BİR-likten doğan kuvvet KAVRA-mını yanlış yorumlamışlar. ŞEYHTANI uçurmuşlar.

BİR-likten doğan kuvvet KAVRA-mını yanlış yorumlamışlar. ŞEYHTANI uçurmuşlar.

 

“GRUPLAŞAN Müslümanlık, DÜNYEVİ Müslümanlıktır.

İSLAM ise AHİR BİR DİNDİR.”

“Gruplaşmalı Müslümanlar, ‘birlikten doğan kuvvet’ kavramını yanlış yorumlama hatasına düşmüşlerdir. Çatışmadan şiddet, BİR-likten kuvvet doğduğu açıktır. Müslüman cemaatler, pekçok iş halledebilmektedir. SORUN şu ki, Allah onları bu dünyaya iş bitirmeleri için göndermemiştir. Her BİR-inin, BİR-ER FERT OL-arak YAPABİL-dikleri görülmek istenmektedir. Dünyada bitirdikleri işler dünyada kalacaktır, gerçek ve BİR-eysel bakiyeleri ile AHİRET muhasebesine devrolunacaklardır. Kendi muhasebe kayıtları UYAR-ınca, AHİR muhasebe ile MUT-abık KAL-amayacakları gün gibi açıktır.”

Levh-i Mahfuz’dan

www.izmirliahmetkaya.com

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

DEĞİŞ-mek, UYAN-mak, BİLİNÇLEN-mek

DEĞİŞ-mek, UYAN-mak, BİLİNÇLEN-mek

Değişmek, uyanmak, bilinçlenmek için fazlalıkları TERK ET-mek,

İçsel bir mücadeleye ve çalışmaya girişmek,

BEN-leşmeyi kolaylaştıran bağımlılıklardan uzaklaşmak gereklidir.

İnsanlığın İÇİNDE BUL-unduğu şuursuz, otomatik uykuda

görev YAP-ma aşamasının sonunda ortaya çıkacak OL-an

bilinç SIÇRA-ması, yani UYAN-mak,

bAŞKa bir ifadesiyle kendini BİL-mek,

Yeryüzünde yapılacak olan en son eğitim ve uygulamadır.

KENDİNİ TANI-mada, ken-DİNİ BİL-mede,

hayatın ANLAM ve AMAC-ını, eşyanın kökenini BİL-mede

ve anlamada gereken bilgileri elde edebilmek

ve uygulamaları yapabilmek için bir yol ve öğrenim yöntemi gereklidir.

Eskiden, bu çalışmalar özel yollar, tarikatlar aracılığı ile yapılırdı.

Bugün, dar kapsamlı eski tür metotların devri geçmiştir.

Hatta tüm İNANÇLARINIZ BATILDIR.

Artık Levh-i Mahfuz Yüzyılındayız.

HAKİKAT elimizin altında, BUL-uşun onunla,

hakikati özümseyin, deneyimleyin,

kişisel DEVRİM-inizi GERÇEK-leştirin.

Artık insanlar, uyumlamalarını, hayatın içinde,

ÖZGÜRCE ve kendi BİLİNÇ ve vicdanlarında,

kendi kendilerine geçirmek durumundadırlar.

BİLGİ, açık ve seçik olarak ortaya konmuştur.

Bunun aksiyonu ve sorumluluğu

bu BİLGİ ile karşı karşıya olan insandadır.

HAKİKAT=LEVH-İ MAHFUZ.

www.izmirliahmetkaya.com

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

GERÇEK EN SON CUMHURBAŞKANI

GERÇEK EN SON CUMHURBAŞKANI

Cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında yargılanamıyor.

Nedeni de cumhurbaşkanlarının bu kadar yolsuzluğa batmayacaklarının düşünülmesidir.

Bunun ne kadar büyük saflık olduğu ortadadır.

Cumhurbaşkanları da her yaptığından sıradan bir vatandaş gibi yargılanabilmelidir.

.

 

“İlk iş, personel sayısını azalttı, danışman, aşçı, garson, memur, polis, azalttı. Telefonlara kısıtlama getirdi, özel konuşma yapan, first lady dahil, kendi cebinden ödedi. Köşk’e tahsis edilen araçlardan 14’ünü, fazla diyerek iade etti. Geçiş üstünlüğünü asla kullanmadı, kırmızı ışıkta durdu. Eşiyle birlikte, sivil plakayla, markete gitti, kasada sıra bekledi. Eşi bileğini kırdı, ortalığı ayağa kaldırıp ambulans-doktor çağırmadı, sivil plakayla acil servise götürdü, röntgen çekilirken öncelik verilmesini istemedi, kuyruğa girdi. Annesi rahmetli oldu, cenazeye sivil plakayla gitti, camide flap flap fors yapmadı. Resmi yemekler dışında, Köşk’te hiç davet vermedi. Mutfakta yerli ürün kullandırdı, yabancı konuklara yerli marka şarap ikram ettirdi. Hiçbir gazeteciye özel röportaj vermedi, gazetecileri devletin uçağına doldurup, gezdirmedi. Devlet törenleri haricinde, kendisine karşılama-uğurlama töreni yaptırmadı. Özal, Demirel döneminde moda olan şatafatlı Köşk iftarlarına son verdi, Ramazan’larda personel yemekhanesine indi, Köşk’ün çalışanlarıyla iftar yaptı.

*

Saat, gümüş tepsi, kaftan, vazo, heykel, biblo, porselen, tablo, hatıra para, kendisine takdim edilen 1243 parça hediyenin 1243’ünü de demirbaşa kaydettirip, devlete verdi, evine götürmedi, müze yapıcam ayağına yatmadı.

*

Göreve geldiği sene 13.5 milyon lira bütçesi vardı, Köşk’te ilk defa böyle bi şey görüldü, 4 milyon lirasını harcamadı, hazineye iade etti. Her sene tasarruf yaptı. 7 sene boyunca toplam 183 milyon lira bütçe tahsis ettiler, 61 milyon lirasını devlete geri verdi. Yani… Makamına ayrılan her 3 liranın 1 lirasını kullanmadı.

*

Yurtdışı gezilerinde kendisine tahsis edilen yasal harcırahı, kabul etmedi, almadı.

*

Oğlunu evlendirdi, basına kapalı, sade bi nikahtı. Fırsat bu fırsat, beş bin kişi çağırayım, nasıl olsa cumhurbaşkanıyım, işadamları koştura koştura gelsin, yalakalık olsun diye mücevherler taksınlar, pırlantalar, altınlar yağdırsınlar demedi. Takı töreni yapılmadı. Takı getirilmemesi için davetiyelerde özellikle rica edildi, illa getirenlere teşekkür edildi, nazikçe reddedildi. Bari hediye vermek isteyenler oldu, sizin gelmeniz zaten hediye denildi. Gece boyunca klasik müzik çalındı. Nikah şahitliği yapsın diye, alakasız yabancı devlet adamları çağrılmadı, gelinle damadın şahitliklerini arkadaşları yaptı. Gelin, Olgunlaşma Enstitüsü’nde dikilen gelinliği giydi, janjanlı modacılara avantadan diktirilmedi. Konukların çoğu taksiyle geldi, yüksek yargı üyesi davetliler, topluca, servis minibüsüyle gelmeyi tercih etmişlerdi, nizamiyede inip, tören salonuna kadar yürüdüler. Çünkü, Köşk’ün şoförleri o gece izinliydi, eşleriyle birlikte davetliydi, konuklar arasındaydı. Düğün yemeği Köşk’ün aşçılarına yaptırılmadı, dışardan sipariş edildi, Köşk’ün bütçesinden ödenmedi, aile bütçesinden ödendi. Diğer tüm ikramlar, masalara servis edilen su dahil, aile bütçesinden karşılandı.

*

“Son Cumhurbaşkanı” Ahmet Necdet Sezer, nikahtan önceki gün, Çankaya Köşkü’nün su ve elektrik sayaçlarını not ettirdi, nikah günü kullanılan suyun ve elektriğin faturasını kendi maaşından ödedi.

*

Ve dün, gazeteler yazdı.

Bin odası bulunan Ak Saray’ın aylık elektrik faturası, 700 bin lira tutuyor.

8.5 milyon lira senede.

*

Atatürk Orman Çiftliği’nin geriye kalan ağaçlarını kesip, bi termik santral de Ak Saray’ın yanına kondurmakta fayda var… Anca yeter ampul’e!”

Yılmaz Özdil

Facebook: yozdilsozcu

Twitter: yilmazsozcu

E-mail: yozdil@sozcu.com.tr

.

Mars’tan gelen İndigo…

Mars’tan gelen İndigo…

Rusya’nin Volgograd bölgesinde, Volzhsky kasabasında olağandışı bir oğlan bebeği doğdu. Annesi Nadezhda Kipriyanovich oğlunu güzel bir sabah doğurdu.

“O kadar hızlı bir doğum oldu ki, herhangi bir ağrı hissetmedim. Bana bebeği gösterdikleri zaman, oğlan bana yetişkin birinin bakışları ile bakıyordu. Bir çocuk doktoru olarak yeni doğan bebeklerin herhangi bir şeye bakmak için konsantre olamadıklarını biliyorum. Ancak, küçük bebeğim bana büyük kahverengi gözleri ile bakıyordu. Bunları bir kenara bırakırsak, tüm diğer çocuklar gibi olağan küçük bir bebekti” diyor annesi.

Anne ve oğlu hastaneden eve döndükleri zaman, kadın küçük oğlu ile ilgili çok tuhaf şeyler fark etmeye başladı. Annesinin Boris adını verdiği oğlan ağlamıyordu ve hastalıklara yakalanmıyordu. Tüm diğer çocuklar gibi büyüyordu, ama sekizinci ayında bütün cumleleri söylemeye basladı. Anne babası çocuğa model parçalar verdi ve oğlan bunlardan geometrik doğru figürler yapmaya başladı, farklı parçaları kesin doğrulukla bir araya getiriyordu.

“Ona yabancılar gibi geldiğimiz konusunda çok tuhaf hissediyordum, temas kurmaya çalışıyordu” diyor oğlanın annesi.

Boris veya Boriska, anne babası onu sevgiyle çağırdıkları zaman, ikisine dönüp resimler çizmeye başlıyordu, bunlar önce soyut görünüyordu: mavi ve mor renklerin karışımı idi. Psikologlar resimleri inceledikleri zaman, oğlanın muhtemelen insanların auralarını çizmeye çalıştığını söylediler.

Boris anne babasına Evreni anlatmaya başladığında üç yaşında bile değildi.

“Güneş sisteminin tüm gezegenlerinin isimlerini söyleyebiliyordu, uydularının isimlerini bile. Bana galaksilerin sayılarını ve isimlerini anlatıyordu. Önce bunu çok korkutucu buluyordum, ama sonra bu isimlerin gerçekten var olup olmadığını kontrol etmeye karar verdim. Astronomi ile ilgili bazı kitaplar aldım ve oğlumun bu bilim ile ilgili bu kadar çok şey bildiğini görmem beni şok etti” dedi Nadezhda.

Bebek astronom ile ilgili dedikodular kasabada ışık hızından hızlı yayılmaya başladı. Oğlan bölgenin ünlüsü oldu: insanlar çocuk ile ilgili çok meraklı idiler, herkes onun nasıl bu kadar çok şey bilebildiğini öğrenmek istiyordu. Boriska dünya dışı uygarlıklardan gelen ziyaretçilerini, üç metre boyundaki insanların kadim ırkının varlığını, gelecek iklim ve küresel değişimleri anlatmaya istekliydi.¦ Herkes küçük oğlanı büyük ilgiyle dinliyordu, ama insanlar bu hikayelere inanmıyorlardı.

Anne baba güvende olmak için çocuklarını vaftiz etmeye karar verdiler: bebeklerinde yanlış bir şey olduğunu düşünmeye başlamışlardı. Hemen ardından Boriska insanlara onların günahlarını anlatmaya başladı. Sokakta bir delikanlı ile karşılaşınca, hap kullanmayı bırakmasını söylüyordu; yetişkin adamlara eşlerini aldatmalarını bırakmalarını söylüyordu, vs. Küçük kahin insanları gelmekte olan sıkıntılar ve hastalıklara karşı uyarıyordu, bunlar oğlanın anne babası için olumsuz bir şöhret yaratıyordu.

Nadezhda daha sonra oğlunun ciddi felaketlerden hemen önce kötü hissettiğini fark etti. “Kursk denizatlısı battığı zaman, her yeri ağrıyordu. Beslan’daki rehine krizi sırasında ıstırap çekti, o korkunç saldırı günlerinde okula gitmeyi reddetti.”

Beslan krizi sırasındaki hislerini sorduğu zaman, Boris içinin yandığını söyledi: “Sanki içimde bir ateş yanıyordu. Beslan’daki hikayenin korkunç bir son ile biteceğini biliyordum” dedi oğlan.

Oğlan Rusya’nin geleceği ile ilgili oldukça iyimser: “Ülkedeki durum gittikce düzelecek. Ancak, Dünya gezegeni iki çok tehlikeli yılı deneyimleyecek 2009 ve 2013. Bu felaketler su ile ilişkili olacak” dedi Boriska.

Boriska o yılın yazında Rus bilim adamlarının dikkatini çekti. Rus Bilimler Akademisi’nin Dünya Manyetizmi ve Radyo dalgaları Enstitüsünün uzmanları oğlanın aurasının fotoğrafını çektiler, aurasının olağanüstü güçlü olduğu ortaya çıktı.

Profesor Vladislav Lugovenko “Turuncu spektrograma sahip, bu onun güçlü zekaya sahip neşeli bir kişi olduğu anlamına geliyor” dedi. “İnsan beyninin iki temel hafıza tipine sahip olduğu ile ilgili bir teori var: çalışma ve uzaktan hafıza. İnsan beyninin en dikkate değer yeteneklerinden biri deneyim, duygular ve düşünceler ile ilgili hem içten hem de dıştan bilgi saklama yeteneğidir, Evrenin tek bilgisel uzayı. O alandan bilgi çekebilen bazı eşsiz bireyler var. Benim fikrime göre, her insan varlığı enerji kanalları vasıtası ile uzayla bağlantılıdır. ”

Lugovenko’ya göre, bu prosedürü çok kolaylaştıran özel cihazların yardımı ile insanların duyular dışı niteliklerini ölçmek mümkündür. Tüm dünyadaki modern bilim adamları fenomen çocukların gizem perdesini kaldırmak için geniş araştırmalar yapıyorlar.

Son yirmi yılda dünyanın tüm yerleşim olan kıtalarında eşsiz niteliklere sahip olan insanlar doğdu. bilim adamları böyle çocuklara “İNDİGO ÇOCUKLAR” diyor.

Vladislav Lugovenko “Boriska bunlardan biri. Görünüşe göre, indigo çocukların dünyamızı değiştirme özel misyonları var. Onlardan çoğu değiştirilmiş DNA spirallerine sahip, bu onlara inanılmaz güçlü bağışıklık sistemi sağlıyor, AIDS’i bile yenebiliyorlar. Böyle çocukları Çin, Hindistan, Vietnam’da gördüm. Uygarlığımızın geleceğini değiştireceklerinden eminim.” dedi.

Dünyanın öncü uzay birimleri MARS gezegeninde yaşam izleri bulmaya çalışırken, sekiz  yaşındaki Boriska anne babasına ve arkadaşlarına Mars uygarlığı ile ilgili bildiği her şeyi anlatıyor. Boriska geçmiş yaşamını hatırlıyor. Uzmanlar gerçekte bilemeyeceği bilgilere sahip olduğunu söylüyorlar.

 

Bir Rus gazeteci son zamanlarda eşsiz bilgisi ve deneyim ile ilgili oğlan ile konuştu.

– Boriska, buradaki insanların söylediği gibi gerçekten Mars’ta yaşadın mı?

– Evet, yaşadım, bu doğru. O zamanı hatırlıyorum, 14 veya 15 yaşında idim. Marslılar her zaman savaşıyorlardı, sık sık arkadaşımla birlikte hava baskınlarına katılmak zorunda kalıyordum. Zamanda yolculuk yapabiliyorduk ve yuvarlak uzay gemilerinde uçuyorduk, ama Dünya gezegenindeki yaşamı üçgen gemilerde gözlüyorduk. Mars uzay gemileri çok karmaşıktır. Katmanlıdır ve Evren boyunca uçabilir.

– Şu anda Mars’ta yaşam var mı?

– Evet, var, ama gezegen küresel bir felaket sonucu atmosferini yıllar önce kaybetti. Ama Marslı insanlar yeraltında hala yaşıyorlar. Karbonik gaz soluyorlar.

– Marslı insanlar nasıl görünüyorlar?

– Çok uzunlar, yedi metreden uzun. İnanılmaz niteliklere sahipler.

“Oğlumuzu ufolog, astronom ve tarihçiler dahil çeşitli bilim adamlarına gösterdiğimiz zaman, hepsi tüm bu hikayelerin uydurulmasının imkansız olduğunu kabul etti. Onun söylediği yabancı lisanlar ve bilimsel terimler genellikle bu veya o özel bilimi inceleyen uzmanlar tarafından kullanılıyor. ” Diyor Boriska’nın annesi.

Geleneksel tip doktorları oğlanın olağandışı yeteneklerini kabul ediyorlar, şüphesiz onun geçmiş yaşamında Mars’ta yaşadığını söylemiyorlar.

http://imaginativeworlds.com/forum/showthread.php?11189-Boriska-Indigo-Child-from-Mars&s=a03eb96185d3452c4f38e05c9eb73612

www.izmirliahmetkaya.com

.

BİZ DİYEBİL-mek, bu hitabı kullanmak belki işin ilk adımı.

BİZ DİYEBİL-mek, bu hitabı kullanmak belki işin ilk adımı.

“Çok önemli bir aşama…

Gerçi fazlar planı devreye gireliden beri önemli aşamalar yaşamaya alıştık neredeyse; bir şekilde yeni duyurular bekler hale gelmiştik. Dona’nın bildirgeleri, faz geçiş anonsları hepsi önemli anların başladığı, heyecan veren bilgiler oldu. Hepsinde olduğu gibi, “ÇEKİLİYORUZ” anonsunun da yazılı çıktısını aldım; TEKRAR TEKRAR OKU-mak, gözden bir şey kaçırmamak için. Dün geceden beri inceliyorum; bu defa bazı yerlerin ALTLARINI ÇİZEREK. Ne kadar önemli ipuçları içerdiğini sonradan FARKEDEBİLDİM…

“The end. Oyun sona erdi” ne müthiş bir müjde aslında, oyun sonuna yakışır bir final performansı gösterebilirsem tabi… Kur’an’da, Allahın yeri geldikçe BİZ öznesi ile BİZE olan hitabı hep dikkat çekici olmuştur anlamına eremesek te. “Kişiler katından çekilecek herkes somut bir şekilde” emrinin, BİZİ BİZ manasına vardıracak bir yol olduğunu FARKET-mek ise apayrı bir heyecan, işin ciddiyeti ve önemi nedeniyle de biraz korku vesilesi oldu. Onun için ne yapmam gerektiği konusunu etraflıca düşünmek ve “İnsanlığın tarihinde çok çok önemli bir adım” açıklamasının yapılma ihtiyacına yakışır adımların neler olabileceğini kendim için belirleme ihtiyacını duydum.

Evet, bir şekilde dünya hayatım devam edecek. Orası başka bir alan. Asıl kişiliğin silineceği platform sitemiz. BİZ BİLİNCİ-ni YAŞA-yıp UYGULA-maya koyacağımız asıl yer. BİZ DİYEBİL-mek, bu hitabı kullanmak belki işin ilk adımı. Ama tek başına bunun yetmeyeceğini çok iyi biliyorum. Bu hali, bu duyguyu YAŞA-yabilmem gerek; hem de en derin haliyle ve HAKKI-yla…

İşe yeni bir elektronik posta adresi edinerek başladım; kimliğimi silebileceğim ilk adım olarak. Sonra, kendime BİZ HALİ-ni YAŞAT-maya engel OL-abilecek OL-umsuzluklarımın neler OL-abileceğini kendimde yakalayıp gidermekle devam edeceğim:

kıskançlık, çekememezlik, sabırsızlık, tahammülsüzlük, küçümseme, sevgide yüzeysellik, yapmacıklık, bilgiçlik, illaki öne çıkma arzusu gibi hallerimin kendime oluşturabileceğim engeller olduğunu şimdiden farkedebiliyorum…

Çoktan geride kalmış olması gereken bu prangalar inşallah bu çok önemli dönemde gecikmeme neden olmaz…

BİZ’e sevgilerimle…”

http://www.burakozdemir.org/tanrinin-dogum-gunu/tanrinin-dogum-gunlugu/cok-onemli-bir-asama/

www.izmirliahmetkaya.com

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

 .