YILLAR GEÇİYOR, YAŞLANDIKÇA GENÇLEŞEBİLMEK

.

.

YILLAR GEÇİYOR

YAŞLANDIKÇA GENÇLEŞEBİLMEK

Gençlik bir hayat devresi değil bir akıl halidir.

Yıllar cildi buruşturabilir, ancak, heyecanların bitişiyle ruh buruşur.

İnsan kendine olan güveni kadar genç, kuşkusu kadar yaşlı,

Cesareti kadar genç, korkuları kadar yaşlı,

Umudu kadar genç, bezginliği kadar yaşlıdır.

Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.

İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.

Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe,

beyni yeni şeyler keşfettikçe herkes gençtir.

İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar,

halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.

İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.

SİZ, BU YIL DA GENÇ KALIN.

.

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

ÖĞÜT alan yok mudur?

.

.

ÖĞÜT alan yok mudur?

 .

Hiçbir zaman bir başkası bizim yerimize hissedemez

hatta bizim adımıza bedenimizdeki acıları gideremez,

yok edemez, kısaca bizim için bir başkasının

bilinç durumumuza müdahalesi imkansızdır.

Bir başkası ancak ve ancak ÖĞÜT verebilir.

 .

Güzel Kur’an-ın Kamer süresi 17-22-32-40.

“And olsun ki Kur’an’ı, ÖĞÜT olsun diye kolaylaştırdık; ÖĞÜT alan yok mudur?”

Güzel Kur’an-ın Buruç süresi 21-22.

“Doğrusu sana vahiy edilen bu Kitap, Levhi Mahfuz’da bulunan şanlı bir Kur’an’dır.”

 .

Gerçek ve sürekli olan huzur ve mutluluk ortamı

ancak kendi içimize yöneldiğimizde ve

Levh-i Mahfuz’un dillendirmesiyle içinizdeki o masum

ve saf çocuk ile buluştuğunuzda,

artık “BEN” değil de “BİZ” olduğunuzda

Tanrısallığınızı üzerinize geçirdiğinizde gerçekleşecek olandır.

İnanç duvarlarınızı yıkmayı yok etmeyi başardığınızda

hissetmeye başlayacaksınız.

Hissetmek KAVRAMAKTIR.

Hissetmek ÖZÜMSEMEKTİR.

Farkında olmalısınız ki, çevrenizde bulunan doktorlar,

şifacılar, makinalar, araçlar hatta unvan sahibi farklı uygulayıcılar

 sizin-bizim adımıza hiçbir şey hissedemeyeceklerinden dolayı

bunu başaracak yetenek ve kapasiteye

hatta bilince sahip değillerdir.

Biz dikkatimizi ve niyetimizi bilinçli olarak kullanarak

Levh-i Mahfuz ile buluşabildiysek eğer,

aynı zamanda acı, stres, korku, ve sıkıntı

hislerimizde üzerlerine düşeni yapacaklardır,

bundan emin olun.

Bu davranışın dışında gerçekleşecek olan her şey,

ilaç, telkin vbz. Araçlar ile bizi yatıştırıp

sorunları görmezden getirerek kontrol eden

ilkel ve saldırgan davranışlara geri dönmektir.

Ruhsal/Işık Bedeninizin hiçbir güçlük bilmediğini,

olup bitecek her şeyin nasıl ve neden olması gerektiğini

bildiğini hatırlayın.

Siz içinize dönün Tanrısallığınızı geçirin üzerinize

ve BİZ bilinciyle bırakalım sonucu O belirlesin

ve tüm olup bitenler Ruhsal/Işık Bedeninizin yönetiminde

alınıp algılansın hatta size

Kaderinize Kadir Olma bilincini yaşatsın.

Yaşamımızın şu ana kadarki bölümünde deneyimlediğimiz

acı, korku, kaygı, endişe ve sıkıntıları hep bir başkasını

ya da başkalarını sorumlu tutarak göz ardı ettik.

Gerçekte onları bize hizmet edenler olarak değil de,

bize düşmanmış gibi bize saldırıyorlarmış gibi

tepki göstererek davrandık.

Artık Levh-i Mahfuz ile buluşun ve kendinize

bilinç sıçramasını yaşatın.

Bunun için sadece sabırlı olmalısınız, bunu fark edin.

 .

Güzel Kur’an-ın Bakara süresi 155.

“Andolsun, BİZ sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. SABIR gösterenleri müjdele.”

 .

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

KIYAMET HADİSLERİ

.

.

KIYAMET HADİSLERİ

 .

Güzel Kuran’ın Al-i İmran Suresi 44. Ayeti

“Bunlar, GAYB haberlerindendir; bunları sana vahiy ediyoruz. Onlardan hangisi Meryem’i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur’a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin.”

Sözün Özü:

GAYBI Allah bilir ve insana vahiy eder.

GAYB geçmiş olmak zorunda değildir.

GAYB sonsuzluk bilgisidir ve

içinde geçmiş varsa gelecek de vardır.

Bir peygamberin 600 yıl önce

Meryem’in başına gelenleri bilmesiyle,

1400 yıl sonra dünyanın başına gelecekleri

bilmesi arasında bir fark yoktur.

Malum, Allah katında gelecek zaman diye bir saat birimi yoktur.

 Dün, bugün ve yarının hepsi birdir.

Akla ve Kuran’a uyumlu Kıyamet hadisleri,

hadisler arasında kaybolarak

Kuran yolundan şaşanlar için DENİZ FENERİDİR.

 buRAK özDEMİR

. . .

“YİRMİ KADAR insan bir araya geldiği halde içlerinde samimi bir dindar bulunmadığı zaman kıyameti bekleyin.”

“Kıyamet kopmadan önce hayata haram helal tanımazlar hakim olacaktır.”

“Kıyametten önce öyle bir devir gelecek ki, dinini koruyan kimse avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.”

“Ayağı çıplak, bilgisiz çobanların zenginleşip yüksek binalarda sınırsız bir israf içinde yaşamaya başladıklarını gördüğünüz zaman kıyameti bekleyin.”

“Bir zaman gelecek, bazı eş ve çocuklar, aile reisini gücünden fazla harcama yapmaya zorlayacak, haram işleri yapmasına sebep olacaklardır.”

“Kıyamet kopmadan önce ekonomi her değerin önüne geçecek, okuryazarlık artacak, ancak yalancılık da yaygınlaşacaktır.”

“Kıyamet kopmadan önce akrabalık bağı kopacak, yakınlar birbirinden şikayetçi hale gelecek, mal meşru olmayan yollardan kazanılacak, fakir kendi sıkıntısıyla baş başa bırakılacaktır.”

Hz. Muhammed Rivayet

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

Sayılar ve zamanlar ötesi BİZ/BİR bilinci,

.

.

Sayılar ve zamanlar ötesi BİZ/BİR bilinci,

 .

BİZ/BİR bilinci, İnsan denen muhteşem varlığın yapısını

ve dünya macerasını anlamayla başlar.

Aktif İMGELEME ile ulaşabileceğimiz bu bilinç

ruhsal bedenimize açılan bir penceredir.

Birlikte aklın kısıtlı sınırlarını zorlayarak

bir keşif yapmaya ne dersiniz?

Kendinize kısa bir müddet rahatsız edilmeyebileceğiniz

sakin bir yer bulun, birkaç derin nefes ile gevşeyin

ve gözlerimizi ya da toprak beden kameralarımızı kapatalım.

Artık zaman içerisinde geçmişe doğru

sonsuz yolculuğumuza başlayabiliriz.

Zamanı bir film şeridi gibi gittikçe hızlandırarak

geçmişe doğru sarmaya başlayın.

Geçmiş derken, hızlı sarılmış bir geçmişinizde

kendinizi tüm sevimliliğiyle gülümseyen

yeni doğmuş bir bebek olarak İMGELEYİN.

İşte o bebek BİZİZ.

Sürekli gülümseyen bebekler geçiyor gözünüzün önünden artık.

Kim mi bunlar?

Gülümseyen anne-babanız, yakınlarınız, atalarınız…

Geriye doğru akan bir bebek seli, derken insan seli…

Muhteşem devirler, muhteşem çağlarda yaşayanlar,

ordular, savaşlar, barışlar, sınırsız zenginlikler,

bitmeyen yoksulluklar, katliamlar, katledilenler, katledenler,

sürekli yeni doğan bebekler, sürekli ölenler,

derin bakışlı yaşlı bilge kadınlar,

yorgun vücudunu güneşte ısıtmaya çalışan ihtiyar savaşçılar,

 tufanlar, doğal felaketler, yok edilen kavimler,

yeryüzünün ilk katili Adem’in oğlu,

yeryüzünün ilk aşkı, Havva/Adem…

Dünyanın ilk çağları, homurdanan yanardağlar,

uçsuz bucaksız ormanlar,

gün boyu tüyler ürperten hayvan sesleri,

buzlarla kaplı dünya,

lavların kurumasıyla oluşan toprak-taş-ateş-su-hava bütünlüğü

ve daha gerilerde, uzayın derinliklerinde parlayan,

dünya adını vereceğimiz kütlenin kopup geldiği,

devasa bir süper nova yıldız…

Zamanı yine hızlandıralım,

bu yıldızın oluşmasından önceki görüntü;

tüm sonsuzluk boyutunda gözlenen sadece gaz bulutu

ve ani bir patlama ve tüm varoluşun O ANDA yok oluşu.

OL emrinin öncesi.

İçinde hiçbir IŞIK belirtisi olmayan,

kapkaranlık ya da koyu zifiri bir karanlık.

Ya da, AYDINLIK ya da henüz kavrayamadığımız

KARANLIK ötesi bir şey.

HİÇLİK.

Bildiğimiz sözcüklerle tarifi mümkün olmayan

BİR/BİZ BİLİNCİ.

BİZLER dillendirmeye çalıştık ama

sizler bu bilince kavuşmak için

LEVH-İ MAHFUZ ile buluşabilirsiniz.

www.izmirliahmetkaya.com

.

.

… başına hep güzel şeyler gelenlerden OL…

.

.

… başına hep güzel şeyler gelenlerden OL…

 

Kaderini, kişisel gelişimini, değişimini

kısaca kişisel devrimini gerçekleştirmek için

Levh-i Mahfuz’a bir kulak ver.

Senin için bu sözler;

“Ben sana yaşadığın ülke ve yönetildiğin rejimin, sosyal KADERİN olduğunu, bu ülke ve rejim biçimlerinin senin RUHUNDAKİ desenlerle örtüştüğünü söylüyorum. Demokrasi, KİŞİSEL eksiklerin sosyal vücut haline geldiği İNSANLIK rejimidir. Hoşlanmadığın iktidar. Korkuların ve çelişkilerin elele verdi ve korkarım onu ben değil SEN yarattın. Değiştirmeyi arzu ediyorsan, bunu yapacak olan da ben değilim SENSİN. Bu değişimin siyasi arenada yaşanacağını düşünüyorsan bunda da yanılıyorsun. Bu DEĞİŞİM, şayet sen onu istiyorsan senin zihninde gerçekleşecek. Siyasi arena, bu değişimin sadece sonuçlarını yaşayacak. Siyasi karşıtlaşmalara bir bak. Fanatik dincilerle savaşım içine girenlerin FANATİK RUHLAR olduğunu göreceksin. Kimi insanların TEKAMÜLÜ, karşı çıktığı insanlar tarafından yönetilmekle gerçekleşir. Onlar, o kişilerde aslında kendilerini görürler ve onları kendilerine yakın gördükleri için, onlarla karşıtlaşırlar.

Siyasi iktidarlara karşı, karşıt fikirler öne sürme sınırını geçerek, partizanca mücadele içine giren KİMSELER, onlar aslında kendi RUHLARIYLA kavgalıdırlar. Bu kavganın parçası OLMA. Geleceğe güzel bakanlardan OL. Güzel baktığı, güzel düşündüğü, dostluk yolunu hiç terk etmediği için başına hep güzel şeyler gelenlerden…”

Levh-i Mahfuz – buRAK özDEMİR

 .

.