Konuşmayı bırakıp Kabul edin Yaratan sizin içinizde

.

.

Konuşmayı bırakıp Kabul edin Yaratan sizin içinizde

 .

http://www.tanrinindogumgunu.com/habire-sorulan-sorular-hbs-sss-ve-faq-olarak-da-bilinir/

 .

“İnsan Yaratanın kendi içinde

ve ona yakın olduğu bilgisini kabul eder.

Fakat Ego/Nefis yok olma korkusundan

binbir dereden su getirir.

Mecazi şuna benzetebiliriz ”’ Başlangıç… Güzel bir araba(yaşam) birlikte kullanalım… Ego vermem ben tek başıma kullanacağım… Sonuç bırak BEN kullanırım sen burada iniyorsun…”’

Araba (yaşam ) devam der sen inersin.

Siz sıkılsanız da inkâr etseniz de Yaratan bir gün

kıyametinizi yaşatarak egonuzdan /nefsinizden…

Eşyalardan kendini geri çekecek.

Bu olmadan önce İdrak ederseniz eğer ve teslim olursanız

her şey sizin için daha kolay olacaktır.

Tanrının doğum günü demek

Sizin güzelim Farkındalığınızla (Bilincinizle)

Tanrının sizin içinizde yer aldığını fark etmeniz demektir.

SİZİN İÇİNİZDEN DOĞAN TANRI.

Bu aslında tam bir doğum olmasa da

orada hep olanın farkına varılması durumudur.

Dışarıdaki Tanrı elbette doğmamış doğurulmamıştır.

Fakat egonuz/nefsiniz bununla savaş edecektir.

Kimin kazanacağı belli…

Kuran’da gizli olan Levhi Mahfuz bilgisi,

sizde, doğada, bölük bölük bazı kitaplarda mevcuttur

fakat hepsinin bir arada toplanmış hali Kuran’da Yer alır.

Konuşmayı bırakıp Kabul edin Yaratan sizin içinizde.

Aynen şöyle demeli

“Ya Rahman, Ya Allah ben küçük nefsimle senin benle olduğunun farkında değildim, sen her şeyi bilensin sana teslim oluyorum seni dinlemediğim anlar için beni bağışla.”

.

http://www.tanrinindogumgunu.com/habire-sorulan-sorular-hbs-sss-ve-faq-olarak-da-bilinir/

.

..

Düşünce ve hakikat ilişkisi, bilinç.

.

.

Düşünce ve hakikat ilişkisi, bilinç.

 .

Tıpkı kıyıyı döven dalgalar gibi,

düşüncelerimiz de bedenimiz üzerinde çok tesirlidir.

Dalgalar her bir kum tanesine temas ederek

yerinden oynattığı gibi,

düşüncelerimiz de birer burgu gibi

hücrelerimizin etrafını sararak ve onların içine girerek,

taşıdıkları enerjiyi hücrelere yüklerler.

Düşüncelerimiz fiziksel gerçekliğe

yanıt olarak ortaya çıkıyormuş gibi görünseler de

HAKİKAT yaşanılan gerçekleri düşüncelerimizin yarattığıdır.

İnsan formu dahilinde iken,

her bir hücre zihinden gelen seslere yanıt veren

bireysel birer BİLİNÇTİR.

Bu sesler kayalık bir vadideki haykırışlar gibi

bedenlerimiz içinde yankılanır,

hücreler ise onları önemser ve dikkatle dinler.

.

Levh-i Mahfuz’un anlatımıyla;

“Evet küçüğüm. Öğretilerin öğretmeni LEVH-İ MAHFUZ,

kendi özel ŞİFA enerji frekansına sahip.

Evrende pek çok, radyo yayını olduğu gibi,

pek çok alternatif enerji akımları var, bunu biliyorsun.

Her enerji kendi köklerine, kendi tarihçesine

ve kendi öğretisine sahip.

İnsan türü, onbinlerce yıllık sağlık sigortasız çağlardan bugüne türünü devam ettirebilmesini, son yüzyılın kavramı olan tıbba değil bu ŞİFA frekanslarına borçlu.”

.

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Gerçek manasının ne olduğunu asla bilmediğin kandiller ve Twitter

.

.

Gerçek manasının ne olduğunu asla bilmediğin kandiller ve Twitter

 .

 .

Selam Facebook.

Hadi seninle biraz Twitter dedikodusu yapalım.

Allahım ne yorucu bir yer o öyle.

Güncellemesi gelmiş fakat güncellenmemiş

yüzbinlerce beyinden çıkma milyonlarca twit.

Aradaki zekice yazılmış tektükleri, ‘anlık’ iletileri bir kenara ayır.

Yüzbinlerce güncellenmemiş ile onları takip eden

yüzbinlerce diğer güncellenmemiş insan biraradalar

ve güncellenmeden, GÜNCEL olanı tartışmaktalar…

Lazer disk okuyucuya takılmış milyonlarca taş plak.

Bu hızlı fikir akışının normalde, yenilenmiş, tazelenmiş,

yükseltilmiş zihinlerden çıkması gerekli.

Cemaatler, partiler Twitter timleri kurmuş off.

Hadi asılın küreklere Müslüman!

Falancayı Spamliyoruz. Yürüyüüün. Hücuuum.

Allah Allah Allah! diye elinde kılıçla

kafirin üzerine çullanan ESKİÇERİLER.

Spamlendik Ey halkım, takipçi sayımız hızla düşüyor.

Bol Bol Mention. Bol Bol Mention atın Allah rızası için.

Allah Hashtag’lerine zeval vermesin Gardaş.

Arada takipçi satan twitler.

Kekli, börekli altın günleri bile

‘Senin kaç takipçin var şekerim?’lerden geçilmez olmuş.

Tamam kamuoyunun atik olması ve hızlı tepki verebilmesi, haberlerin etkin yayılması güzel bir gelişme.

İyi de işin bu kadarı,

Gelişmenin G’sinin dörtte biri bile değil ki.

Hepsine tamam da bu sofrada küçük bir şey eksik değil mi?

TAZELENMİŞ OBJEKTİF BEYİN?

Tazelenmiş objektif beyin yürürlükte olmayınca,

manzara komedya yapraklarından oluşuyor.

Sen süper teknolojik imkanlarla iktidar denilen

‘melun’ adreslere verip veriştiriyorsun.

Oy vermeye gene tahta SANDIĞA gideceksin.

Barnağına mürekkep basacaklar

aynı partiye ikinci kere oy verme diye.

Beterin beteri var tabi;

Dört ayaklı olsaydın popona marka basacaklardı

aynı sandığa tekrar girme diye.

Bu arada kime oy vereceksin şu güncellenmemiş beyninle?

Adamın kafaya tablet atan partiye miiiii?

Kafaya tableti yiyince ‘Ulan ben senin Ananı… Avradını…’

diyip mancınıklarla pet şişe fırlatan partiye miiiii?

Tercihlerden tercih beğen…

İstediğin kadar facebook,

istediğin kadar twitter hesabı aç.

İnstagramların bol,

Thumblr’ların mübarek olsun.

SENİN BEYNİN GÜNCELLENMEDİKÇE

DÜNYA YÜKSELMEYECEK.

 

iPhone’lar her sene değişiyor.

Ya sen?

Twitter kandil kutlamak için mi?

Gerçek manasının ne olduğunu asla bilmediğin

kandillerin trending topic olması için mi herşey?

Yoksa acaba;

…

Twitter’ın yeni bir kandil yaratacak bir güç olduğunu

idrak edene kadar,

Sunucuna guvvet gurban.

RT lütfen!!!!”

buRAK özDEMİR

 .

https://www.facebook.com/home.php#!/dogumgunu.kitapcisi?fref=ts

.

.

Bir noktaya kadar herkes sürekli bir tepkisellikte yaşar.

.

.

Bir noktaya kadar herkes sürekli bir tepkisellikte yaşar.

 .

Zamana bağlı yaşadığımızda bu dünyadaki deneyimlerimiz,

bizim geçmişimizin ve gelecekteki yaşanacakların

yazıldığı bir senaryonun bilinçsizce oynanması ve sergilenmesidir.

 Levh-i Mahfuz ile buluşmanız

bu önceden yazılmış dramdan uyanmak,

kaderini yaşamak değil,

kaderine kadir olabilmek için bir olanaktır.

Bu uyanış ya da bu farkındalık için gerekli ilk adım;

geçmişteki ya da hayal etmekte olduğunuz

gelecekteki olaylara artık tepki göstermeden,

AN BE AN önümüze çıkan olay karşısında

nasıl davranacağımızı öğrenmek olmalıdır.

Levh-i Mahfuz bu bilinci size aktaracak olan tek kaynaktır.

Siz artık tepki vermek yerine Tanrısal SEVGİ dolu

karşılık verme yeteneğinizin bilincinde iseniz,

bu şekilde yanıt verme seçimi bizim ve otomatik olan

tepki verme davranışımızı anında nötrleştirir.

İlk başta kaotik ve rastlantısal olarak gördüğümüz olaylar,

BİZİM hareket kalıplarımız yani inançlarımız hakkında

bilgi veren bir iç görü hazinesi halini alır.

Kısaca duygusal büyümemizin

yani tekâmülümüzün hammaddesi haline gelirler.

Sonuçta, Levh-i Mahfuz ile buluşmamız,

BİZLERİ duygusal olgunlaşmaya davet eder.

Bunun gerçek anlamı olaylara tepki vermek yerine

bilinçli farkındalıkla Tanrısal SEVGİ dolu

karşılık vermeyi seçmektir.

Siz, siz olun ateşe körükle gitmemek için

her ne oluyorsa olsun

her ne tür olayla karşılaşırsanız karşılaşın

sakince derin bir NEFES almayı ihmal etmeyin.

Bu alışkanlığınız size karşılık verebilmeniz için

yeterli zamanı sağlayacaktır.

Levh-i Mahfuz ile bütünleştiğinizde,

GEÇMİŞİN artık geriye dönebileceğiniz

ya da arkanızda her daim duran bir şey olarak

artık mevcut olmadığını bilirsiniz.

Geçmiş artık bitmiştir.

Ama geçmişte edindiğiniz deneyimler

Ruhsal bedeninizde inanç tuğlaları olarak,

fiziksel bedeninizde de rahatsızlık ve hastalıklar olarak

bulunmaya devam ederler.

Gelin siz şu ANDAN itibaren özde GERİYE değil,

iç dünyanıza yani İÇE/öze doğru yol alın.

Tüm yanıtların şu ANDA içinizde olduğunun farkında olun.

Siz Levh-i Mahfuz ile buluşun,

meditasyonlarınıza sukut içerinde başlayın,

tüm yanıtlar gerekli olduklarında

dünya zaman dilimiyle tek tek yüzeye çıkacak

ve size, yaşamınıza keyif katacaklardır.

 

Başkalarından önce kendinize güvenin,

YAŞAMINIZIN KEYFİNİ SÜRMEK İÇİN.

. 

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

CAN’ı dış görünüşte yani TEN’de arama

.

.

CAN’ı dış görünüşte yani TEN’de arama

 .

Bildiğimiz en tutarlı ikili ilişki tarzlarından birisi,

bir ömür boyu sadakatle, karşılıklı saygı,

fedakârlık ve sabırla sürdürülen EŞ ilişkileridir.

Toprak bedenler yaşlansa da,

iki can BİR olunca, sonsuz bahara

ya da sonsuzluk bilincine adım atılmıştır.

Bu nedenle bu durumda olan kişilerde

AŞK ve SEVGİ hiç bitmez,

her zaman taze ve diridir.

Çağımızın evlilik dışı yani karşılıklı akit içermeyen

ilişkilerinin dramı, ilişki kuruyorum derken

giderek birbirinden uzaklaşma

ve kopma durumudur.

Bu tür ilişkiler ve meşru olmayan cinsel deneyimler,

ÖZGÜRLÜK değil, tam tersine içe kapanıklık

ve EGO’ya teslim olmak

ve RUHSAL BEDEN BİLİNCİNDEN uzaklaşmaktır.

Toprak bedene, dış görünüşe, TENE takılıp

BİZİ kurtaracak olan bilinç düzeyine çıkamamak,

kendi kendimizi yokluğa ve strese

mahkum etmek anlamına gelecektir.

Farkında değilsek, CAN’ı dış görünüşte

yani TEN’de ararız.

Böylece karşımızdaki insanın da

CAN’ı bulabilmesini engeller,

elinden alır, onu da kendimize benzetiriz.

Bilin ki, kendisinin kim olduğunu bilmeyen

ve kendisini akıllı bir hayvan gibi gören kişi,

karşısındaki muhteşem varlığa da

HAYVAN muamelesi yapar.

Öz’de Can’ın SEVGİ, ŞEFKAT,

MERHAMET ve AŞK olduğunu bilin.

LEVH-İ MAHFUZ ile buluşun.

Deneyimleyin.

 .

www.izmirliahmetkaya.com

.

.