Bu gün, HAKİKAT dil olarak Türkçeyi seçmiştir

Bu gün, HAKİKAT dil olarak Türkçeyi seçmiştir.

BİZ İslam’ı atalar dedeler KÜLTÜR-ünden,

GEL-enekten, GÖR-enekten,

HAM-asetten, HURAFE-lerden,

MİSTİK telakkilerden, MENKIBE-lerden,

CEMAAT-çilik, TARİKAT-çılık, MEZHEP-çilik anlayışlarından;

RÜYA tabiri, ŞİFA-lı bitkiler,

İLMİHAL, siyer, MA-gazin KİTAP-larından;

ROMAN-lardan, HİKAYE-lerden, ŞİİR-lerden,

gazete KÖŞE-lerinden, DER-gi sayfalarından,

EDEB-iyat TARİH-imizin malı OL-muş

DİN-i-tasavvufi EDEB-i eserlerden,

NAM-az HOCA-sı ve HADİS kitaplarından OKU-yoruz.

Ancak eğri oturup DOĞRU KONU-şalım

esaslı bir şekilde Kur’an’ı Kerim’den OKU-muyoruz.

Kısaca BİZ İslam’ı bAŞKa her yerden OKUyoruz;

ama KUR’AN’dan OKU-muyoruz.

Levh-i Mahfuz’u OKU-yabilseydik FARKINDA OL-acaktık.

Apaçık Levh-i Mahfuz 41. Bölümden

“… Bu gün, HAKİKAT dil olarak Türkçeyi seçmiştir. Tanrın bugün seninle Türkçe konuşuyor. Tanrı HAKİKATİ Türkçe dillendiriyor. Şu anda Tanrı seninle aynı dili konuşuyor.”

“… HAKİKAT, dünyaya bu dil üzerinden akacaktır. Türkçe, Hakikatin anadili olunca, geleneksel tüm tefsirler bir gecede yok olur. HAKİKAT frekansı bugün Türkçeyse, bu Kur-anı çözümlemeye çalışırken elindeki Arapça sözlüğün artık onu yalnız bıraktığı anlamına gelir. Bu durumda, Kur-an çıkarımlarını nereye bakarak yapacaktır? HAKİKAT, dil değiştirerek İSLAMİ ritüelleri altüst eden kıyamet sürecini hızlandırır. Arapça orijinlerin hepsi yok olmuştur. Sözlük tefsirlerinin günü sona ermiş, İNSAN ÖZÜNÜN tefsirinin ÇAĞI gelmiştir. Artık sözlük, MANA boyutudur.”

Güzel Kur-an’ın Maide s 104.

“Onlara: “Allah’ın indirdiğine ve ELÇİYE gelin” denildiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter” derler. Ya ataları bir şey bilmiyor ve doğru yolda değillerse de mi?”

Güzel Kur-an’ın Maide s 15.-16.

“Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu SİZE açıklayan ve birçoğundan vazgeçen ELÇİMİZ geldi. SİZE Allah’tan bir NUR ve apaçık bir KİTAP geldi.” “Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir.”

Güzel Kur-an’ın Buruç s. 21-22.

“Doğrusu sana VAHİY edilen bu KİTAP, Levhi Mahfuz’da bulunan şanlı bir Kur-an’dır.”

OKUYABİLSEYDİK FARKINDA OLACAKTIK

www.izmirliahmetkaya.com

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

KAPI-n ÇAL-ındığında mutlaka AÇ.

KAPI-n ÇAL-ındığında mutlaka AÇ.

Senden istenildiğinde ÖĞRET,

işitilme fırsatını yakaladığında KONUŞ.

Çevrenizdeki İNSAN-ların

hep bir ARAYIŞ içinde olduklarını görürsünüz.

PARA denilen maddeyle olan ilişkilerinden dolayı da

her şeye SAHİP olabileceklerini SAN-maktadırlar.

Ama bir türlü doyuma ulaşamamakta

ve PARA ile satın alabilecekleri

başka şeylerin peşine DÜŞ-mektedirler

ve bu durum hep böyle devam eder.

 

Aslında aradıkları şeyin MADDE-yle ya da PARA-yla bir ilgisi

ya da ilişkisi kesinlikle YOK-tur.

Bunu FARK ET-tiklerinde ise

yüzlerinde sadece bir tebessüm OL-uşacaktır.

Eğer ki siz Levh-i Mahfuz ile buluştunuz

ve Levh-i Mahfuz BİLİNCİNİ yaşamınıza yerleştirdiyseniz

ve de ŞİFACI ya da ÖĞRETİCİ-HATIRLATICI OL-maya karar verdiyseniz,

kendinizi başarılı ya da başarısız diye yargılamak

sizin sorumluluğunuz değildir.

Sizin sorumluluğunuz, bir İNSAN OL-arak verdiğiniz

ya da aktardığınız armağanın kabul edilmesi

veya ondan yararlanılması değildir.

Size yaşatılan ve sizin aramanız gereken, sadece,

o armağanı ya da hediyeyi verme fırsatıdır.

Armağanlarınızı verdiğinizde,

bir İNSAN OL-arak görevinizi yerine getirmiş OL-ursunuz.

Bunun gerçekleşmesi için,

sonuca olan tüm bağlılığı bırakmalısınız.

FARKINDA OL-malısınız,

sokakta dilenci görünümlü birinin,

sizden istediği parayı içki içmek için mi,

yoksa ailesinin karnını doyurmak için mi

istediğini nasıl bilebilirsiniz?

Siz bunun hiçbir zaman FARKINDA OL-mayacaksınız,

sonuç sizi ilgilendirmeyecektir,

siz verdiğiniz armağandan dolayı

OL-acaklardan sorumlu değilsinizdir.

İç sesinize odaklanın,

önemli olan davranışınızdan dolayı

yüzünüze yansıyacak olan mutluluk tebessümüdür.

Bu hissettiğiniz duygu,

kalbinizden dışa vuran SEVGİ enerjisinin ışığıdır.

SEVGİNİN herhangi bir formdaki ifadesi olan o armağan,

AL-ana değil, VER-ene aittir.

Öyleyse bir başkasının yaşamında

bir FARK YARAT-abileceğiniz o zaman

ve mekân kavşağına yerleştirilmenize izin VER-in.

Armağanı VER-ir VER-mez,

sonuca olan bağlılığı,

hele hele suçluluk duygusunu bırakın.

Levh-i Mahfuz yüzyılında suçluluk duygusu,

insanlığa en yararsız duygudur.

Basitçe, bu duygudan kurtulmak için,

ya oluşumdaki durumu halledin

ya da kendinizi bağışlayın yani affedin.

Bu konuda YAP-abileceğiniz bir şey varsa YAP-ın,

yoksa suçluluk duygusunu BIRAK-ın.

İNSANLAR bu duygudan ARIN-amadıklarında

taşınamaz bir YÜK onları ezmeye başlar,

hastalıklar özelliklede KANSER OL-uşumunun

nedenini OL-uştururlar.

HEDİYE-lerinizi dağıtın, ARMAĞAN-larınızı sunun

ve bunları yaparken hiçbir maddi beklenti içinde OL-madan,

sonuca odaklanmadan SEVGİ, ŞEFKAT, MERHAMET

ve AŞK ile gerçekleştirin.

En büyük MUT-luluğu SEN-den istenildiğinde ÖĞRET-erek,

işitilme FIRSAT-ını YAKALA-dığında da

konuşarak yakalayacaksın.

Sadece FARKINDA OL.

KAPI-n ÇAL-ındığında mutlaka AÇ.

www.izmirliahmetkaya.com

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

Senin için ne yapabilirim?

Senin için ne yapabilirim?

http://www.tanrinindogumgunu.com/facebook-paylasimlari-3/

“Sevgili Fakir,

Biliyorum dünyada her gün binlerce Müslüman fakir,

ORGAN yetmezliğinden dolayı ÖL-üyor.

Aynı hastalıktan muzdarip,

zengin olanlar parayı bastırıp

uygun bir ülkeye gidip, görüyor işini.

Sen,

Büyük oranda sağlıksız beslenme kaynaklı nedenlerle

böbreğe, karaciğere vb. ORGANLARA ihtiyaç duyuyorsun.

Bende böbrek iki tane var.

Ph derecesi yüksek sularla besliyorum onu.

Sende hiç çalışan böbrek yok.

Hiç heveslenme,

Sana ikinci böbreğimi falan verecek değilim.

Karaciğerimden bir parça da, dünyada! olmaz.

O benden alınacak küçük parça, sende kocaman olur,

Bendeki de 1 senede eski boyutuna gelir,

Cenab-ı Allah bu ORGANIMI verilebilir olarak ayarlamıştır.

Fakat bana öyle bakma,

sana ORGANIMI İNFAK edecek değilim.

Over my dead body!

Yani cesedimi çiğnesen de olmaz,

Vicdanlı insanım, ölsem bile ORGANIMI vermem sana.

Böbrek isteme benden buz gibi soğurum senden.

Senin için ne yapabilirim?

Nefis dana işkembesi var.

Aa dur!

Koyunun böbreğini verebilirim sana.

Güzel güzel pişirir yersin,

üzerine de sirke gezdir iyi olur.

Hayvanın istediğin yeri senin olsun kardiş.

Bu kıyak unutulmaz bak.

Hiç olmazsa son anlarında damağın lezzet görsün.

KURBAN, FEDA ET-mekse

Kendi ET-imden minik bir parçayı dahi FEDA edemem,

Dindarlık da, mücahitlik de, malını ve canını

‘Allah’ yoluna ADAMAK da bir yere kadar anacım.

Açık konuş:

Para mı istiyorsun?

Tamam.

Biliyorsun son yıllarda MUHAFAZAKAR nüfusun gelirlerinde

nedendir bilinmez

çok ciddi yükselişler, sıçramalar var.

Yastık altı Maşalla.

Yastıklar eskiden tavana bakardı, şimdi karşı duvara doğru dikeldi Elhamdüllila.

Hamdolsun, dünyalık epey dairelerimiz de oldu.

40 apartman dairemin bir tanesinin kira gelirini,

FAKİR 8-10 aileye bölüştürürüz yeter.

Tek kişiye versek olmaz,

8-10 aile nüfusu ‘Alla razı olsun, Alla ne muradın varsa versin’ derse daha çok ses çıkar.

Daha iyi duyar yukarısı.

Aa bak,

aşağıda ne kadar cömert bir KUL-umuz varmış derler.

Sevgili FAKİR,

Biliyorum ki, FAKİR olmaktan dolayı serzenirsin Yaradan’a.

Ama bir de şu açıdan bak benim YOKSUL kardeşim,

Sen olmasan kim BİZİM için ‘Alla tuttuğunu altın etsin’ diyecek?

Ben kime elimi öptürüp İNFAK edecem,

Servetimin dıdısının dıdısında / 1’ini?

FAKİR-sin ama tevekkül et,

Bak ben şu varlıklı halimle nasıl şükrediyorum.

Zengin Müslüman olmak kolay mı zannediyorsun?

Senede ne kadar emlak vergisi ödediğimden haberin var mı?

3 tane danayı kestik bu sene, ama sen bir de bana sor.

Az kaldı uzun vadeli hesabı çözmek zorunda kalacaktım da,

hanımın beşi bir yerdeleri imdada yetişti,

kardan zarara uğramadan hallettik hayırlısıyla bu işi.

Sen bana bak,

isyan mı ediyorsun KADERİNE yoksa?

Ayette bile FAKİRE yardım diyor sen ne diyorsun gafil?

Demek ki bu dünyada birilerinin FAKİR kalması lazım.

Eh bir yerde FAKİR-ler varsa, zenginler de olmalıdır.

Ne yani, ehli kifar’lar servet sahibi olunca sesin çıkmıyor da

Benim başörtülü bacım jiplere binince mi gözüne batıyor?

Geç bunları anam babam geç bunları.

Dünya malı dünyada kalıyor,

Yani çocuklara bırakıyoruz,

onlar da kendi çocuklarına.

Sonuçta bizi soyadımız yiyor paraları ama olsun,

kefenin cebi yoksa da servetin vesayet sistemi var.

Hiç yoktan iyidir.

Dünyada düzen bu,

ya sev ya terket.

Bir MÜSLÜMAN ülkede ‘Müminler’ ezici oyla başa gelse bile,

FAKİR-ler ve zenginler gerçeği değişmiyor.

Altın çağ bu işte.

Ne yani sen FAKİR-ler de mi pasta yiyecek zannetmiştin?

Alış buna.

Dünya fani.

Siz şimdi gelecek seneye kadar CAN çekişin,

bayramda görüşmek üzere.

Akide şekerlerin de benden.

Şeker hastasısın biliyorum ama adet bu.

Şimdiden iyi bayramlar.”

 

buRAK özDEMİR

http://www.tanrinindogumgunu.com/facebook-paylasimlari-3/

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

www.izmirliahmetkaya.com

 

Evrenin en güzel melodisini dinlemek ister misiniz?

Evrenin en güzel melodisini dinlemek ister misiniz?

 

Sakin bir yere rahatça oturun ve derin derin DİYAFRAMINIZI şişirerek içinden geldiğince dolu dolu birkaç dakika nefes alın verin. Gözlerinle sağlıklı ve en net görebileceğiniz muhteşem bedeninizin parçalarından BİR-i OL-an ellerinize bakmaya başlayın. Gözlerinizin sanki elektronik süper bir atom mikroskobu yeteneğine sahipmiş gibi elinizin içine dokulara girmeye başlayın. Teninizin altındaki kan dolaşım ağını, kasların her yanını sarmış kalın-kılcal damar ağını gözlerinizin önünde CAN-landırın, imgeleyin. Alyuvarların, akyuvarların nasıl hızlı bir ritimle akıp gittiğini, biyoelektrik akımının sinirler boyunca bir ışık topu hatta bir yıldırım ya da bir şimşek gibi sürekli inip çıktığını imgeleyin.

Artık şu AN gözlerinizi kapatabilirsiniz.

İMGELE-meniz daha renkli ve daha muhteşem OL-acaktır artık.

Süper atom mikroskobunuzun ayarıyla biraz oynayın, daha büyük bir görüntü içinde kasları ve damarları oluşturan hücreleri ve bunların içinde ve birbirleriyle hiç bitmeyen bir çalışmayı İMGELE-yerek gözlemleyin, her biri hayatta kalmak için hem kendisiyle hem de diğerleriyle muhteşem bir uyum içerinde alış veriş yapıyorlar. Biraz daha zumlayalım, irili ufaklı moleküller, rengarenk, daha doğrusu telaffuz dahi edilemeyecek bir renk SONSUZ-luğu, burası başlı başına başka bir ALEM.

Öyleyse zumlamaya devam edin, ATOMLAR, çevresinde bir görünüp bir kaybolan elektronlar. Ve atomlar arasında SOSUZ boyutta boşluklar… Şimdi de atomun içine zumlayalım, görüntüde binlerce çeşit parçacıklar, evet bunlar atom altı parçacıkları, bunların hepsi dönüp duruyor, hareketsiz hiçbir parça yok.

HER ŞEY HAREKET HALİNDE.

Benzetmek gerekirse sanki gökyüzüne bakıp evreni ve içindeki galaksi ve yıldızları seyrediyor gibisiniz. Biraz daha zumladığınızda artık kapkaranlık HİÇLİK diyebileceğiniz bir ALEME giriyorsunuz. Gözleriniz o zifiri karanlığa alışınca birbirinin tıpatıp aynısı olan ışıktan İPLİKÇİKLER arasında olduğunuzu FARK ediyorsunuz. İşte burada IŞIKTAN iplikçiklerin her birinin titreşimi ile oluşan şimdiye kadar HİÇ ama HİÇ duymadığınız, muhteşem ötesi bir MELODİ geliyor kulağınıza…

Dünya var olduğundan beri SONSUZ sayıdaki notalarla yazılmış

Kusursuz bir Tanrısal melodi.

İşte bu Tanrısal melodi SENSİN.

İstersen SENİ, SANA bir başka türlü de anlatabiliriz.

LEVH-İ MAHFUZ ile buluş.

www.izmirliahmetkaya.com

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

Sıfırlandıkça sonsuzlaşıyoruz

Sıfırlandıkça sonsuzlaşıyoruz.

“SONSUZ olmak için hayatla boğuşma küçük Tanrıcık,

SIFIR ol rahat edersin.

Dostlarımı SEVİYORUM. Kitaptan sonra hayatın kendisini nasıl SIFIR’laştırdığından üzüntüyle dem vurup, ondan sonra burada, ‘sıfır olmanın kurulumu olsa da beynimize yüklesek‘ diyen insandaki güzelliğe paha biçilemez.

SIFIRLANDIKÇA SONSUZLAŞIYORUZ.

SONSUZ-laşmaya çalıştığımızda ise her yerimizde kırmızı kırmızı bol SIFIRLI benekler çıkıyor. Hepsi bu. Sevgiyle.

Aslında en büyük DUASI gerçekleştiriliyor olsa da, insanın yakınması asla durdurulamıyor

Sıfırlanmak bir KAYIP mıdır?

Yoksa bir KAZANÇ mıdır?

BİLGE ile NEFSANİ arasındaki fark burada yatar.

SIFIR-lanma başladıysa ve sen bunu KAYIP görüyorsan,

BİLİNÇ olarak HAKİKATİN yörüngesinde yüzüyor değilsin.

Çünkü yakınıyorsun.

Fakat diğer yanda RUHUN

Muhafaza Edilmiş HAKİKATİN yörüngesinde yüzmeye BİLİNCİNDEN çok önce başlamış,

ki dönüşümün düğmesine çoktan basmış.

SINIRLAYICI sahtelerin hepsi KAYIP gidiyor birer birer

.

SIFIR-lanmak KAYIP-tır dersen çok kaybedersin.

SIFIR-landığında SONSUZ-laştığının BİLİNCİNE varırsan,

gerçek kazanan sen olursun.

Bu SINIRLI dünyaya dair

servet,

şirket,

şehvet

ve

şöhreti,

hayatının yatırımı olarak,

SONSUZ-luğun banka hesabına yatırmaya var mısın?

Bütün soru budur.

Bu SINIRLI dünyaya dair

servet,

şirket,

şehvet

ve

şöhreti,

hayatının yatırımı olarak,

SONSUZ-luğun banka hesabına yatırmaya var mısın?

Varım diyorsan neden zahirde kaybettiklerine neden KAYIP dersin?

Yokum diyorsan

RUHUNUN seni götürdüğü yerle,

NEFSİNİN seni çekiştirdiği yer arasındaki çelişkiyi

aramaya devam etmelisin.

SIFIR olarak doğdun,

SONSUZ olarak ölmeyi mi beklersin?

Hayat bir HİÇ olarak doğduğun,

Göz açıp kapama süresi kadar bir zaman diliminde,

Kendini birşey ZAN-nettiğin,

Ve sonra gene bir HİÇ olarak geldiğin yere geri döndüğün bir ara istasyondur.

Bu istasyona KAZIK çakmaya çalışırsan, kazıkların en KADİMİNİ yersin.

Bu istasyonda,

Şeytanın Adem’i bir ELMA-yla SONSUZ olacağına inandırdığı,

Nuh’un oğlunun

‘Yüksek dağlara sığınırım, beni kıyametten korur’

diyerek bir dağın sırtında selde boğulduğu

günlerden bugüne,

insan NEFSİNDE değişen hiçbir şey birşey yoktur.

Bir yanda,

aldığın bilgilerle TANRISAL OL-manın BİLİNCİNE yükselirken

diğer yanda,

NEFSİNDEKİ SONSUZ-laşma ateşin daha da körükleniyorsa,

Herşeyden önce sen KADİM spiritüel BİLGİLERİ,

kendi FİRAVUN-luğuna hizmet ettirmeye çalışırken yakalanırsan,

Bil ki sen varken bu dünyada bir ŞEYTANA ihtiyaç yoktur.

Spiritüel TANRISAL-laşma,

Rahman’ın güzel isimlerinin senin üzerinde tecelli etmesidir ve

SIFIR-lanmaya HİÇ OL-maya varım diyen cesur RUHLARA özeldir.

Onlar asla kaybetmezler.

Ölümlü değerlerden,

Ebedi bir yatırım yaratmayı başarmış

gerçek müteşebbislerdir onlar.

Kazandığın güzellikleri SONSUZA kadar ye iç,

şimdiden helal-i hoş olsun.”

buRAK özDEMİR

.

BİR KİTAP HAYAL EDİN

İçinden SONSUZLUĞUN kitabı

Kur-an-ı Kerim çıkacak

www.dogumgunu.com.tr

www.kur-an.com

www.tanrinindogumgunu.com

.

www.izmirliahmetkaya.com