tekrarlandıgında, tekrardan olusan bioelektrik daha da guclenerek, o konu hakkındaki yeni hucre birimlerini devreye sokar ve bir kapasite genislemesi soz konusu olur. Sembollerin soylenmesi ve cizilmesi ile beynin belli bir bolgesinde uretilen bioelektrik enerji, tekrarları halinde bu bolgeden tasarak, gorev yapmayan yan hucrelere yayılır ve onlarıda devreye sokar. Her bir sembolun kullanıldığı gorev alanına gore, beyin o anlamda bir frekans yayarak o konuda faaliyet gelistirecek bir enerji acıga cıkarır. Sembollerin tekrarı ile ortaya cıkan o belli konudaki enerji fazlası , hem fiziksel bedene hem de ruhsal bedene yuklendiği icin kisinin yaşamı daha farklı bir duzeye ulaşır. Eğer beynimizi gelistirebilirsek, ruhumuzu da gelistirebiliriz.Cunku ruhumuza yuklenen sadece beynimizin calısan bolumudur. Ruhumuzun ve beynimizin daha cok enerjiye acılması ve bunun sonucu enerji dolması demek kullanabilecegimiz enerji kaynagının artması demektir. Reiki enerjisini aktarırken vucudumuzu ve ruhumuzu yalnız kanal olarak kullanıyorsakta, sembollerin inisiasyonu ve tekrarı ile guclendirilmiş bir beyin ve ruha sahip olan kisiyi kanal olarak kullanan enerji akımının etkisi daha tesirli olacaktır. O nedenle sembollerin Reiki veya diğer sifacılık tekniklerinde etkili olarak kullanılmasının sayısız faydası vardır.

 

Ilk Sembol: Cho Ku Rei

İlk sembol, guc olarak adlandırılan Cho Ku Rei dir. Guc buraya,  Tanrı’nın, evrenin gucunu buraya yonelt anlamını taşır. Baslangic sembolu oldugu ve diger sembolleri harekete gecirdigi icin calismayi baslatan dugme gibidir. Reiki‘nin gucunu arttırmak icin kullanılır. Negatif enerjiden arınmamızı ve pozitif enerji ile dolmamizi saglar. Aynı zamanda bulundugumuz yeri cevreleyerek bir pozitif enerji alani olusturur. Her zaman cizilirken yukaridan ve soldan saga dogru cizilmeye baslanmali ve spiral saatin donus yonune ters cizilmelidir. Spirali cizerken dik cizgi ile kesistigi her noktada Cho Ku Rei denilmelidir, bir sembol icin toplam 3 kere. Sesli veya icinden soylenebilir. Bir evi pozitif enerji ile doldurmek istersek, koselere bu sembolu cizebiliriz veya bir ise baslarken bu sembolu elimizle havada cizer baslarsak, ortami pozitif enerji ile yuklemis oluruz. Bu sembol her isin baslangicinda kullanildiginda temizleyen ve guc veren anahtar odevi gorur. Uygulamanın başlangıcında Reiki‘yi arttırmak icin, sonunda ise enerjiyi sabitlemek icin kullanımı ozellikle etkilidir

 

Ikinci Sembol: Sei He Ki

İkinci sembol, Sei He Ki olarak adlandırılan mental semboludur. Bu sembol, ruhsal, duygusal ve zihinsel sifa verir. Beynin icindeki enerjiyi dengeler. Duygusal butun problemlerde, utangaclik, ogrenilen seylerin kolay akilda tutulmasi ve ruhsal sorunlarla ilgili istenmeyen aliskanliklarin giderilmesi gibi mental problemler icin kullanılır. Bu sembol eskilerden gelen negatif sartlanmalarin ruhsal tedavisinde etkili olarak kullanilabilir. Uygulandıgında cozulen enerjilerle anlık duygusal bosalımlar, aglama, gulme, kederlenme gibi tepkiler gorulebilir. Istenmeyen alıskanlıkları degistirmek icin Sei He Ki iyi bir aractır. Ornegin sigara icme, asırı alkol kullanma, tırnak yeme, obsesif ve kompalsif davranıslar, tik gibi durumlarda Sei He Ki bu alıskanlıkların nedenlerini duygusal katmanda cozerek etkili bir yontem uygular.Sinirlilik, korku, endise gibi benligimizin derinliklerinde gizli kalıpları donusturerek denge ve huzuru getirdiği icin bize asıl gereksinmemizi verir. Sei He Ki degerli ve yarı degerli tasların, kristallerin temizlenmesinde, ilacların yan etkilerinden arındırılmasında, Reiki terapilerinden sonra odanın temizlenmesinde, genel olarak negatif enerji ve varlıklardan korunmak icinde kullanılabilir.

 

Ucuncu Sembol: Hon Sha Ze Sho Nen

Ucuncu sembol reikinin uzaktan şifa, uzaklik sembolü Hon Sha Ze Sho Nen olup, bu sembol uzaktaki bir kişiye, gecmis veya gelecek zamana sifa enerjisi gondermemizi saglar. Reiki enerjisini odanin obur ucuna gonderebilecegimiz gibi dunyanın obur ucuna, gecmis veya gelecek zamana da gonderebiliriz. Bu sembol dokunarak tedavi edemediğiniz fiziksel ve zamansal olarak erisemedigimiz durumlarda kullanılabilir.. Uzaktan veya baska zaman dilimine yapılması gereken sifa uygulamaları bu sembolun kullanimi ile gerceklestirilir. Kolayca etrafimizda bulabileceginiz bir cisim veya kisinin fotografi ile veya akilda kisiyi canlandirarak ve 3. sembolu tekrar ederek uzaktaki bir kisiye reiki gonderebiliriz. Veya belli bir zaman sonra olacak bir olay icin reiki gonderip, bizi gelecekte o olayin olusu sirasinda reikinin desteklemesini saglayabiliriz. Keza basimizdan gecmis kotu bir olayin etkilerini azaltmak icin gecmis zamana reiki gonderebiliriz. Uzaktan sifada turlu yontemler kullanılabilir. Isık gondermek, sevgi gondermek, saglık ve iyilikte oldugunu dusunmek gibi yontemlerin hepsi ise yarar. Uzaktan sifa, temel olarak meditatif durumda zihinde canlandırma yontemiyle gerceklesir. Baskasına uygulama yaparken izin almak sarttır.  Reiki sifasını uzaktan gonderdigimizde once enerjiyi uzay ve zamanda ileten, mantal calısma yapan 3. sembol Hon Sha Ze Sho Nen, arkasından duygusal bilesenleri iyilestiren Sei He Ki‘yi ve en son gucu arttırmak icin Cho Ku Rei‘yi kullanırız.

USUI REIKI ILE KENDINE VE BASKALARINA NASIL ŞİFA VERILIR?

Reiki uygulanacak kisi rahat bir sekilde, uzun bir masaya genellikle sirt ustu yatirilir. Eger problemli bolge sirtinda veya vucudunun arka kisminda ise yuzukoyun da yatirilabilir. Reiki alicisinin kollari ve bacaklari vucuda paralel olarak uzanmis olmalidir, cunku kol ve bacaklar paralel olmaz, birbirine kavusturulmus sekilde olursa enerji tam olarak vucutta akamaz. Reiki veren kisiler ise masanin etrafindaki sandalyelere rahat bir sekilde oturabilirler. Genellikle vericilerden 1 kisi bas kisminda, 2 kisi karsilikli karin bolgesinde, 1 kiside ayaklarin ucunda oturur, yani masanin 4 kenarinda 4 kisi. 4 kisi bulunamazsa 3 kiside reiki verebilir, o zaman karin kismindan 1 kisi reiki verir. Kisi sayisinin cok olmasi gonderilen enerji miktarinin artmasina neden oldugu icin daha etkili kabul edilir ama fazla uygulayici yoksa 1 kiside yanliz basina reiki gonderebilir. Bir reiki seansi 20 dakika surer. Eller vucudun bikini giyildiginde kapanan kisimlari olmamak kaydi ile degisik bolgelerine konur ve uygulayicidan uygulanana enerji akmasi saglanir. Eller ya vucuda degdirilir yada 10 cm. kadar uzaktan tutulur, bu uygulayan kisinin kararina kalmistir, sifa verme etkisi her ikisinde de aynidir. Eller her bir pozisyonda aşağı yukarı 4-5 dakika durur. Reiki engellenmiş enerjinin vucutta kolayca akmasını sağlayarak vucudun gevsemesini, rahatlamasini saglar. Reiki seansları, Reiki alan kişi normal giyinik iken yapılır.

Kendi kendine reiki vermek de insanin cok rahatlamasini saglar ve her zaman, her yerde kolayca uygulanabilir. Eller bulunulan ortama gore vucudun koyulabilecek en uygun yerine konur ve Reiki vermeye baslanir.

Herkes baska bir kisiye reiki verebilir, egitime gerek yoktur ancak kisinin kendine sifa verebilmesi icin birinci asama Reiki egitimini almis olmasi lazimdir, bu egitim ile ogretmen tarafindan ogrencinin ellerindeki cakralar acilir, ogrenci kendi kendine reiki enerjisi verebilir duruma getirilir. Ikinci asama reiki egitimi alanlar, reiki sembollerini kullanarak gonderdikleri enerji akimini daha etkili hale getirebilirler. Uzak bir mesafeye ki bu dunyanin obur ucuda olabilir, gecmis veya gelecek zamana reiki enerjisi gonderebilirler. Ucuncu asama reiki egitimini bitiren kisiler ise Reiki ustasi veya diger bir deyisle Reiki Master‘i olurlar.

Reiki ile yanliz fiziksel rahatsizliklar degil, ruhsal rahatsizliklar, zayif karakter, sigara, icki gibi bagimli davranislar, asiri yeme, kararsizlik, sinirlilik, evham, kusku gibi kisinin engelleyemedigi olumsuz davranislari da tedavi edilebilir. Reikiyi kadin erkek, genc yasli, cocuk eriskin, egitimli cahil herkes cok cabuk olarak ogrenebilir, kendine ve baskalarina reiki uygulayabilir.

D İ K K A T  !

REİKİ ÖĞRETMENLERİ

( MASTER TEACHER – GRAND MASTER TEACHER )

USTA ÖĞRETMEN VE USTA ÖĞRETMEN YETİŞTİRİCİLERİ OLAN ÜSTADLAR, REİKİ 1  – REİKİ 2 – REİKİ 3 İNİSİYASYONLARINDAN HİÇ BİR MADDİ BEKLENTİ İÇİNDE OLMAMALIDIRLAR.

ÖZELLİKLEDE ŞİFA UYGULAMASI YAPAN REİKİ UYGULAYICILARI MADDİ BİR BEKLENTİ İÇİNDE OLMAK ÇOK BÜYÜK SAKINCALAR DOĞURUR.

 

 

LÜTFEN OKUYUN

http://izmirliahmetkaya.blogcu.com/para-karsiligi-sifa-calismalari-hayirlara-vesile-olmak-hayir/7613911

 

PARA KARŞILIĞI ŞİFA ÇALIŞMALARI

HAYIRLARA VESİLE OLMAK / HAYIRLARA ENGEL OLMAK

 

BEN

Para karşılığı şifa çalışmaları, danışmanlık alma konuları için ne diyorsun? Ne bileyim , bana biraz tuhaf geliyor. Para karşılığı olması yanlış gibi.

 

DONA

Kendi kendisine şifa veremeyen kimselerin, mistik şifacılıktan destek alması kaçınılmazdır.Bu konuda bazı ilkelerinin olmasıda. Mistik profesyoneller… Onlar, hayırlara vesile olmakla, hayırlara engel olmak arasındaki ince bir çizginin üzerinde yürüyorlar.

‘V E R D İ Ğ İ M   P A R AY A    D E Ğ D İ’

Uzakdoğunun eski öğretilerine gore şifa, nasıl şifacı ile şifalanan arasında, Tanrının gözetiminde bir ilişki ise, şifa ve mistizm nezdindeki para ilişkileri de kişiler arasındadır. Şifalanan yukarıdaki sözü sarfediyorsa,bunun üzerine kim hangi hükümde bulunabilir.

Para, maddeler dünyasının değişim birimidir. Para somut olguların satın alınması için geliştirilmiştir. Para, soyut değerleri karşılamakta, onlara paha biçmekte zorlanır. İnsan, somut , elle tutulur olgulara ödediği parayla son derece barışıktır. Mesele soyut olgulara para ödenmesi noktasına geldiğinde insan duraksar… Paranın gözle görülmeyen değerlerle el değiştirmesi, paranın tabiatını tırmalayan bir durumdur. İşadamı fabrikasına bir makina alacak olduğunda , ihtiyacı olduğundan emin olursa , ikileme düşmeden o makinayı satın alır. Makinayı fiziken idrak edebiliyor olması , ‘ödediğim paraya değdi ‘ demesini kolaylaştıracaktır.

Ürettiği ürünlerin dünyaya açılması için, fikri danışmanlık hizmeti alma aşamasına geldiğinde, alacağı fikirler o makinadan daha yararlı olacak olsa bile, aynı fabrika patronu bu konuda zorlanır. Somut olana yatırım her zaman daha kolaydır. Gözle görünmeyene yatırım, fazladan ve farklı melekeler ister. Ürün satın almak olağandır. ‘Hizmet ‘ satın almak ise problematik…

Aynı durum bilgisayarlarla ilgili olarak da karşımıza çıkar. Bilgisayara verilen para ‘helaldir ‘, fakat o bilgisayara anlam katan, onun ruhunu oluşturacak olan ‘yazılım’ a verilecek para ‘ gereksiz ‘ paradır. İnsanoğlunun , gözle görülmeyenlere, elle tutulmayanlara para ödeme konusunda yaşadığı güçlükler vardır.

Bu ikilemden, mistik profesyonelizm de payını alır. Üstelik onların işi daha zordur. İnsanlara ‘ malvarlığımı etkin yönetebilmek adına finans danışmanlığı hizmeti aldım ve karşılığında ücretini ödedim ‘ dediğinde, onlardan olumlu tepkiler alırsın. Aynı insanlara ‘ ruhumu iyileştirmek için mistik şifacılık hizmeti aldım ve karşılığında ücretini ödedim ‘ dediğinde soru işaretleriyle karşılanırsın. Soru işaretlerinin bilinç arkasında finansın bir ‘ ilim ‘ mistisizmin ise para etmez bir bilgi olduğuna hükmetmiş inançlar vardır. Gerçek olan, mistizmin en az finans kadar kıymetli bir bilgi olduğudur.

İnsanların mistik alanlara kayması, onların bilgilerini bedelsiz sunmalarını gerektirmez. Hiç bir sektörün profesyonelinden bilgi ve uzmanlığını karşılıksız sunması beklenmiyorsa, mistiklerden de beklenemez. Mistik hareketin yol alması adına mistik ‘Pazar’ ın büyümesini son derece olumlu karşıladığımı bilmeni isterim. İtiraz notlarımı düşmek kaydıyla…

Kişi, şifa tüketicisi kimliğiyle , tıpkı doktara ödediği gibi, mistik şifacıya da aldığı hizmetin bedelini ödemek durumunda olsa da, şifacı parasal konularda bir doctor gibi davranma hakkına sahip değildir. Mensubu olduğu felsefenin doğası, ona şifada bulunma gücünü veren o doğa, maddi değil manevi değerlerin yüceltildiği bir dünyadır. Burası mistik profesyonelizmin hayırlara vesile olmak / hayırlara engel olmak ikileminin merkez noktasıdır.

Maddi değerlere düşkün bir manevi insan,  o hassas ölçüyü kaçıracak olduğunda mistikliği gider, geriye sadece profesyonelliği kalır…

Mistik profesyonelizm, elinde tutması yüce bir bilinç gerektiren ateşten bir toptur. Sadece mistik olması, hayatın zorlu şartlarından ötürü oldukça zordur. Profesyonel olma yolunda maddiyat insanı halini alırsa , sadece profesyonel olarak kalacak, üzerinden şifa enerjisi geçirilmeyecektir. Bu durumda tam zamanlı şifa iletkeni olamayacak, yarı-iletken olmakla sınırlanacaktır. Mistik danışmanlar da , aynı ince çizginin üzerinde yürümektedirler. Genel ikilem, arkasına aldığı manevi dünyanın gücünü maddi dünyanın gerçeklerine gore yönetme yanlışıdır. Manevi bilgi sonsuz ve sınırsız bir kaynaktan gelir.  Bu bilgilerin pişirildiği diyarların doğulu bilginleri , bu bilgileri gelen batılı turistlere karşılıksız vermişlerdir. Batılı kişi, geri döndüğünde bu bilgileri aynı beklentisizlik içinde sunamazsa, bilgiyi iletememiş olur. Teori, bilginin sadece minik bir bölümüdür. Mistik bilgi sahiplerinin, doğu felsefesini, etkileyici örnekler eşliğinde anlatması güzel bir başlangıçtır. Sorun, karşıda ilgi uyandıran tüm felsefik anlatımların devamını şu kelimede kilitlenip kalmasındadır.

‘ seans ‘

Seans mantığı, sipiritüel bilginin doğasına aykırıdır. Bilgiyi seanslara bölüp taksitlendirmek, arkasında maddi dünyanın dünyevi endişe ve beklentilerini barındıran bir davranış şeklidir.

Bilge, bilgisini maddi hesaplar içinde olmadan açan kişidir.

‘Bu bilgiyi karşındakine hesapsız verirsem, artık bana ihtiyacı kalmazsa’ diyen kişi spiritüelizm gönüllüsü olamaz. Onun gönül verdiği, bu yeni güzel dünyanın gerçek olması da değildir. O da herkes gibi kendisine bir ‘branş’ seçmiştir.

Sipirtüel bilge, bilgisinin karşılığını almakla, kişileri kendine bağımlı ve koşullu hale getirmemek arasındaki ince çizgiyi yakalayabilen kişidir. Uzman, felsefeyi seans paketlerine indirgememeli, yarı-iletken davranmamalı, kendisinde olanı vargücüyle  karşı tarafa aktarmanın çabası içinde olmalıdır. Dünya, her branşın profesyoneline yetecek kadar kalabalıktır. ‘seans’ bilgiyi içselleştirmekte sorunu olan ve desteğe ihtiyacı olanlar için geçerlidir.  Mistik felsefe, oturumlara indirgenerek anlatılamaz. Spiritüel gönüllü, kendisini gereksiz kılmak için elinden geleni yapan , gelecekten korkmayan kişidir.

Bunun ötesi, spiritual ‘kariyer’dir.

 

BEN

Somut bir örnek rica ediyorum.

 

DONA

Hayırlara vesile ya da hayırlara engel olmak…

Sana bunun ne demek olduğunun örneğini vereceğim.

Akapunktur, bir ilimdir küçüğüm. Bir defa öğrendiğinde hayatının sonuna kadar kendi kendine tibbi müdahalelerde bulunabileceğin bir ilim. Günümüzün her şeyi maddileştiren dünyası, akapunktur ilmini bir uygulama dalı haline getirmiştir.

Bu şifa kanalından yararlanmak için konunun uzmanına vizite ödemen gereklendirilmiştir. Hakikatin alternatif  tıbbı, içinde maneviyat ve sevgi barındırır. Akapunkturu ‘seanslara’ indirgeyen anlayış alternatif şifa tıbbı değil, modern tıbbın bulduğu alternatif bir yoldan ibarettir.

Tıbba gerçek alternatif, herkesi kendi kendisinin doktoru haline getiren  koruyucu, gözetici ve herşeyi ücretlendirmeyici, devrimci bir anlayıştır. Akapunkturu kitlelere bir seanslar bütünü olarak anlattığında sen akapunkturu yaygınlaştıran değil onu engelleyen kişi durumunda olursun. Hastalığı kökünden değil, periyodik olarak  ‘çözen’ ilaçları tercih eden veterinerlerden hiçbir farkın kalmaz. Madde bağımlısı bu yanının tedavisi için , kainatın iyileştirici iğnelerinin üzerine batırılacağından şüphe duymaman gereklidir.

PEYGAMBER ÇOCUKLAR

(S.772 – 773 – 774 – 775)

BuRAK özDEMİR

www.tanrinindogumgunu.com

 

12 comments

  1. gülsen diyor ki:

    teşekkürler…

  2. Richard Seery diyor ki:

    This post some thing positive worth studying. You can find scores of posts that actually make no sense. Please keep up the very good blogging and loads more visitors will maintain coming once again.

  3. Generic Viagra diyor ki:

    remarkable get the job done, thank you

  4. Fritz Kool diyor ki:

    I like the valuable info you provide in your articles. I’ll bookmark your blog and check again here regularly. I am quite sure I’ll learn lots of new stuff right here! Best of luck for the next!

  5. Bet365 Singapore diyor ki:

    Thank you for the sensible critique. Me & my neighbor were just preparing to do a little research about this. We got a grab a book from our area library but I think I learned more clear from this post. I am very glad to see such magnificent info being shared freely out there.

  6. bet365 offer code diyor ki:

    Thanks, I have just been looking for info about this topic for a long time and yours is the greatest I have discovered so far. However, what concerning the bottom line? Are you sure concerning the source?

  7. A person essentially assist to make significantly posts I’d state. This is the very first time I frequented your website page and so far? I amazed with the analysis you made to create this particular put up extraordinary. Magnificent task!

  8. bet365 singapore diyor ki:

    I really like your writing style, great information, thankyou for putting up : D.

  9. Couldn’t be written any better. Reading this post reminds me of my old room mate! He always kept talking about this. I will forward this article to him. Pretty sure he will have a good read. Thanks for sharing!

  10. Panele Prysznicowe diyor ki:

    It is very good blog

  11. Hi there very cool blog!! Guy .. Excellent .. Wonderful .. I’ll bookmark your site and take the feeds also…I am satisfied to seek out numerous useful information here within the submit, we want develop extra strategies on this regard, thank you for sharing.

  12. Faye Hall diyor ki:

    Bu sayfayi buldugum icin kendimi cok sansli buluyorum. Tesekkurler. Tum evrene sevgi ve isik bollugu diliyorum…

Bir Cevap Yazın