Maddiyatçılık, bencilliktir.

Maddiyatçılık, bencilliktir.

Ruhsallaşmış ŞİFACI,
bir şekilde davet edilmedikçe
kendi sorumluluğunun dışındaki işlerle ilgilenmez
ve onlara düşüncesizce saldırmaz.

Ancak, hizmetinin değeri olacağına inandığı zaman ise, 
küçük çaplı bir beklentisi olsun olmasın, kenara çekilmez. 
Ruhsallık Beden Bilinci bir karşılık beklemez. 

Bu anlatımdan,
gerçek bir ruhsal şifacının resmini çizebiliriz.
Böyle kimselerin var olduğu şüphe götürmez,
hatta bazen mucizeler de yaratırlar.
Onlar alçak gönüllü,
dikkat çekmeyen kişilerdir,
hiçbir zaman hiçbir kimseden
bir hak talep etmezler.
Yaptıklarının ve sonuçlarının
Tanrı’nın işi olduğunu söylerler.
Aslında hiçbir şey söylememeyi,
sukut etmeyi tercih ederler.
Çünkü bu iş için seçilmiş,
özel insanlar olduklarına
inandıkları izlenimini bırakmak istemezler.

Bu resmi, 
kendisinin reklamını yapan, 
maddi kazanç elde etmek için 
kalabalıkları etrafına toplayan 
ŞİFACILAR ile bir karşılaştırma yapmak için çizdik. 

Maddiyatçılık, bencilliktir. 
Bencillik ise, 
gerçek tedaviyi meydana getiren 
derin ruhsal değişimi engellemektedir. 

www.izmirliahmetkaya.com

 

DUA – HAKİKAT

DUA – HAKİKAT – Levh-i Mahfuz
İnsanın kendi yaratıcısı ile 
bağlantı kurduğu ilk araç DUA’dır. 

Tanrı her insanda kendi ışığından ve sevgisinden bir kıvılcım olmasını istemiştir. Bir ihtiyaç anında, DUA etme eylemi insanın içinde kendiliğinden oluşur. Ancak insan bunu zayıflığın bir biçimi olarak görür.

TANRISAL SEVGİNİN, 
KENDİ ONURUNUN ÖTESİNDE 
ONU DİNLEMEYE VE HER YAKARIŞINI, 
HER İÇ ÇEKİŞİNİ, 
HER GÖZ YAŞINI 
KARŞILAMAYA HAZIR OLDUĞUNU BİLMEZ. 

Hiçbir şey boşuna değildir,
hiçbir şey hiçbir zaman kaybolmaz.
Tanrı her şeyi sonsuz sevgisiyle toplar,
kendi zayıflıklarının ve sınırlarının bilincinde olan
ve kendisine sığınanları
SEVGİYLE sarıp sarmalar.
Ne var ki, DUA etmek için inanmak gerekir.

İnanmak, yönelmiş olunana inanmaktır. 
İnanmak aynı zamanda 
bir isteğin kabul edildiğini ummaktır, 
işitildiğinden emin olmaktır.

DUA, Tanrı ile aracısız bağlantı kurmanızı sağlar,
sizi SEVGİ yüklü adil Tanrı’yla,
teselli edici sonsuz İYİLİK ile buluşturur.
Aramanız, inanmanız gereken asıl bağlantı budur.

Sizler LEVH-İ MAHFUZ ile zaten buluştuysanız, 
ki Levh-i Mahfuz bilincindeyseniz 
siz zaten bunları biliyorsunuz 
ya da ancak şimdi kavramaya başlıyorsunuz 
çünkü ancak şimdi kulaklarınızı 
ve gözlerinizi HAKİKATE öncekinden daha canlı, 
daha derin ve daha samimi bir şekilde açıyorsunuz.

www.izmirliahmetkaya.com

ŞİFA ve BİZ BİLİNCİ

SORUNLAR – ŞİFA ve BİZ BİLİNCİ

Tüm sorunlarımızın, 
tüm rahat-sızlıklarımızın nedeni, 
Ruhsal Bedenimizle olan 
uyumsuzluğumuzun bir sonucudur. 

Her birimiz yaşamdaki yolculuğumuzun az çok farkındayızdır. Eğer hastalık hissedersek, bu bir yerlerde yoldan saptığımız içindir. Bu sapma, bedenlerimizde veya başkalarıyla olan ilişkimizde gerçekleşmiş olabilir. Her iki durumda da, rahatsızlık hem bizim için bir işaret, bir uyarı sinyalidir hem de kendi cevabını içinde barındıran bir bilmecedir. Bu cevap sağlığa nasıl döneceğimize ve bu yaşamda fiziksel bedene tamir edilmeyecek zarar vermediğimiz takdirde ŞİFAYA nasıl kavuşacağımıza dairdir.

ŞİFA bedenimizle ilişkimizi, 
diğer insanlarla ilişkimizi ve duyguları 
ve içgüdüleri birbirleriyle çatışan, 
BEN dediğimiz şey tarafından 
doğru dürüst anlaşılmayan 
ve kabul edilmeyen kendi karışık zihinlerimizle olan 
yanlış ilişkimizi düzeltmenin sonucudur. 

Bu süreç bir yeniden düzenleme, 
birbirinden ayrılmış olan parçaların arasında 
yeniden uyum sağlama sürecidir. 
Sağlıklı insan, 
çevresinin mutluluk verici olduğunu 
ve kendi işiyle meşgulken, 
onu GELİŞİM için yardıma çağrıldığını hisseder. 
Fakat aynı zamanda fiziksel boyutta, 
toprak bedeninde de sağlıklıdır. 

Henüz MÜKEMMEL olmadığı için,
onu sık sık bir şeyler etkiler:
biraz zorlu bir macera,
piyangonun büyük ikramiyesi,
bir virüs, mikrobik ya da metabolik bir hastalık.

Eğer birazcık bile ruhsal olarak farkındalığı varsa 
ya da Levh-i Mahfuz ile buluşmuşsa, 
nedeni kendi içinde arayacaktır. 
Başka insanları, 
kaderini veya kazayı suçlamayacaktır. 

KAZA kelimesi, hoş ya da değil,
insanın KENDİM dediği alanın dışından
BAŞINA GELEN BİR ŞEY anlamındadır.

Fakat insan başkalarından yardım almadan, 
bu konuda hiçbir şey yapamayabilir. 
Böylelikle hiçbir insanın çevresinden 
ve onların da ötesinde yaşamın tümünden 
kopuk olamayacağını öğrenir. 

Bu arada ŞİFACI dediğimizde BİZLER,
kendilerine KİBİRDEN şifacı diyenleri
ya da kendilerini özenle PSİŞİK
veya ÇOK HASSAS sayanları dahil etmiyoruz ki,
birde alenen şan şöhret arayan
ve sundukları sevgi karşılığında
PARA toplamaya çalışanları değil,
sadece başkaları için gerçekten
karşılıksız bir şeyler yapmaya çalışanları kastediyoruz.

Öncelikle, “Eğer bir insan acı çekiyorsa, 
bu onun karmasıdır 
ve buna başkaları karışmamalı” 
deme eğiliminde olabiliriz. 
Ama EŞZAMANLILIK kavramını 
burada biraz işleyelim. 

Bu kavram bize, şu anki durumun
ŞİMDİNİN insanın tüm zihinsel
veya fiziksel eylemlerinde
önemli bir nokta olduğunu söyler.
İnsan, her ŞİMDİYE uyan
doğru şeyi yapmalıdır.
Bunu, daha önce de bahsettiğimiz,
herkesin insanlığın bütünüyle
bir olduğu fikriyle birleştirince,
herhangi bir ŞİMDİDE
insanın yakın çevresindekilere karşı
uygun bir etkinliğinin
yani sorumluluğunun var olduğu
sonucuna ulaşırız.

Birisi üzüntü duyuyorsa, 
o resme dahil edilenin 
ya da onun kendisi için olduğunu görenin, 
o anın tüm kesitinde bir rolü vardır. 
O, diğerinin anlık resmindedir, 
fakat diğerinin varlığı da, 
onun kendi anlık görüşündedir. 

www.izmirliahmetkaya.com

 
 

BAŞARI

BAŞARIAmaçladığınız başarı sadece
çalışma hayatınızla ilgili olmak zorunda değildir.

Belirli bir korkuyu ya da fobiyi yenmek, bir ilişkiyi geliştirmek, sevdiğiniz bir spor dalında iyi olmak  ya da ehliyet sınavını geçmek isteyebilirsiniz.

Başarılı olma sürecinden
keyif almak çok önemlidir.
Amacınıza erişmek günlerinizi,
haftalarınızı ya da aylarınızı alsa bile,
siz harika ve bunca çabaya
gerçekten değen bir şey yapıyorsunuz;
öyleyse durup,
bu yol boyunca keyif almayı da unutmayın.

Çoğu insan sebep-sonuç değil de 
sonuç-sebep felsefesine sahiptir. 
Önce “eğer başarılı olsaydım”, 
sonra “mutlu olurdum” derler. 

Yapmaları gereken şey,
bu düşünce tarzının tam tersini yapmaktır.
Önce mutlu olun, sonra başarılı olacaksınız.

Unutmayın, 
MUTLULUK BİR ERDEMDİR, 
ERDEMİN BİR ÖDÜLÜ DEĞİL.

www.izmirliahmetkaya.com

 
 

HAKİKAT, GERÇEK Mİ?

HAKİKAT, GERÇEK Mİ?

Levh-i Mahfuz, hem HAKİKAT hem GERÇEK.

Gerçekliğin bir parçası RUHUMUZDAN kendisini bize göstermiyorsa onu alamayız, farkında bile olmayız.

Bilincimiz için ulaşılabilir olmalıdır HAKİKAT. 
Bir başkasının önemli olduğunu düşündüğü 
bir nakil olmamalıdır.

İçimizdeki her OLASILIK değerlidir
ve bilince çıkartılmayı hak eder
ancak ifade edilmesi gerekli değildir.

Semptomlar, rüyalar, kazalar hatta aksilikler; 
bunların hepsi yerine getireceklerimiz konusunda 
RUHSAL BEDENİMİZİN 
bize bir şeylerin kritik olduğunu anlatma yollarıdır. 
Baş ağrısı çekebilirsiniz ya da sırtınız ağrıyordur 
veya kendinizi sürekli yorgun hissediyorsunuzdur. 
Ya da sürekli aynı rahatsız edici RÜYAYI görüyorsunuz. 
Sizin için neyin doğru 
neyin yanlış olduğunu bulmak için 
sınıflandırmayı yapan bilinçli egonuz değil 
ruhsal bedeninizdir. 
Ki bu bilinç dışılıktır. 

Eğer semptomlarınızı dinlerseniz bunlar bilinçli hayatınızdaki değişimi başlatmak için kullanabileceğiniz bir resim yaratacaktır. Bunu bastırılmış bir şeyin yanlış yerde olduğuna dair bir anlayış izleyecektir, doğal olarak bu iyi veya kötü değildir, sadece yanlış yerleştirilmiştir.

Levh-i Mahfuz bakış açısından, 
RUHSAL BEDENE ait olmayan bir şey yoktur, 
sadece yanlış uygulanan şeyler vardır. 
Bizim hatamız bir şeyi yanlış yerleştirmek 
veya potansiyeli yanlış zamanda kullanmak 
ve ona KÖTÜ demektir.

Aydınlanma yoluna girmek 
ve günlük yaşamda olanları aşmak için 
onları aşılması gereken bir dizi 
engel olarak görmek yerine 
onları kucaklamalısınız. 
Bu, egonuzu alıp onu bir yerlere 
sarf etmeniz gerektiği anlamına gelir. 
Eğer GÜÇ ve ÖZGÜRLÜK 
kaçınılmaz olarak sarf edilmişse 
bölünmüş bir dünyanın sabit korkusundan 
kurtulmuşsunuz demektir. 
Bu korkuyu kaldırmak için 
sadece olanları KABULLENMELİSİNİZ. 
Bu kadar basit ancak bu kolayca başarılamaz, 
zira aynı zamanda YARGILAMAMALIYIZ.

www.izmirliahmetkaya.com